İlayda Alişan&Serkay Tütüncü

İkisi de özellikle son dönemlerde oldukça fazla konuşulan iki isim. Kendi kulvarlarında geldikleri yer ve şu an içerisinde bulundukları Masumiyet dizisi, son günlerin en ses getiren dizilerinden biri oluyor. Pandemi döneminde dahi durmadan çalışmayı başaran, her geçen gün oyunculuk adına kendilerini geliştirmeyi deneyen çok genç isimler İlayda ve Serkay. Hem hayatlarını, hem şu ana kadar içerisinde bulundukları projeleri ve bundan sonrası için hedeflerini konuştuk. Masumiyet dizisindeki karakter analizlerini de kendilerinden dinlemek ayrı bir keyif oldu. Sizin gibi genç yeteneklere her daim ihtiyaç var İlayda ve Serkay. Daha nice başarılara!

RÖPORTAJ TUĞÇE ORÇUNUS
STYLING BEGÜM ERBAŞ
FOTOĞRAF KADİR ARSLAN
SAÇ HARUN ATEŞ
MAKYAJ ASLI BİLGE / KLAN
BACKSTAGE CAN TENGİZ / MERT ERBİRER / GORILLA PRODUCTION
DİJİTAL İÇERİK DİREKTÖRÜ TUĞÇE ORÇUNUS
DİJİTAL İÇERİK EDİTÖRÜ NAYMAN BATIMOR, KEZBAN BELET

Harika bir projeyle karşımıza çıktınız ikinizde. Daha ilk günden ses getiren bir dizi oldu Masumiyet. Dizi detaylarına girmeden önce oyunculuk serüvenlerinizle başlamak istiyorum. Çok genç iki isimsiniz ve bu sektöre girişiniz merak konusu.
İlayda: Lise eğitimim sırasında girdiğim bir deneme çekimi sonrası izleyici karşısına çıktığım ilk proje 2011 yılında Bir Çocuk Sevdim projesi oldu. Sete girdiğim an, ait olduğum yerin orası olduğunu hissettim, sonrası da geldi zaten.
Serkay: Aslında bir şekilde istediğim yere itildim diyebilirim.
Üniversite’de Radyo-Televizyon okumak istiyordum. Ne yaparsam yapayım, kendimi hep bir şeyler çekerken, yazarken buluyordum. Ama hem okulum hem de hayat tarzım bununla ilgili bir adım atmama bir türlü izin vermedi. Ama bir şekilde İstanbul’a taşınıyorum ve oyunculuğun peşinden gidiyorum dediğim süreçte, hem eğitim aldığım insanlar, hem de bu süreçte tanıştığım birçok doğru kişi sayesinde sektördeyim sanırım.
Yer aldığın dizilerin sayısı her geçen gün artışa geçmiş. 2011 yılından bu yana durmamışsın adeta İlayda. Bu yapımlara dahil oluşun ve karaktere hazırlanış süreçlerinden biraz bahseder misin?
Çalışmayı seviyorum, dinlenmek dışında durmak bana iyi hissettirmiyor, ürettiğimi hissedemiyorum. Her yeni karakterde oyuncu koçumla uzun bir dönem hazırlık yaparız. Üzerine düşünür, saatlerce konuşuruz. Her karaktere müzik bulurum, defter tutarım ve daha bir sürü şey…
İnsanlık Suçu, Afilli Aşk, Bay Yanlış dizilerinden sonra çok hızlı bir giriş yaptın Masumiyet dizisindeki başrol oyunculuğunla Serkay. İlker karakterine de çok yakıştın. Bu karaktere neden sen seçildin sence ve bu kadar beğeni toplayacağınızı düşünüyor muydun?
Ben projenin ilk üç bölümünü okuduğumda, karışık ve çok hassas bir konunun işlenmesine tavlandım sanırım biraz. Tabi ilgi görmesi kısmında birçok farklı matematik olduğu için çok kestiremiyorsunuz. İlk sorumluluğunuz hikayede karakterinizin yeri oluyor. Önceliğim İlker’i tanımak, çözmek ve gerçekliğe yaklaştırmaktı. Ama yaptığımız iş tabii ki karşılığını aldığımızda değerli hale geliyor, o yüzden bu kadar ilginin olması çok tatmin edici ve mutlu eden bir his.
Ününü yurtdışına taşıyanlardan birisin İlayda. Netflix’in ilk Türk orijinal dizisi olan Hakan Muhafız’da Aylin Erman karakteriyle dikkatleri üzerine çektin. Nasıl bir deneyimdi senin için?
Elbette güzel bir deneyim oldu. Dijital platforma iş çekiyor olmanın artıları büyük. Çalışma saatleri, hikaye akışı, düzeni ile… Bir de tabi dünyanın her yerinden izleyiciye ulaşabiliyor olmak bir oyuncu olarak heyecan verici.
