yeni fenomen: batuhan ekşi

Yeni fenomen oyunculardan biri Batuhan Ekşi. Yakışıklı, sakin, kibar, ne istediğini bilen, donanımlı, okullu genç bir adam.Yolun başından sonuna kadar gidebilecek bir oyuncu. Genç kızların yeni fenomeni Batuhan Ekşi farklı tarzı, anlamlı bakışlarıyla bu ay erkek moda çekimimize renk kattı.

Röportaj: Mukaddes Kaya Güney

Batuhan Ekşi, ne zaman oyuncu olmayı kafasına koydu?

İlkokuldaydım, okulumuza bir dizi seçmesi için ekip gelmişti. 4.sınıfa gidiyordum. Sıra bana geldi, ne yeteneğin var diye sorduklarında taklit yapabilirim demiştim.Yap bakalım denildiğindeyse tıkanıp, utanıp kalmıştım öylece. Tabii hepimiz yalnız başımıza harikalar yaratıyoruz ancak bir başkasının hatta kalabalığın içinde elimiz ayağımız birbirine giriyor. Şu anda bile tek kaldığım zaman aklıma gelmeyecek karakterleri veya kişileri taklit edebiliyorum ancak birilerinin önünde utanıp kaldığım olabiliyor. İşte o gün bu sektöre merakım gelişmeye başladı. Çok fazla televizyon izlemediğimi fark ettim. Bir Power Rangers, bir de Ghoosebumps vardı arka arkaya yayınlanan, genelde onları izliyordum. Bu yaşadığım tecrübe televizyona bakış açımı değiştirdi. Sonrasında büyüdük ve araya başka meraklar girdi ve ilk olarak onlara yöneldim. Lisedeyken oyunculuk çok popüler değildi ama benim merakım yeniden depreşti ve durumu annemle paylaştım. Sağ olsun hep arkamdaydı bu süreçte, bir ajans buldum, kaydoldum derken bir zaman sonra bir görüşmeye gittim. İsmi lazım değil çok popüler bir reklam zincirlemesiydi. Ajansın stüdyosunun anahtarı görevlilerde kalmıştı ve çekimi koridorda yapacağımızı söylediler. Tabii benim ilk tepkim “Koridor mu?” oldu. Eyvah çok utandım çünkü pasaj ve insanlar geçip duruyor sürekli. Çeken kişi bana çok yardımcı  olmuştu ve bir şekilde ilk görüşmemi tamamlamıştım. ”Bu sana bir deneyim olsun çünkü sanırım bu işi alamayacaksın gibi duruyor.” demişlerdi… Sonra ne yapmam gerektiği hakkında tüyolar almaya başladım; ve tabii ki eğitim karşıma çıktı. Zaten her şey temelde öğrenmekle başlamıyor mu dedim  ve kendimi iyi eğitim veren okul ve kursları ararken buldum. Tavsiyeler, yorumlar ve eğitmenler derken ilk eğitim deneyimim için Akademi 35.5’a başladım. İlk girişteki duygu çok değişiktir çünkü televizyonlarda izlediğiniz insanlarla aynı masada oturup, çay içip mülakata giriyorsun ve  sonra aynı sınıflara girip aynı havayı koklamaya başlıyorsun. O an içerisinde nasıl role girdiklerini seyredip,  hayran kalıyorsun… Zamanla da onlara neden büyük usta dediklerini tekrar tekrar anımsıyorsun. Altan Gördüm, Vahide Perçin, Uğur Demirpehlivan… Hepsine minnettarım. Gel zaman git zaman akademi bitti. Vahide Hocam, bu işte öğrenmenin sonu yoktur, hadi üniversiteye dedi ve bana yeni bir yol çizdi. Bende o yolu takip ederek üniversiteyi de bu sektörle ilgili bir bölümde okumaya karar verdim. Beykent Üniversitesi Oyunculuk bölümünü kazandım.. Bu seferde ekranda çok görmediğimiz ama sahne üzerinde o harikalar yaratan isimlerle tanışmaya başladım. Mehmet Birkiye, Elif Iskender… Çakralarınız açılmaktan öte ters dönüyor diyebilirim. Bu güzel insanlardan öğrendiklerimi TV’de uygulamaya çalışıyorum.  Ama tabii ki yaptığımız iş de öğrenmenin sonu yok. Halen workshoplara katılıyorum, oyuncu koçlarıyla çalışıyorum. Mesela son işim Yaz’ın Öyküsü’nde Ege karakterine hayat vermek için bir süre Ümit Çırak ile çalıştık.

