SÜPER BESİN KAKAO

Kakao aslında süper bir besin maddesi, hem de doğal. Kakao the broma cacao adlı ağacın çekirdeklerinin kurutulup toz haline getirilmesi ile elde edilen, hiçbir işlem geçirmeden kullanımımıza sunulan mükemmel bir antioksidan kaynağı. Çikolata ise; kakaoya şeker, yağ, vanilin, kakao yağı, lesitin, tuz ve süt eklenerek edilmiş olduğundan, hem kalorili hem yağ içeriği fazla, dikkatli yenilmesi gereken bir tatlı. Fakat kakao, çikolatanın aksine karbonhidratı ve yağı düşük, sağlığı koruyucu liften zengin, bitkisel proteinlerden bolca barındıran, magnezyum, potasyum, bakır ve çinko minerallerinin de doğal deposu. Hem bu besleyici değeri yüksek hem de birçok hastalıktan koruyucu polifenollerden yüksek miktarda ihtiva eden kakaoya, beslenme bilimi, fonksiyonel besinler arasında ilk sıralarda yer veriyor.

 

Çikolatadan Daha Değerli: Kakao sadece güneşte kurutulan kakao çekirdeklerinin öğütülmesi ile elde edilirken, çikolata yapımı birçok işlem basamaklarından geçmektedir. Çikolata üretim basamakları, yapılacak çikolatanın tipine göre farklılıklar gösterse de; temelde karıştırma, inceltme, konçlama, fermente edilme ve soğutma gibi işlemler dolayısıyla besin değerlerinde azalmalara neden olmaktadır.

 

Kakao Çekirdekleri Antioksidan Deposu: Yeşilçay, üzüm, nar gibi doğal antioksidan deposu taze meyvelere göre kakaonun, polifenolu karşılaştırmayacak kadar fazla içerdiğini belirtmeliyim. Yeşilçayda bulunan kateşin miktarı, kakaoda daha fazla. Nar ve üzümdeki kalp dostu antosiyanidin adlı antioksidan miktarı, doğal kakaonun içinde ise neredeyse 2-3 kat daha zengin. Günde 3-4 fincan yeşilçay, 1 kâse taze doğranmış nar ve üzüm yemek antioksidan açısından yararlı iken; sadece günde 2 yemek kaşığı kakaoyu süt ve taze meyveler ile tüketmek, neredeyse tüm vücudu koruyan günlük antioksidandan faydalanmamıza yarar sağlamaktadır.

 

Kalp Damarlarını Yeniliyor: Endotelyum dediğimiz tüm kan damarlarını saran ve damarda sertliğin oluşmasını önleyen yüzey, normalde çeşitli aktif maddeler salgılayarak kalbe giden damar içinin sağlıklı kalmasını sağlamaktadır. Kakao nitrik asit üretimini arttıran etki yaratarak kalpte, kalbe giden damarlarda hücrelerin bozulmasını engellerken, damarlarda oluşan yağ damlacık birikintilerini yok ederek damarın iç sağlığını korumaktadır.

 

Tansiyon Sorununa İlaç: Hipertansiyon hastaları ve gün boyu strese bağlı kan basıncı değişimleri yaşayanlar için kakaonun, antihipertansif ilaç kadar sağlığa yararı etkileri bulunuyor. Genelde kakao oranı yüksek çikolatadan günde 25-30 gram kadar tüketmenin tansiyon düzenleyici etkisi olduğu, bilinen bir bilimsel gerçekken; son zamanlarda açıklanan yeni bilimsel verilere göre, kakaonun, kakao oranı yüksek çikolataya göre daha iyi tansiyon düşürücü etkisi olduğu keşfedildi.

 

Kan Kolesterol ve Yağlarını Dengeliyor: Kakao sadece polifenollerden dolayı değil; kakaoda doğal bulunan, zeytinyağının temel yağ asidi olan oleik asidi yüksek miktarda bulundurması nedeniyle LDL kolesterol ve kan yağı artışını önleyerek iyi huylu kolesterolün konsantrasyonunu arttırarak kalbe dost etki sağlamaktadır. Kakao tüketiminden sonra, sindirim kanalında kolesterol emilimi ve karaciğerde LDL sentezi azalmakta, karaciğerin fazla kolesterol sentez mekanizmaları dengelenmektedir.

 

İnsülin Direncini Kırıyor: Özellikle obezitesi olan kişilerin insülin direnci görülme sıklığı çok fazladır ve günde 2 yemek kaşığı kakaoyu toz olarak sütle beraber tüketmenin insülin direncinde iyileşme, karaciğer yağlanmasında ise azalmaya etken olduğu görülmektedir. Kakao, pankreatik beta hücreleri fonksiyonlarını da arttırarak insülinin vücutta doğru kullanılmasını sağlamaktadır. Diyabeti olanlar ve obezitesi bulunup insülin direncine sahip olan kişilerin, kan şekerlerinin düzenlenmesi ve insülinin kolay kullanılmasını sağlayarak insülin direncini kırması için şeker içermeyen kakaolu yiyecekleri tüketmelidir diyebilirim.

 

Fit Yaşam Beslenme Uzmanı
Selahattin Dönmez