Yasemin Allen Backstage

Göl evlerine hep bi’ ilgim olmuştur fakat sabahın 5’inde hiç düşlememiştim… Sahneleri şöyle bir başa saralım… Tarihler 7 Nisanı, saatler gecenin 3’ünü gösteriyor. Styling’ini Hakan Öztürk’ün gerçekleştireceği Mayıs sayısının kapak çekimleri için tüm ekip Nişantaşı’nda toplandı. Biraz sohbet, biraz muhabbet. Havanın güzelliğinden konuşuluyor, yaz geldi yahu ceketle bu saatte dışarıda duruluyor denilip neşeleniliyor. Ekibin keyfi sabaha karşı da olsa yerinde. Ardından Hakan Öztürk’ün direksiyonda olduğu araç genç oyuncu Yasemin Allen’i almak için yola koyuluyor. Sırada ise şehirden uzaklaşılacak küçük bir yolculuk var… Rotamız göl kıyılarında çekimin yapılacağı Çatalca oluyor. Bir saatlik yolculuğun ardından varıyoruz. Varıyoruz varmasına da etraf zifiri karanlık. Göl kenarı, sazlıklar, envaiçeşit doğa sesi… Saate göz atıyorum sabahın 5’i. Korku filminden hallice. Sonra çalışkan ekip hazırlıklarıyla yıkıyor kafamdaki bu sahneyi. O saatte şenlik alanına dönüyor ortalık. Karavan hazırlanıyor, ısıtılıyor içeri Yasemin Allen’i alıyorlar. Saçlarını yapmak için Yıldırım Bozuyuk işe koyuluyor, makyaj kısmında ise Gülüm Erzincan’ın fırça dokunuşlarıyla  hazır oluyor  Allen. Ortam neşeli. Harıl harıl kıyafetler, takılar hazırlanıyor. Detaylara göz atıp konsepti iyice çözmeye çalışıyorum, bir yandan da backstage fotoğraflarını kareliyor Sarper Kesim. Karavanın içinden ‘’Yiyecek bi’ şey var mı?’’ Sesleri yükselirken elden ele leziz bir gofret geziniyor, çikolata kokusu sarıyor ortalığı. Kısa bir film çekiliyor sanki  bayram havasında. 5m’lik bir karavanın içinde yedi kişilik bir ekip işlerini keyifle yapıyor. Çıkıyorum oradan. Kuşluk vakti biraz serin, şalıma sarılıyorum diğer ekibi ziyarete gidiyorum. Dron ile uçuş çekimi yaparken yakalıyorum onları. Gölün, sazlıkların ardından ufak bir tepeden yükseliyor dron. Gözlerim henüz göremiyor olsa da tepenin ardından yükselen güneşi görüntüleyebiliyorlar bu sayede. Onlar da neşeli, çocuklar gibi eğleniyorlar. Sabah vakti ufuktaki tepenin ardından yeni doğan Güneş, çarşaf gibi bir göl… Manzarayı siz hayal edin… Beş ayrı kıyafet değiştirecek olan Allen sabahın ilk ışıklarıyla çekim alanına geliyor. Ayağında yağmur botları. Başlıyor çekim. Deniz Özgün deklanşöre bastıkça çocuksuluğunu bırakıp buğulu bir kadına dönüşüyor Allen. Bir ara kaptırıyor kendini; gülümseyerek yüzünü güneşe dönüp, gözlerini kapatıp biraz fazla ilerliyor sazlıkta. Belli ki keyif alıyor, anın tadını çıkaranlardan o da. Ardından ikinci kıyafet için karavana geçiyor, değiştirip geliyor. Uzun beyaz ceketinin içinde süzülüyor kuğu gibi, muhteşem görüntüler çıkıyor haliyle ortaya. Üçüncü kıyafetinin çekimi de aynı yerde yapılırken uzaktan izliyoruz Meltem Kazaz ile, Yasemin başkadır diyor. Biz sohbete dalmışken prenses gibi bir sokak köpeği beliriyor sette, sonra bu dünyalar güzeline kur yaparken görüyorum Allen’i. Öpücükler gönderiyor, güzel güzel seslenip halini hatrını soruyor. Aklıma Sadri Alışık’ın ‘’Sokak köpeklerine selam vermek adam olmaya çeyrek var demektir.’’ sözleri geliyor. Gerçekten başka bu kadın. Kurbağalarla, köpeklerle konuşuyor, dans ediyor, gülüyor, hopluyor, zıplıyor… Son çekimler için ekip toparlanıp iskeleye doğru yol alıyor. O an oralar bana Hollanda’nın kuzeyinde yer alan o meşhur balıkçı kasabası Volendamı hatırlattı… Doğayla içiçe, sessiz, sakin… Son çekimler de buradaki iskelede tamamlanıyor. Balık kadın edasında pozlar verirken Yasemin Allen çekime dair ‘’Çekim değil de daha ziyade bir günlük bir tatil gibi oldu benim için’’ diyor. Güzel bir Nisan sabahı taze bahar dalları arasında neşeli, canlı bir ekiple doğanın içinde yapılan bu son derece keyifli çekimin, tüm hikayenin de sözeti gibi…

Hazırlayan: Hazal Eker

Röportaj: Buket Baydar

Fotograf: Deniz Özgün
Moda Editörü: Hakan Öztürk
Saç: Yıldırım Bozüyük
Makyaj: Gülüm Erzincan
Moda Editörü Asistanı: Fırat Gençdoğan
Backstage: Sarper Kesim
Backstage Drone Çekim: Fındık Yapım