 İlk oynadığı rol ne oldu, sana neler kattı ?

İlk oynadığım rol Sihirli Annem dizisindeki ‘ Efecan’ rolüydü… Bana ne mi kattı?  Özgüven… Hiç unutmam kalabalık bir sahnenin ortasındaydık ve ilk kez bir set ortamındayım. Ciddi ciddi insanlar bir şey çekiyor ve birileri bunu izliyor. Sahne gereği diyaloglu yardımcı oyuncu arkadaşlar da var ama pek çoğu set ortamında benden daha tecrübeliler. Ve o meşhur ‘Kayıt’ sesini ilk kez duymuş olsam bile o yardımcı oyuncu arkadaşımın repliğini verdiği zaman bazı ufak eksikliklerini görmem (doğru yerde vurgu yapamadığını anlamam gibi) aslında uzun yıllardır eğitimimde her bir dakikanın pek çok şeye değdiğini anlamama neden oldu. Özgüveni arttıran motive eden şeyler olarak aklıma kazındı.

145A4316

“Medcezir” özellikle dizisi gençlerin fenomeniydi nasıl seçildin?

Normal klasik bir gün oturuyorum. Twitter’ıma uzun zamandır görmediğim bir arkadaşımdan mesaj düştü; ‘Batuhan nasılsın? Yazın buralarda mısın? Bir iş için önereceğiz seni.’ diyor.  “Vay be demek tek büyüyen ben değilmişim” dedim, arkadaşlarım da büyümüş pek çoğu benimle ayni sektörde iş başı yapmıştı bile.Yaklaşık 1.5 ay sonra bir görüşmeye gideceğimin telefonunu aldım. Ortada dizi ismi yok hiçbir şey belli değil tek bildiğim Ay Yapım’a gidiyorum… Neyse sabah kalk, giyin, hazırlan  ve yola koyul… Görüşmemizi yaptık ve oynamamız gereken sayfaları oynadık sonra beklerken ikinci yönetmenimiz Deniz Hoca’yla tanıştık. Ban,a Doruk ve Burak’tan bahsetmişti. Sanırım Doruk’umuzu bulduk diyordu. Uzun uzun sohbet ettik ve ayrıldım binadan. 1 ay sonrasında Medcezir kadrosuna dahil olduğumu öğrendim. O an yaşadığım mutluluğu  herhangi bir kelimeyle ifade edemem. Medcezir genç, yaşlı, herhangi bir meslek grubu demeden çok büyük  bir kitleye hitap etti iki sezon. Bence mükemmel bir işti. İlk gün sete ”Evet Batuhan şimdi öğrendiklerini göstereceğin yer burası.’’ diyerek başlamıştım. Diğer taraftan Medcezir seti de; benim için  2 yıl boyunca yüksek lisans yapıyormuşum gibi, çok fazla deneyim ve bilgi kazandığım bir okul oldu diyebilirim.

Şimdi hangi proje ile karşımızdasın, hangi dizidesin? Yaz’ın Öyküsü dizisinde Ege Karakterini canlandırdın ? Yeni Projeler ve gündemdeki planların nedir ?

