Swissôtel The Bosphorus, İstanbul’un Genel Müdürü ve Accor Türkiye Lüks Markalar Bölge Başkan Yardımcısı Uğur Talayhan

Uzun zamandır şehir otelleri arasında yerini belirlemiş bir yer Swissotel The Bosphorus. Pandemi boyunca getirdikleri yenilikler, hizmet kalitelerindeki anlayış, yaz boyunca herkese hitap eden etkinlik programları ve restoranlarındaki farklı lezzetlere dair her şeyi konuştuk bu röportajda. Böylesine kendini yenileyen yerlere daima ihtiyacımız var!

Röportaj: Tuğçe Orçunus

Bir şehir oteli olarak Swissotel’de, pandemi boyunca misafir ağırlamada ve misafirlerin alışkanlıklarında neler değişti ve bu sürece nasıl adapte oldunuz? 

Swissôtel olarak pandemi süreci öncesinde de gıda güvenliği ve hijyen konusunda yüksek standartlara sahiptik. Marka içi denetlemelerimiz, bakanlık denetlemelerimiz hem de bağımsız kurumlar tarafından yapılan denetlemelerimizde her zaman yüksek standartlarımızla örnek teşkil ettik. Pandemi sonrası da ilave yapılandırmalarımızla gıda güvenliğimizi, çalışan ve misafirlerimizin güvenliğini sağlayacak önlemlerle faaliyetlerimize devam ediyoruz. Ekiplerimiz düzenli olarak eğitimler almaya devam ediyor ve kişisel koruyucu donanımlar hakkında bilinçlendiriliyor. Ayrıca ekibimizin sağlığı çok önemli olduğu için tüm ekibimize Covid-19 testi yapıldı.Tüm bu önemlerlerimiz sayesinde Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından konaklama tesisleri için hazırlanan Güvenli Turizm ve ACCOR Lüks Marka #ALLSAFE standartlarını referans alarak, denetim ve sertifikasyon konusunda Dünya Lideri olan Bureau Veritas tarafından denetlenerek uygunluk sertifikalarını almaya hak kazandık. Her ay yeniden sıkı denetimlerden geçerek sertifikalarımızı yenilemeye devam ediyoruz. 

Konaklama dışında dışarıdan gelmeyi talep eden misafirlerinize sunduğunuz hangi hizmetleriniz mevcut? 

Swissôtel The Boshporus, İstanbul konumu ve fiziksel özellikleri sayesinde İstanbul’un fark yaratan bir oteli. Bu farkı deneyimlemek için otelimizde konaklamanıza gerek yok. Misafirlerimiz konaklama gerçekleştirmeden de otelimizin birçok alanından yararlanabiliyorlar. Bu alanlarımız 6 adet restoranımız, cafelerimiz ve açık hava venularımızdan oluşuyor. Hem restoran hem de bar olarak hizmet veren İstanbul gecelerini aydınlatan 16roof, Perü mutfağı ve eşsiz manzarasıyla unutulmayacak deneyimler yaşatmak için hizmet veriyor. Kış aylarının gözdesi Chalet önündeki ferah bahçesini yaz sezonu boyunca gastronominin ve müziğin buluşma noktası olan Chalet Garden’a bıraktı. Havuz başında hizmet veren Oasis restoranımız yeni menüsüyle, havuz kullanımı için dışarıdan gelen misafirlerimiz tarafından oldukça yoğun talep görüyor. Restoranlarımızın yanı sıra dünyanın önde gelen SPA’larının bir üyesi olan Pürovel Spa & Sport, size İstanbul’un kalbinde Alpler’in eşsiz deneyimini yaşatıyor. Yüz bakımı uygulamalarından masaj ve hamam deneyimlerine kadar, dinlenmek ve yenilenmek için ihtiyacınız olan her şey sizi bekliyor. 

Her yaz bolca etkinliklere ev sahipliği yapmasına alışkın olduğumuz Swissotel’de bu yaz hangi etkinlikler ön plana çıkıyor? 

Yıllardır düzenlediğimiz Açık Hava Sineması etkinliğimiz bu yaz da her pazartesi Sultan Park’ın yemyeşil bahçesinde kaldığı yerden devam ediyor. Birbirinden güzel ve eğlenceli filmlerin yer aldığı film listemiz sinema severler için özenle seçildi. Özellikle Covid-19 sebebiyle sinema özlemi çeken misafirlerimiz için Açık Hava Sineması sayesinde hem açık havada eşsiz bir deneyim yaşıyorlar hem de sinema özlemlerini gideriyorlar. Pürovel Spa & Sport ile misafirlerimiz yaz boyunca özenle hazırlanmış Haftalık Programlardan yararlanabiliyorlar. Kendi alanlarında profesyonel eğitmenlerimiz ile Swissôtel’in bazı günler yeşillikler içerisindeki bahçesinde bazı günler ise havuz kenarında spor etkinliklerine katılabilirler. İKSV ile olan iş birliğimiz her yıl güçlenmekle birlikte konserlerimizin saysını bu yıl ikiye çıkardık. 

Restoranlarınızda hayat nasıl, misafirleri bekleyen yeniliklerden, popüler olan lezzetlerinizden bahseder misiniz? 

