in

JUJU Mood Kurucu ve Tasarımcısı Caner Çöllü

Her yaş grubuna hitap eden JUJU, unisex  tasarımları ile aynı zamanda modellerini kişiselleştirebildiğiniz için hedef kitlesi oldukça geniş bir takı markası.  JUJU, hem şık hem de cool bir eşlikçi olarak sektörün en farklı ve elegan markalarından biri. Markanın başarılı yaratıcısı Caner Çöllü ise tam bir takı hayranı.

Röportaj: Mukaddes Kaya

Çok merak edilen bir konu, genelde tasarımcıların ilham kaynaklarının ne olduğu üzerine. Tasarımlarınızı yaratırken sizi besleyen ve motive eden temel kaynak nedir?

JUJU için tasarımlar oluşturmaya başladığımda, ortaya çıkan koleksiyonlar ve harcadığım tüm süreç benim için tamamen tutkuyla sarıldığım ve kendime inandığım bir define avcılığı gibiydi. Zaman içerisinde hayallerim, araştırmalarım, denemelerim, sabahlara kadar süren mesailerim JUJU markasının tüm DNA’sını oluşturdu. Kısa zamanda dünyada talep görmeye başladık. Başarımızın başkalarınca takdir görmesi beni çok motive etti. Aslında yaratıcılığımı besleyen bir sürü unsur var; doğa, sanat, mimari yapılar, dışarıda karşılaştığım ve etkilendiğim birçok şey ilham verebiliyor. Sonrasında kafamda yeni modeller oluşmaya başlıyor, JUJU ile gördüklerimi aynı çatı altında buluşturuyorum. Bu anlamda çok şanslıyım. Tüm ürünlerimizin tasarımı ve üretimi bize ait olduğu için kendimizi motive edecek bir kaynak mutlaka buluyoruz.

Günümüzde birçok yeni ‘tasarımcı’ doğdu. Sizi diğerlerinden ayıran şey nedir?

Bizi farklı kılan en büyük özelliğimiz koleksiyon çalışmıyoruz, ilk ürettiğimiz model hala JUJU koleksiyonunun parçası, yani tam anlamıyla zamanla sınırlı olmayan “timeless” bir koleksiyonumuz var. Ben yok olan ve insanları durmadan tüketmeye iten moda algısını sevmiyorum. Bizim markamızda alınan ürünler ömür boyu sizinle olabilir ve bir iki derken kolunuz boynunuza kadar yeni bir ürünle çeşitlenebilir. Diğer yandan her mağazaya geldiğinizde yeni bir parça bulabiliyorsunuz, bu tüketicimizde heyecan yaratıyor ve mağazaya gelinmesini artırıyor. Maden alaşımımız özel bir harman, JUJU sarısı diye piyasada bir pirinç tonumuz var. Atölyemizde yaptığımız işler ise mücevher işçiliğinden farksız, bizim zarafetimizi ve ince işçiliğimizi taklit etmek de bu anlamda çok külfetli. Kimse aynısını yapmak için uğraşmıyor, aynısını yapayım diyen büyük büyük parçalar üretiyor ve yan yana gelince bizim tasarımlarımızın yanında kaba kalıyor. Bir diğer farkımız bronz, gümüş ve altınla çalışıyor olmamız. Atölyemiz tüm modelleri bu üç malzemede üretme kapasitesine sahip ve birçok müşterimize satışta olan modellerin pırlanta kullanılan altın versiyonlarını da yapabiliyoruz.

Sizi tasarım yapmaya iten güç neydi? 

Tasarım kendimi bildim bileli hayatımın merkezinde yer alıyor. Lise ve üniversite eğitimimi ABD’de tamamladıktan sonra New York’ta mücevher sektörünün tüm alanlarında çalıştım. Tasarımdan üretime, online satıştan fabrika kurmaya kadar edindiğim zengin tecrübeyi kendi markamı yaratmak için kullanmaya karar verdim ve bunu 25 senedir uzakta olduğum Türkiye’de yapmayı istedim. 2013’te İstanbul’a dönerek eşim Özlem Çöllü ile birlikte JUJU markamızı kurduk ve ilk mağazamızı 2014 senesinde Nişantaşı’nda açtık.

Koleksiyonunuzun oluşum sürecinden bahsedermisiniz?