Medcezir’den hemen sonra  Kanal D de yayınlanan Yaz’ın Öyküsü dizisiyle ekrandaydım… Ege karakterine hayat verdim ve açıkçası çok sevdim canlandırdığım karakteri.. Biraz geç ısındık Ege’yle birbirimize ama onun dünyasında yaşamak çok güzeldi. Oyunculuğun bir yanı da bu işte, size malzeme veriyorlar ve buna kendi yorumunuzu katarak bambaşka bir insan, dünya yaratıyorsunuz.. Bir de bunu insanların  beğenisine sunuyorsunuz. Kimi zaman iyi kimi zaman kötü eleştiri de motivasyonunuz oluyor.Bu proje de biteli henüz birkaç hafta oldu, yazın da hiç dinlemeden diğer sete geçiş yapmıştım dolayısı ile kısa bir süre dinleneceğim. Bu arada da Aralık-Ocak döneminde yayına girecek olan birkaç yeni dizi projesi ile görüşmelerimiz var. Ben sürekli çalışmayı seven, çalışarak motive olan biriyim dolayısı ile ekrandan fazla uzak kalamam diye düşünüyorum.

145A4240

Dizi oyunculuğundan sonraki hayalin nedir?
Sanırım ölene kadar bu işi yapabilirim. Oyunculuk sevildiği zaman insana çok şey katan ve gerçekleştirdikçe zevklenen bir meslek. Ha bunun dışında hep kendime ait küçük bir kafem olsun istemiştim. Bunu da bir yandan gerçekleştiririm diye düşünüyorum. İlerleyen zamanlarda bir kafe açar hatta başında durup servisini kendim yaparım. Neden olmasın, çok güzel değil mi sizce de?

Genç, yakışıklı, ünlü hepsini bir arada bulunca şımardın mı?
Herkesin şımarıklık yaptığı birileri vardır hayatında. Tabii ki benimde şımardığım insanlar var ama genel olarak halim tavrım değişmedi.

Oyunculukta kendini en çok hangi rolde hayal ediyorsun?
Şu sıralar en merak ettiğim, güçsüz hem maddi hem manevi zayıf karakterler. Şiveli konuşan, karikatür gibi absürt şahıslar, izleyiciye yok artık bu çocuktan bu nasıl çıktı dedirtecek şekilde bir karakterde hayal ediyorum kendimi. Hatta o kadar çok istemişim ki, ortada böyle bir karakter yokken bile malzeme toplamaya bu malzemelerle kişiler oluşturmaya başlamış buluyorum kendimi bazen. Hani  sokakta görürüz tipe bak ya bu nasıl bir adam deriz, bende oturup onları izliyorum. Her biri kendi başına bir sinema.

Mutlaka birine hayransın, kim bu hayran olduğu ünlü oyuncu veya kişi?
Tabii ki de izlerken ağzımızın burnumuzun yer değiştirdiği, hadi be bunu da nasıl yaptı, o sesi nasıl  çıkardı dediğim isimler var. Ustalara gidecek olursam Şener Şen gibi birisi var dünya üzerinde. Sinemanın ta kendisi gibi bir şey benim için.Sette bazen şu sahnem böyle oldu şunda söyle yapmalıydım tarzı cümleler kuruyorum, kuruyoruz…  Şener Şen’de bu yok, izleyip görüyoruz . Tek kelimeyle usta…

145A4389

Özel hayatında neler yapıyorsun?
Büyük bir oyuncağım var (motosikletim) genelde boş zamanlarım onunla geçiyor… Onun dışında sinemada film kaçırmaktan hoşlanmam, çekilen her film yazılan her kitap, oynanan her oyun sanattır. Akşamları mutlaka Türk kahvem vardır, tüyo vereyim  beni arayanlar Bağdat Caddesi’nde kahvemi içerken bulabilir.

En sevdiğin ilk 3 şey nedir hemen aklına gelen söyler misin

 Motorum, işim ve annem.

