TRAVEL BE | MAVİ VE TOPRAĞA DOYUN

 

Kahve, battaniye, kitap mı? Deniz, kum, güneş mi? Kimileri için tatil fikri bir süreliğine raflara kaldırılmış olsa da güneş gökyüzünde bize göz kırpmaya devam ediyor. Sonbahar dinginliği bana göre değil, tatilimi yaz boyunca dolup taşan kalabalık yerine, şehrin lokal insanıyla geçirmeyi tercih ederim diyorsan Ekim ayı kıştan önceki son çağrı… Yeni bir yer keşfetmenin yaşattığı hazzı veren çok az şey var dünyada. Birkaç günlüğüne okuduğun kitabı elinden bırakıp kendi maceranın kahramanı olmaya ne dersin?

SEYŞELLER

BALAYI ROTASI İÇİN

İpek gibi kumlar, içinizi ısıtacak güneş, tropik hayatın tüm izleri, mavi ve yeşilin tonlarının buluştuğu bir ada ülkesi Seyşeller. Son yıllarda balayı çiftlerinin en trend noktası olarak karşımıza çıkan bu ada, ‘’Creole’’ olarak tanımlanan Karayip-Afrika karışımı etnik bir kültüre ev sahipliği yapıyor. Dünyanın en iyi plajları listesinde yer alan ‘’Anse Laizo’’ plajıda adada yer alıyor. Gününüzü şnorkelle dalarak, palmiyelerin altında coconut suyunuzla beraber tembellik yaparak, botanik parklardaki devasa kaplumbağaları ziyaret ederek ya da tekneye atlayıp, en güzel adaları olan Praslin ve La Digue’yi görerek geçirebilirsiniz. Gözlerden uzak, vizesiz, lüks bir tatil deneyimi için mutlaka görülmesi gereken bir destinasyon.

 

 

DUBAİ

YAPAYLIĞIN EN GÜZEL HALİ

Zenginlik, lüks, ihtişam, dev otel ve gökdelenler… Gösterişin ve şaşanın ta kendisi. Eşsiz ve hayret verici özellikte olmayan hiçbir şeyin olmadığı; en büyük, en eşsiz, en pahalı, enlerin şehri. Dünyanın sayılı milyonerlerinin tatillerini geçirmek için yapay adalar satın aldığı başka bir dünya. Evcil hayvan olarak çita ve kaplanların beslendiği, sokaklarında külçe altın makinelerinin bulunduğu bir kent. Baktığınızda çok kısa bir sürede çöl atmosferinden kurtulup herkesin görmek istediği turistik bir yer halini almış. Aşırı sıcak havası sebebiyle ziyaret etmeyi düşünüyorsanız kesinlikle bunun için en uygun zamanlar. Burada gökyüzünde tenis oynamakta, içinde altın bulunan bir öğle yemeği yemekte sıradan bir aktivite.

Dünyanin en yüksek yapısı olan Burj Khalifa’ya çıkarak kendinize görsel bir şölen yaşatabillir, Dubai Mall’da başınız dönene kadar alışverişin keyfini çıkarabilirsiniz. Çöl safarisine katılıp sıradışı bir deneyim yaşama fikri kulağa nasıl geliyor? Günün yorgunluğu üzerine bedevi çadırları, Dubaiye özgü yemeklerini tatmanız için, muhteşem dans gösterileriyle sizi eğlenmeye davet ediyor.

 

 

MARAKEŞ

DERİN VE EGZOTİK BİR YOLCULUK

Rengarenk sokaklarında kaybolmaktan bile zevk alacağınız, adımlarınızı gümüş demliklerde servis edilen nane çayının kokusu eşliğinde atacağınız mistik bir yolculuğa hazır mısınız? Kızıl şehir, Fas’ın incisi olarak anılan Marakeşte yapmanız gereken tek şey kalabalığın içine dalarak kendinizi şehrin akışına bırakmak. Marekeş surlarla çevrili olan eski şehir Medina ve yeni şehir Gueliz olarak ikiye ayrılmış durumda. Fakat Marakeş’in kalbi Medina’da atmakta.

Tarihi yapıları, UNESCO tarafından koruma altına alınan Jemaa El Fna Meydanı, yılan oynatıcıları, elinize kına yakmak için yarışan kadınları, falcıları, pazarlık yapmanın tadına sonuna kadar varacağınız pazarları… Günlerin nasıl geçtiğini fark etmeyeceksiniz bile. Şehrin keşmekeşi içinde soluklanma ihtiyacı duyduğunuzda meşhur Majorelle Bahçeleri, irili ufaklı kaktüsleri, Fas usulü rengarek mozaik taşlı havuzlarıyla kalabalığa kısa bir mola vermeniz için sakin, bir o kadar esrarengiz havasıyla sizi misafir etmeye hazır.

Yürüyerek her köşesine ulaşabilme imkanınız olan bu capcanlı şehirde zamanında 900 öğrenciye ev sahipliği yapan Bin Yusuf Medresesi, islam sanatının ve Fas kültürünün harmanlanarak inşa edildiği Bahia Sarayı ve dar sokaklarda yönünüzü kaybettiğinizde şehrin her yerinden görünen minaresiyle yol göstermek için Koutoubia Cami keşfedilmek için sizleri bekliyor. Buralara kadar gelmişken meşhur el dokuması kilimlerinden almayı unutmayın.

 

SİCİLYA

GİZEMLİ ADA

Akdenizin en büyük adası olarak anılan Sicilya, rönesans ve barok çağlarına ait zengin tarihi eserleri, göz alabildiğine uzanan üzüm bağları, masmavi denizi, tadına doyum olmayan zeytin ve zeytinyağları, meşhur şarapları ile bizlere adeta gelip görmek için daha ne bekliyorsun? der gibi.

Tarih boyunca Roma, Yunan, Arap, Aragon medeniyetlerine ev sahipliği yapmış bu sebeple pek çok kültürün izlerine rastlamanız mümkün. Yaşanmışlıklarla dolu olan bu Ada, kafanızı çevirdiğiniz her yönde başka bir hikayeyle sizleri etkilemeyi başaracak. Doğaseverlerin ilgi odağı olan Avrupanın en yüksek ve hala aktif olan Etna yanardağı’nı ziyaret etmek isterseniz adanın ikinci büyük kenti olan Katanya’dan 1 saat süren bir yolculuk sonrası ulaşabilirsiniz.  Bir sonraki durak Goethe’nin ‘’İtalyanın Anahtarı’’ diye tanımladığı eşsiz güzellikteki Taormina. Bambaşka atmosferi ve ihtişamıyla, Hollywood ünlülerininde tercih ettiği kasabada zamanın nasıl geçtiğini anlamayacaksınız.

Sicilya antik tiyatroları, yüzyıllık kiliseleri, müzeleri, şirin restoranları, sokak sanatçılarının performanslarıyla hoş vakit geçireceğiniz meydanları, renk cümbüşü dükkanları ile bir tatil için istediğinizden daha fazlasını vermek için sizleri bekliyor.