Yves Saınt Laurent: “Kadınlar moda ile özgürleşmeli “

“Modern kadınlara bir geçmiş bir de gelecek sundum. Bunlarla ben öldükten sonra da idare edebilirler.”
Kadınların hayatına sadece moda ile değil , aykırı düşünceleriyle de dokunan bir adamın ilham veren yaşam öyküsü.

Daha çocukken annesinin modaya olan ilgisiyle, modaya ilgi duymaya başlayan, 18 yaşında bir moda yarışmasında Christian Dior’la tanışıp onunla çalışmaya başlayan bu genç adam, 72 yıllık hayatına sığdırdığı hüznü ve başarıyı halen daha hayatımızda hissettirmeye devam ediyor. Dior’un ölümünün ardından baş tasarımcı ünvanına yükseldiğinde 21 yaşında olan YSL, ilk koleksiyonu 50’lerin modasını belirlemiştir.


Catherine Deneuve ve Grace Kelly gibi dünyanın en önemli isimlerini giydiren Yves Saint Laurent 2002’ye kadar Haute Couter’un Ceo’su olarak görev yapmış ardından Normandiya’ya taşınmış ve emekli hayatı yaşamaya başlamıştır.
Kadınların giyim tarzında reform sayılabilecek dokunuşlar yapan Laurent, pantolon-ceket takımlar, safari ceketler ve suvaterlerle kadın giyimini baştan aşağı değiştirmiştir diyebiliriz.
Daha özgür ve öz güvenli kadınları moda ile yaratabileceğine inanarak moda dünyasının anarşist sayılabilecek ciddi söylemleri ile akıla kazınmıştır. Modayı insanların yaşamına dahil ederek, çağın gerektirdiklerine karşı başkaldırı, aykırı söylemleri ile yer etti. Kendini kadınların hizmetine sunduğunu ve onları daha iyi yapmak gibi bir tutkusu olduğunu her fırsatta belirtmiş, yaşadığı dönemde sadece yarattığı tasarımlarla değil kadınların özgürleşme hareketini desteklemiş politik bir karakter olmuştur. 10 yıl önce bugün, aramızdan ayrılan Yves Saint Laurent sadece moda tarihi için değil, tarihteki kadının yerinde de önemli bir figür olmuştur.