Parfüm, kıyafet, ayakkabı seçimlerin neler? Moda dünyası ile aran nasıldır, tarzını nasıl yorumluyorsun?
Parfüm olarak Mont Blanc Legend ana parfümümdür. Çok güzel kokar ve ben kendisine ağır silah derim. Kıyafet ve ayakkabı da kendime yakışanı giymeyi tercih ederim. Özellikle takıldığım bir kalıp yok ama spor ve rahat şeyler tercihim. Benim tarzım genelde giy çık şeklindedir. Birbirine uyan iki rengi tutturduysam giyer,  bir saçıma başıma bakar, gözlüğümü takar evden çıkarım..

Spor  yapar mısın?
Bence herkes yapmalı. İyi görünmek ve iyi olmak önemlidir. Hem insan sağlığı hem de göz sağlığı için. Spor yapmak sadece kas yapmak demek değildir, yeri gelir bir karakter için de zayıflamamız gerekir ve onun içinde spor yapabiliriz. Spor daima insana bir şey katar. Zararı olmayan aksine her adımının insana faydası olan belli başlı unsurlardan biridir. Spor sevmeyenlere tavsiyem, bence doğru sporu bulamadıkları içindir.Bir şekilde herhangi bir dalından tutarlarsa çok sevecekler.

Üzerinden hiç çıkartmadığın bir  aksesuarın var mı?
Kol saatsiz asla çıkmam evden. Hatta bazen dalgınlıkla unutup çıkarsam döner eve takarım. Zaten erkeğin başka ne aksesuarı var ki? Cüzdanın, saatin,  gözlüğün ve kemerin tamamsa tamamsın demektir.

145A4389

Bir kadın  seni ne yaparsa etkiler?
Bir kadının aptal olmasından hiç  hoşlanmam. Akıllı ve ne istediğini biliyor olması gerek. Hayatta bir amacı olmayan boş yasayan biri olmamalı ve hatta işinde gücünde,  kendi ayakları üzerinde durmalı. Tabii ki güzel olmak önemli bir etken, sonuçta karşındaki kadını  hiç tanımıyorken önce güzelliğinden etkileniyor ve  yanına yaklaşıyorsun. Daha sonra ne konuştuğu nelere ilgi duyduğu önemli. Boş şeylere ilgi duyuyorsa direk kaçarım. Dik durmalı öncelikle, bakışları net olmalı. Daha sonra da  kararları cesur olmalı. Ben bir kadının güçlü olmasından etkilenirim, başardıklarıyla gurur duymayı, tebrik ve takdir etmeyi isterim.

Günlük bakımların var mı, kozmetik malzemeleri kullanır mısın?
Tabii ki, ilk başta evden asla deodorant ve parfümsüz çıkmam. Duş aldıktan sonra kremlenir hazırlanırım güne. Birde son zamanlarda yüz için serumlara sardım. Haftada bir-iki akşamları yatmadan önce uyguluyorum. Gerçekten işe yarıyorlar mı bilmiyorum ancak psikolojik olarak bile rahatlattıkları kesin.

Hayatta yapamam dediğin bir şey var mı?
Mutlaka pek çok şey var. Örneğin hırsızlık yapmam asla.Ben aitliğe çok önem verdiğim için, cisim her neyse sahibine aittir ve başkası tarafından izinsiz alınamaz. Bunun dışında adalet duygum çok gelişmiştir, birisinin bana yaptığı herhangi bir şeyi ona yapma hakkı bulurum kendimde, sonuçta  her şey adil olmalı değil mi ?
Hayata karşı duruşunu nasıl tanımlarsın?
25 yaşında, erken büyümüş, işinde gücünde, kendi hayatında bir adam olarak nitelendirebilirim. Hayatımda düzeni severim, garanticiyim ve keyif aldığım şeyleri yaparım. Sevdiğim insanları yanımda tutar, sevmediklerimi ise daha yakınımda tutarım. Ailem benim için her şeydir, sonuçta bulunduğum noktaya onların desteği ve sürekli arkamda durmaları sayesinde  geldim.