in

Cinsiyetsiz Modaya Dair

Sınırları Kaldır!       

Cinsiyet ayrımını en çok hissettiğimiz yerlerden biri olan moda sektöründe yeni bir akım doğmaya başladı: cinsiyetsizlik. Son dönemlerde özellikle lüks markaların öncülüğünde moda dediğimiz kavram, büyük bir değişimden geçmeye başladı. Öncelikle yaşadığımız pandemi döneminden ötürü markaların attığı sürdürülebilirlik adımları, defilelerin dijital olarak yayınlanması, sanal showroomlarda koleksiyon tanıtımı yapılması gibi değişimlere hepimiz yavaş yavaş alışmaya başladık. Şu an ise gündemde çok önemli bir konu var: cinsiyetsiz moda. Peki cinsiyetsiz moda ne kadar mümkün? Çocukluğumuzdan beri hatta doğduğumuz andan beri bize dayatılan birtakım zorunluluklar var. Erkek bebekler mavi, kızlar pembe giyer. Artık bunlar çok eskide kaldı. Büyük markaların öncülüğünde kadın ve erkek arasındaki cinsiyet ayrımı yavaş yavaş ortadan kalkıyor ve moda sektöründe kendisini göstermeye başlıyor.

2020 yılına gidelim: Saint Laurent’in kreatif direktörü Hedi Slimane, bir defilesinde kadın kıyafetlerinden aldığı parçaları erkek koleksiyonuna, erkek kıyafetlerinden aldığı parçaları ise kadın koleksiyonuna uyarlayarak ortaya unisex bir giyim koleksiyonu yaratmıştı. Slimane, adeta bu akımın öncülerinden biridir. Bu konudaki öngörüsü ve vizyonu tartışmaya kesinlikle kapalı.

Alessandro Michele… Gucci’nin kreatif direktörü. Hem kendi giyimiyle hem de tasarladığı her koleksiyonla basmakalıp yargıları yıkıp, adından oldukça bahsettiriyor. Özellikle Harry Styles için tasarladığı gala kıyafetleri bu konunun en büyük örneği.

Billy Porter… Nevi şahsına münhasır bir aktör kendisi. Katıldığı ödül törenlerinde tercih ettiği kıyafetler oldukça iddialı. Billy Porter, cinsiyetsiz moda akımının yıldızı desek yeridir. Tercih ettiği kıyafetler, kimi kesim tarafından oldukça feminen bulunan ojeli tırnakları, taktığı takılar, yaptığı makyajlarla kameralar önünde her seferinde çok güçlü mesajlar vermeye devam ediyor.

Hatırlarsanız geçtiğimiz haftalarda Maison Valentino’nun ilgi çekici bir kampanya görseli olmuştu. Marka çok tepki almış ve açıklama yapmak zorunda kalmıştı. Her şekilde cinsiyet ayrımının karşısında olduklarını belirten marka, cinsiyetsizlik stratejisi geliştirdiklerini açıkladı.

Glam rock’un yıldızı David Bowie, 80’li yılların ikonu, şimdiki yıllarında ilham kaynağı. Karşısında durduğu, savunduğu şeylerle sınırları her zaman zorladı ve moda sektörüne büyük bir miras bırakmış oldu. Sahne kostümleri, saçı, makyajı ve en önemlisi hayat tarzıyla kendisi, cinsiyet eşitsizliğine karşı başkaldırının vücut bulmuş halidir.

Hem oyuncu, hem müzisyen, hem sanatçı, hem model olan ve bu akımın en büyük ikonlarından biri olan Grace Jones, kendini içinde yarattığı rollerin kahramanı olarak tanımlıyor. İsteyince, tabularını yıkarak içindeki dişiyi çıkarabiliyor. Nasıl giyinmek istiyorsa öyle giyiniyor. Nasıl davranmak istiyorsa öyle davranıyor. Kendisinden sonra gelen nesile ilham olan hırçın ve asi ikonu bu yüzden seviyoruz!

Son dönemlerde çok fazla popüler olan oversize blazer, sweat, takım modasına ayak uydurmaya çalışırken aslında zaten bu modayı çoktan benimsemeye başladığımızı unutmuşuz. İster istemez tercih ettiğimiz parçalar bu akıma adapte olmuş bile. Şimdi de sıra onları giyip, özgürce gezmek!

What do you think?

Written by Kezban Belet

Instagram Aynalarının Bir Sırrı Var!

H&M, Dünya Çapında Yeni Bir Marka Lanse Ediyor: H&M Move