Selin Şekerci

Hem oyunculuk kariyerindeki başarılarıyla hem de güzelliğiyle uzun zamandır dikkatleri üzerine çeken bir oyuncuyu ağırlıyoruz bu ay kapakta, Selin Şekerci. Bu yolculuğa nasıl çıktı, oyunculuk adına nasıl süreçlerden geçti, bu yolda hiç pes etti mi, hangi projelerde kendini daha güçlü hissetti ve çok daha fazlası. Tüm sorularımızı yanıtlarken, son dönemlerdeki heyecanının sırrını da paylaştı bizimle, Yeşilçam! 22 Nisan’da BLUTV’DE izleyici İLE buluşacak yepyeni projesi için içi içine sığmıyor Selin’in. Eminiz ki her işinde olduğu gibi bu işte de çok başarılı bir karakter sergileyecek bize. Tüm detayları bulabileceğiniz röportajımız Nisan sayısında sizlerle!

RÖPORTAJ TUĞÇE ORÇUNUS
FOTOĞRAF AYTEN ALPÜN
STYLING HAKAN ÖZTÜRK
SAÇ SUAT ÜRÜN
MAKYAJ HAKAN KÜLTÜR
NAIL ARTIST BEAUTYLAB GÜZELLİK MERKEZİ
BACKSTAGE CAN TENGİZ/GORILLA PRODUCTIONS
DİJİTAL İÇERİK DİREKTÖRÜ TUĞÇE ORÇUNUS
DİJİTAL İÇERİK EDİTÖRÜ NAYMAN BATIMOR, KEZBAN BELET

Aynı yaştayız, memleketimiz de İzmir, Karşıyaka. Senin İstanbul hikayen nasıl başladı?
Konservatuar sınavına girip kazanamamıştım. O gecenin sabahında Çağla’dan bir telefon geldi (ilk menajerim ve şimdi en yakın arkadaşlarımdan biri). 5 farklı şirketin benimle görüşmek istediğini söyledi. Önce inanamadım çünkü herhangi bir ajansa kayıtlı değildim ama Çağla beni Devlet Tiyatrosu’ndan bulmuştu. İkna etti, geldim. Girdiğim tüm deneme çekimlerini aldım ama ben güle oynaya Melekler Korusun’u tercih ettim ve İstanbul’a taşınmam böyle başladı.
Oyunculuk serüvenine değinmek istiyorum. Nasıl karar verdin bu yolculuğa çıkmaya?
Aslında ben karar vermedim, o beni seçti. Balerin olmak isteyen bir çocukken, dans etmek en büyük tutkumken 8 yaşında geçirdiğim bir kaza beni sahneye attı. Çünkü ayağıma aldığım darbe nedeniyle bırakın profesyonel anlamda dans etmeyi, amatör olarak bile dans edemeyecek bir hale gelmiştim. Anneciğimin de desteğiyle tiyatroyla tanıştım sonra ne o beni bıraktı ne de ben onu bırakabildim.
Önce gençlik dizilerinde başlıyorsun. Kavak Yelleri, Melekler Korusun gibi diziler sonrasında araya film deneyimleri de giriyor. Bahseder misin o dönemlerinden bize?
Gençlik dizilerinde oynarken bir hayli küçüktüm. Kavak Yelleri zamanı 17 yaşındaydım zaten. Sonrasında kalıcı olabilmek ve yeteneğimi göstermek oldu tek amacım. Elimden geldiğince farklı roller oynamaya gayret ettim. Oynayacağım insanları çok önemsedim, birçok ustayla çalışmak onuruna eriştim. Çok küçük yaşta oyunculuğa başlamanın yıpratıcı yanları olsa da ben avantajlı kısmıyla ilgilendim, tecrübe fırsatı! Yavaş yavaş ama sağlam adımlar attığıma inandım o yüzden. Zor ama çok güzel bir 15 yıl devirdim sektörde.
Karakterlerde genelde deli dolu, fazlasıyla özgür genç kız rollerini canlandırıyorsun. Ergenlik dönemlerinde sen de böyle miydin?