JUJU sezonluk koleksiyon çıkaran bir marka değil. Ancak her sezon içinde insanların giyim stili, bulunduğu ortamlara uyumlu kapsül, mini koleksiyonlar tasarlıyoruz. Bize göre doğru alışveriş 5 sene önce aldığınız bilekliği bu sene aldığınızla birlikte kullanabiliyor olmanız ve beş sene önceki modelimizin de hala satılıyor olması. Tüm ürünlerimiz kelimenin tam anlamıyla el yapımı. Kimi parçalarımız var yapılması bir buçuk saat sürüyor. Dolayısıyla seri fabrika üretimi yapan diğer takı şirketlerinden farklı bir operasyona sahibiz. Her ürün kendi atölyemizde yapılıyor. Eğitimden geçmiş deneyimli bir üretim ekibimiz var. 

Yeni tasarımlar yaparken kendinizi tekrar etmemek için neler yapıyorsunuz?

Ben her zaman trendleri takip eden değil, trend yaratan biri olmak istedim. Başardım mı bilemiyorum ancak geliştirdiğim malzemeler, yaptığım tasarımlarla Türkiye’de yeni bir yol açtığımı düşünüyorum. Sürekli konfor alanımı yıkıyor, risk alıyor ve yeni bir şeyler deniyorum. 

Tasarımlarınızı gece ve gündüz kombinleri olarak ayırabilir miyiz? Yoksa her daim eşlik eden parçalar mı yaratıyorsunuz?

JUJU’ları zaman ve mekan fark etmeksizin her an kullanılabilecek şekilde tasarlıyoruz. Tabii ki kullanılan materyallere göre gece ve gündüz olarak ayrılabilir. İpli modellerimiz daha spor bir atmosfer yaratırken zincirli modellerimiz gece kombinleri için tercih edilebilir fakat bu tamamen stilinizi nasıl yansıttığınızla alakalı. JUJU her daim özgür ruhlara eşlik edebilen bir marka.

Tasarımlarınızı yaparken hedeflediğiniz kitle nedir? Nasıl bir duygu uyandırmak istiyorsunuz?

Her yaş grubundan insanlar JUJU’yu severek kullanıyor, tasarımlarımız unisex, aynı zamanda modellerimizi istenilen metal, ip ve taşları seçerek kişiselleştirebiliyorsunuz bu yüzden hedef kitlemiz çok geniş. JUJU hem şık hem de cool bir eşlikçi olabiliyor. Uyandırmak istediğimiz duygu ise JUJU’ların bugün veya yarın fark etmeksizin severek kullanılabilecek, her ortama ayak uydurup kendini gösterebilecek bir marka olduğunun hissedilmesi.

Peki trendleri ve modayı dikkate ne kadar alıyorsunuz tüm bu işleyişte?

Bahsettiğim gibi trendleri takip etmek değil, trend yaratmak esas amacımız. Zamansız parçalar her trende ve moda akımına uyum sağlayabiliyor. JUJU’nun en sevdiğimiz özelliği de bu. Dönemsel olarak tasarımlarımıza yansıyan farklı modeller olabiliyor elbette, yaz ayları için ip bilekliklerimizi çeşitlendirmiştik örneğin ancak klasik modellerimiz her dönem fark yaratıyor. Bileklik ve kolyelerimizi bir arada kullanarak kendi trendinizi sergileyebiliyorsunuz.

Türkiye moda sektörünü değerlendirecek olursak dijitalleşen moda dünyası hakkında neler söylemek istersiniz?

Özellikle pandemiyle birlikte tüm sektör dijitalleşme sürecine girdi ve tüm alışveriş alışkanlıkları değişti. Alışverişin dijital platformlara taşınması bizi olumlu yönde etkiledi. Bir önceki yıla göre internet satışlarımız yüzde 400 oranında arttı. Dijital ayağımızı da güçlendirdik ve teknolojik donanımı yüksek bir alt yapı ile internet sitemizi yeniledik. Bu kaçınılmaz bir süreçti ve bunu lehimize çevirdik. Şu anda web sitemizde 1 milyonun üzerinde farklı alternatif seçeneği sunuyoruz. Dijitalleşme bu anlamda büyük bir kolaylık ve çeşitlilik sağlıyor.

Markanızı bir insana benzetmenizi istesek, nasıl tanımlarsınız? Ya da ilham aldığınız bir ünlü stili var mı?

Kendinden emin, özgür ruhlu, cesur, enerjik ve stil sahibi birisi olurdu. 

Ürünlerinize online dışında ulaşmak mümkün mü? Yoksa sadece online alışveriş üzerinden mi satın alınabiliyor?

JUJU Nişantaşı ve JUJU Bebek mağazalarında tüm modellerimize erişebilirsiniz. Ayrıca JUJU’nun şu anda 14 ülkede satış noktası var.

What do you think?

Written by Editor

Eleventy Sonbahar Kış 2022-2023 Erkek Koleksiyonu Daveti Ünlü İsimlerin Katılımıyla Gerçekleşti

Dem Global CEO’su Kerem Kerimoğlu