Malum pandemi sürecinde başladı yeni diziniz Masumiyet. Nasıl bir set ortamınız var şu an? Çekimler nasıl ilerliyor? Çok zorlanıyor musunuz bugünün koşullarında çekim yaparken?
İlayda: Pandemi dolayısıyla konforlu çalışamıyoruz elbette, sürekli dikkat etmek durumundayız. Ben kendi adıma çok mutluyum ve seviyorum Masumiyet’i. Biz güzel, neşeli, sıcak ve mutlu bir setteyiz. Koşa koşa gidiyorum sete…
Serkay: İnanın bazen pandemi sürecinde olduğumuzu unutuyorum.
Tabii ki ekstra önlemler alarak çalışıyoruz, buna güvenimden de kaynaklı olabilir ama o kadar yoğun çalışıyoruz ki, bazen dışarıdaki hayatı ve kısıtlamaları unutuyorum. Demek ki bu dönemimizde de böyle bir şey yaşayacakmışız. Ayak uyduruyorum sadece.
İkinizde sosyal medyayı oldukça aktif kullanan isimlersiniz. Şu an tüm gözler üzerinizde adeta. Paylaşımlarınızın bir planlaması var mı yoksa anlık hayatınızı sergilerken olduğu gibi mi davranmayı tercih ediyorsunuz?
İlayda:
Dikkat etmediğimi söyleyemem. Sosyal medyada insanlar tek bir yanlış anlaşılmada gözünüzün yaşına bakmıyor, herkesin de senin hakkında bir fikri oluyor hal böyleyken… Anlık mutluluklarımı, manzaramı ya da sevdiğim bir şarkıyı paylaşmayı seviyorum mesela. Fakat özel hayatımı değil.
Serkay: Tamamen anlık paylaşımlar yapıyorum. O an içimden ne paylaşmak geliyorsa onu paylaşıyorum. Ruh halime göre değişiyor.
Özellikle kadın hayranlarının yakın kadrajındasın bu aralar Serkay. Nasıl bir ilişki adamısın? Birkaç yerde ilişkilerinde özensiz olduğun durumlardan bahsettiğini okumuştum, öyle biri misindir?
Aslında ilişkimde özensiz olduğum durumlar oldu derken biraz yanlış anlaşıldım. Soru aldatılmak üzerine olduğu için, ihtimallerin her zaman olabileceğinden bahsetmeye çalışmıştım ama yine cümlenin haber niteliği kısmını alıp kullandıkları için yanlış değerlendirildi. Ben ilişkilerimi olabildiğince özenli yaşayan biriyim. Uzun bir süre hayatımda olan insanları fazla merkeze koymayla ilgili de sıkıntılarım oldu. Klişe kişisel gelişim laflarına bağlamak istemiyorum ama doğru olan bir şey var. Kendini dinlediğinde, gerçekten ne istediğini anladığında, ufak duygu değişimlerini abartarak hayatına birisini almadığını görüyorsun aslında. Daha çok kendi enerjimde kaldığım, daha sağlıklı hissettiğim bir dönemdeyim. Önce kendimizi iyileştirirsek, yaşadığımız ilişkileri iyileştirmekle zaman kaybetmeyiz. Bunu idrak ettiğim bir dönemdeyim.
Dizi çok iyi gidiyor. Hikaye de çok aşk dolu başladı ama işin içerisinde büyük yalanlar var. Ela ve İlker’i bir de sizden dinleyelim mi?
İlayda:
İlker ve Ela… Ben İlayda olarak onları mutlu bir sonda hayal edemiyorum. Ela 19 yaşında, ilk aşkı İlker ve yanlış adama aşık oldu. Başına çok büyük bir şey geldi ve hayatı değişti. Ben de merakla bekliyorum Ela’nın serüvenini.
Serkay: Hem yaşadıkları travmatik bir gece hem de çocukluklarından beri eksikliğini hissettikleri sevgi onları birbirine karşı takıntılı bir durumun içine soktu. Zaman zaman aşk, zaman zaman ihtiyaç birbirleri için.
Ama yaşadıkları olay her çiftin başına gelen bir şey değil. O yüzden çözülmesi gereken bir olay, atlatılması gereken psikolojik durumun içerisinde bir şekilde eskiye dönmeye çalışan ya da iyileşip kurtulmaya çalışan bir ikiliyi oynuyoruz. O yüzden klasik bir aşk hikayesinden çok, kaderleri paralelde aynı olan ama gittikçe imkansızlaşan bir hikaye. Biz de aşırı meraktayız.
Aynı zamanda kadınların ne kadar zor şartlarda kalıp, içinde bulundukları olumsuz durumları kanıtlayabilmeleri için büyük emekler sarf etmeleri gerektiğine de şahit oluyoruz dizide. Kadına şiddet ve kadın cinayetleri sayısının bu kadar artış göstermiş olduğu şu günlerde, diziden bazı dersler çıkarmak mümkün mü sizce?