Hepsinde değil ama sanırım Melekler Korusun’da oynadığım karakter biraz ergenliğimi yansıtıyor. Diğer birçok rolümle taban tabana zıt oldugum yönler var. Ama oyuncu her rolüne minik bir tutam da olsa kendinden bir şey katar, bazen fark etmeden. Ama Özgür‘de benden bolca vardı. Senaryomuz da buna çok müsaitti. El ele verip özgür olduk.
Ay Büyürken Uyuyamam, Benim İçin Üzülme, Kaçak Gelinler, Acı Aşk, Kaçın Kurası, Çoban Yıldızı, Siyah Beyaz Aşk, Sevgili Komşum, Kızım gibi dizi ve film projelerin var. Say, say liste bitmiyor adeta. Her birine değinmek çok zor belki ama bugünlere seni getiren her proje eminim çok özeldir. Nasıl deneyimlerdi senin için? Hiç pes ettiğin, yapamayacağını düşündüğün an’lar oldu mu mesela?
Bir an için bile yapamayacağımı düşünmedim, mesleğim benim hediyem. Hayatta daha iyi başka bir şey beceremezmişim gibi geliyor. Ama pes etmeyi düşündüğüm birkaç an var… Bu tamamıyla sektörümüzle alakalı şeyler. Dışarıdan pespembe görünse de içinde kalması öyle zor bir yer ki. Bazen çok fedakarlık ve sabır istiyor. Her an ayağınız kayabilir ya da biri sizi yanlışlıkla itebilir. Yorulmamalısınız ve cesaretinizi mütemadiyen canlı tutmalısınız. İşte böyle zamanlarda ben n’apıyorum gitsem ve uzaklaşsam dediğim günlerim oldu. Günün sonunda aynı cümleyle uyandım, ‘ben neyi bu kadar zevkle yapabilirim ki?’ İşte o zaman bütün dinamikleri boş verip yine mesleğime dört elle sarılmamak işten bile değildi. Keşkelerim çok ama iyikilerim daha fazla.
Yer aldığın projelerin hemen hemen hepsinde başrolsün. Bu kadar genç yaşta bu denli güzel projelerde başrol olabilmek hem yetenek hem de biraz şans sanıyorum. Şu an oyunculuk üzerine atılım yapmak isteyen yeni nesile var mı birkaç ipucun?
Evet şans önemli bir faktör ama yeteneğin var ise. Bir önceki soruda anlattığım zorluklara hazırsanız ve yeteneğinize güveniyorsanız atlayın bu koca okyanusa. Ama dalgası bol denizde yüzmeyi biliyor olmalısınız. Bir hevesle yapılabilecek şey değil, eğitim o kadar önemli ki. Benim en büyük yardımcım kitap kurdu oluşumdu mesela. Çok kıymetli hocalarımın yanı sıra o kadar çok okudum ki en çok teşekkürüm kitaplarıma ve bende yarattıkları hayal dünyalarına… Bence hayalperestler daha iyi oynar çünkü.
Çok klişe olacak belki ama tam olarak ‘Aşk’ kelimesi ne ifade ediyor senin için? Özellikle bu sektörün içinde olan kişilerle birliktelikler çok daha zor mu oluyor gerçekten?
Beraberliklerim hep kendi sektörümden oldu, diğer türlüsünü tecrübe etmedim. Zor olan hangisi bilemiyorum o yüzden… Ama aşkın benim için tanımı 32 yaşında olmama rağmen hala yok sanırım. Meksika biberli sıcak çikolata içtiğim bir an kendimi en aşka yakın hissettiğim an olabilir mesela. Sıcak, tatlı, içtikçe acı dilimi çok yaktı ama ben o acıyı o çikolataya o kadar yakıştırdım ki hiç bitmese keşke dedim. İşte aşk budur!
Şimdilerde içerisinde yer aldığın dijital sahne oyunundan bahsetmek istiyorum. Bir Yaz Gecesi Rüyası. Oyunu biraz açabilir misin bize? Nasıl izleyebiliyoruz?
“Bir Yaz Gecesi Rüyası” William Shakespeare’in en sevdiğim oyunlarından biri ve daha önce de oynama fırsatı bulmuştum. “Dijital Sahne” kapsamında izleyiciye bu oyunun konsantre halini sunduk. Böyle bir süreçte sahnede olmak, tiyatroyu dijital de olsa seyirciyle buluşturmak çok kıymetliydi. İsteyen herkes Zorlu Psm’nin Youtube kanalından izleyebilir.