16 Roof için 2018 yılında yepyeni bir marka kimliği oluşturarak İstanbul’un en güzel manzarasında hem çok iyi yemek yiyecebileceğiz, hem en iyi DJ’leri dinleyebileceğiniz bir mekan oluşturduk. 3 yılda çok güzel yollar katettik, “Best Roof In Town” mottosunun altını çok güzel dolduran bir marka oldu. Sabrosa Restaurant’ta Şef Ali Ronay ile tam bir mutfak şöleni vaad ediyoruz. Peru, Asya ve Türk mutfaklarının en lezzetli örneklerini yiyebileceğiniz Sabrosa, yenilenen terasında misafirlerini ağırlamaya devam ediyor. Gabbro Restoran’da ise hem dünya mutfağından eşsiz lezzetler hem de birbirinden eğlenceli canlı müzik performanslarıyla misafirlerimizi ağırladık. Geçen kış sezonu açmama kararı aldık, ancak bizler de çok özledik. Bu kış sezonunu sabırsızlıkla bekliyoruz. Otel içinde farklı mutfak kültürlerine ve konseptlere yer vermek istiyoruz. Restoranlarımızı sadece otel misafirlerinin faydalanacağı halden şehirde tercih edilen buluşma noktası haline getirmeye çalışıyoruz. 

Swissotel’in yeni bebeği Chalet Garden’dan biraz değinmenizi istesek… 

Yeni göz bebeğimiz Chalet Garden İstanbulluların buluşma noktası haline geldi. Şehrin merkezinde doğa ile iç içe zaman geçirmenize imkânı sunan “Chalet Garden” da haftanın bazı günleri canlı akustik performanslar, bazı günlerde de ünlü Dj’lere ev sahipliği yapıyoruz. Aynı zamanda birbirinden farklı workshoplarla misafirlerimize keyifli anlar yaşatıyoruz. 

Şef Ali Ronay tarafından tasarlanan menümüzde ön plana çıkan lezzetler arasında paylaşımlıklardan pizza hot dog, deniz mahsulleri tabağı, patates çeşitlerinde; trüflü, rosti, atıştırmalıklarda; steak tartar, çıtır tavuk, farklı lezzetlerde sosis çeşitleri ve dana kroket gibi birçok eşsiz lezzet yer almakta. Sevdiklerinizle birlikte, şehirden uzaklaşmadan, doğayla iç içe keyifli vakit geçirebileceğiniz, açık havada gastronominin ve müziğin tadını çıkaracağınız ‘’Chalet Garden’’ ile Swissôtel olarak yaz günlerinize unutulmaz anlar kazandırıyoruz. 

Swissotel’i farklılaştıran en belirgin özellikleri sizce neler? 

Misafirlerimizin Türk mutfağının yanı sıra İsviçre, Peru, Nikkei mutfaklarını deneyimleyebilecekleri restoranlarımız, 100’den fazla ağaç çeşidine sahip 65 dönüm bahçemiz, rüya şehir İstanbul’u seyre dalabileceğiniz terasımız 16 Roof ile İstanbul’un sahip olduğu ikonik bir oteliz. Fakat hepsinin ötesinde misafirlerimize yaşattığımız hizmet kalitesi bizi farklılaştırıyor. Biz misafirlerimizi evlerine bizi unutamayacakları anılarla uğurluyoruz. Misafirlerimize sunduğumuz duygusal lüks, hizmetimizle harmanlanmış cömertliğimiz ve 30 yılın getirmiş olduğu tecrübemiz ile işimize olan sevgimiz bizi farklılaştırıyor. 

Turizm sektörüne yön veren bir otel olan Swissotel’in Genel Müdür’ü olarak önümüzdeki dönemde bizleri neler bekliyor? Sizin hedefleriniz nelerdir?
2020 yılı Pandemiye rağmen hedeflerimizi aştığımız bir yıl oldu, dolayısıyla 2021 senesinden de beklentilerimiz oldukça büyük. Benim ve ekibimin öncelikli hedefi her zaman daha da iyisini başarmaktır. Bu amaç doğrultusunda otelimizde varolan ve yeni eklenen keyifli restoranlarmızla şehrin nabzını tutmaya, rüya şehir İstanbul’u seyredalabileceğiniz odalarmızda ve otelimizin her köşesinde ”Home Swiss Home” duygusunu misafirlerimize yaşatmaya devam edeceğiz. Son olarak eklemek isterim ki bu yıl 30.Yılını kutlayan otelimizin çoskusunu paylaşmaktan mutluluk duyuyorum. Yüzyıllardır cazibenin başkenti olan İstanbul’un, tüm güzellikleri ile rüya bir şehir olduğuna inanmışımdır. 1991 yılından bu yana ilhamını şehirden alan Swissôtel The Bosphorus, İstanbul 30.yılını kutlarken ekibim ve ben bu rüyanın bir parçası olmaktan sevinç ve gurur duyuyoruz. 

0 replies on “Swissôtel The Bosphorus, İstanbul’un Genel Müdürü ve Accor Türkiye Lüks Markalar Bölge Başkan Yardımcısı Uğur Talayhan”