İlayda: Tabii ki. Yalnızca Masumiyet ile değil dışarda da şahit olduğumuz, duyduğumuz veya gördüğümüz benzeri şiddet durumlarından büyük dersler çıkarmıyor muyuz zaten toplum olarak. Yaşadığımız toplumda kadın olmanın zorluğu da şiddetin bir parçası zaten. Kadına şiddetin olduğu her sahneyi, tüm şiddete uğrayan kadınların sorumluluğunu alarak oynuyorum. Birilerine ses olabiliyorsak, hikayeye hizmet ederken bir mesaj verebiliyorsak ne mutlu bize, ne mutlu bana.
Serkay: Kesinlikle mümkün. Bazen eleştirirken büyük resmi göremeyebiliyoruz. Aslında gösterdiğimiz o rahatsız edici şeyler, şiddet gören kadınların hem sosyal hayatında hem de özel yaşantısında nelerle mücadele ettiğini gösteriyor. O yüzden biz dizide doğruyu yanlışı değil, gerçeği gösteriyoruz. En sevdiğim yanı da bu sanırım. İnsanların gerçek bilgiye ulaşmadan, sadece kendi fikriyle yaptığı eleştirinin de o insanlara ne kadar zarar verdiğini gösteriyoruz. Aslında hem kadına şiddet, hem sosyal medya algıları hem de insanların en yakınlarından aldıkları yaraları anlatıyoruz. Çok değerli bir iş.
Bu anlamda sesin daha yüksek çıkabilmesi için ikinizin bir araya geldiği bir sosyal sorumluluk projesi olabilir belki ileride, ne dersiniz?
İlayda: Neden olmasın, çok isterim.
Serkay: Çok isterim.
Peki sen ilişkilerde nasıl birisindir İlayda? Mesela asla tahammül edemediğin 2 şeyi sorsak.
Bencillik ve riyakarlığın olduğu yerden kaçarım. Uyumlu ve huzurlu olmak önemlidir kendi adıma. Bazen tek bir bakışta anlaşabilmek, bir dil yakalamak.
Mutlaka ileriye dönük güzel hayalleriniz vardır ama kısa vadede hayata geçirmek istediğiniz yeni projeler var mı gündeminizde?
İlayda:
Güzel bir yaz tatili öncelikli planım, tabii pandemi el verdiğince.
Serkay: Neyin ne getireceğini çok kestiremiyorum şu an ama her oyuncunun mutlaka oynamak isteyeceği bir hikaye ve rol vardır, ben de enerjimi bu yöne çevirdim. O rol ve hikayeyle bir gün buluşacağıma eminim.
Artık dijitalleşmeye ayak uydurmak zorunda olduğumuz bir dönemdeyiz. Her şey dijital üzerinden yürümeye başladı adeta. Ne düşünüyorsunuz bu konuda? Sektör bu konuda nereye doğru gidiyor sizce?
İlayda:
Sadece bulunduğumuz sektörde değil, hayatımızın her alanında dijitalleşmenin kaçınılmaz olduğunu düşünüyorum. Her konuda olduğu gibi bu konuda da doğru amaçla kullanıldığı sürece hayatı kolaylaştıran bir tarafı var elbette. Özellikle yaptığımız işte bizlere ekran ve içerik alternatifi sunduğu, mekan-dil fark etmeden hikayelerimizi dünyanın her yerinden izleyiciye ulaştırma imkanı sağladığı bu dönüşümü önemli buluyorum.
Serkay: Dijital platformlar sektörün televizyonda anlatmakta kısıtlandığı hikayeler için nefes oldu sanırım. Bazen çok fazla dinamiği düşünmekten, yapılan işlerin benzerlerine giden bir televizyon dünyası var hiç şüphesiz. Tabii ki ekonomik kaygılar, hazır seyirci, büyük reklam alanları bunda etken, çok normal. Dijital projeler, senaristinden yönetmenine, oyuncusundan izleyicisine daha özgür bir alan. Ve izleyiciyi farklı şeyler izlemeye alıştıran da bir durum. O yüzden bence televizyondaki projelerin de zamanla içeriğini değiştirmesine, farklılıklar denemesine sebep oluyor. Bu iki tarafa da olumlu yansıyor bence.
Röportajı kapatmadan hayran olduğunuz veya kendinize benzettiğiniz isimleri merak ediyoruz. Veya bu yolda kendinize idol seçtiğiniz biri?
İlayda: Meryl Streep ‘e büyük hayranım.
Serkay: Hayran olduğum birçok oyuncu var ama önceliğim hayatla ilgili kendine doğru soruları soran, Jim Carrey sanırım en ilgimi çeken, takip etmekten en zevk aldığım kişi. Hayatıyla ilgili her detayı takip ediyorum son 6-7 yıldır. Favorilerim ise; Christian Bale, Joaquin Phoenix ve Leonardo di Caprio.

0 replies on “İlayda Alişan&Serkay Tütüncü”