Bir de herkesi heyecanlandıran diğer projen BluTv’de ilk tanıtım filmi yayınlanan Yeşilçam dizisi var. Ne zaman izleyebileceğiz? Bize oradaki rolünden kısaca bahsetmek ister misin?
Ah evet. Yeşilçam şu zamanda en büyük kalp çarpıntım, beni çocuk gibi küçücük yapan canım iş. Ve elim ayağıma dolanarak, ödüm kopa kopa oynadığım, en çok hata yapmaktan imtina ettiğim güzel Mine Cansu. Mine, çocukken hayalini kurduğum, izleyerek, ilham alarak büyüdüğüm Yeşilçam’ın en büyük yıldızı. Aynı zamanda çocukken kurduğum hülyalı hayallerin vücut bulmuş hali. Ve ayakta kalmak için her türlü mücadeleyi veren bir survivor! Gücüne bayıldığım, zekasıyla gurur duyduğum bir aktris. Daha fazla spoiler vermeyeyim 22 Nisan’a şurada kaç gün kaldı?
Yeşilçam filmlerini izler miydin, en çok sevdiğin filmler ve oyuncular hangileriydi?
İzlemez olur muyum? Birçok filmin repliklerini ezbere bilirim. Hababam Sınıfı serisi tabi kii. Sonra, ben bir Münir Özkul hayranıyımdır. Onun olduğu tüm filmleri izlemiş olabilirim. Özellikle “Neşeli Günler”, “Gülen Gözler” çıktığında kanal değiştirebilecek biri var mı? Ama en sevdiğim Yeşilçam filmini soruyorsanız eğer “Sultan” derim. Ben Türkan Şoray ile büyüdüm, bir oyuncu olarak oyunculuğundan çok fazla ilham aldım. Çok çok güzel performansları var ama benim için Sultan’daki hali bir başka. Her milimini ezbere bilirim. En çok istediklerimden biridir, keşke bir daha çekilse de ben oynasam. Tarık Akan’ı da sevgiyle ekleyerek bu soruyu bitireyim çünkü o kadar çok şey söyleyebilirim ki!
Pandemi oldukça sarsıcı oldu herkes için. Etkileri hala da devam ediyor. Senin nasıl geçiyor bu dönemin? Özellikle başlarda herkes gibi yemekler yapıp, kendi içine bol bol dönebildin mi?
Pandemi’de yapılan her şeyi harfi harfine yaptım, olumlu ve olumsuz. Çok çok zor ama aynı zamanda klişe olacaksa da olsun bir sürü farkındalıkla çıktım bu süreçten.
Moda hayatının içerisinde yer alıyor mu yoksa tamamen moduna göre mi giyinmeyi tercih ediyorsun?
Modayı yakından ama çok yakından takip ederim, her trende hakimimdir çünkü çok severim. Ama asla uygulamam. Çünkü Selin, kendi gibi giyinmekten vazgeçemiyor ve bu halimden çok memnunum.
Spor, hayatının baya ortasında yer almış gibi görünüyor. Sağlıklı yaşam, spor dolu hayat gibi mottoları uygulayanlardan mısındır? Yoksa bu fizik biraz zor gibi.
Spor hayatımın ortasına girsin diye çok çaba sarf ediyorum ama tam başarılı olamadım. Sağlıklı beslenmek için canımı dişime takıyorum son 10 yıldır. Fiziğime gelince, kusurlarını kapatmayı iyi bilen her kadın müthiş bir fiziği varmış gibi görünür. Fiziğim müthiş değil, hile yapmayı seviyorum. Özgüven en güzel giysi. Bu arada mükemmel olmak zorunda değiliz, bu da benim challenge’ım.
İleriye dönük en güçlü dileğini veya hayalini paylaşmanı rica ederek bitirmek istiyorum röportajı. Ne dersin?
En çok istediğim şey bir gün İstanbul’da yaşamak zorunda olmamak. Kendi ellerimle yapacağımı düşlediğim bir ev var hayalimde. Duvardaki resimlerine kadar hazır olan, penceresinin ışığının nereden gireceğini bile hesap ettiğim bir hayat. Oh be, daha ne olsun!

0 replies on “Selin Şekerci”