ŞUBAT KAPAK KIZI : SİNEM KOBAL

Gönül İşleri dizisiyle ekranlara dönen güzel oyuncu Sinem Kobal ile tüm yoğunluğunun arasında samimi bir sohbet gerçekleştirdik

RÖPORTAJ: MELİS CENANİ (meliscenani@gmail.com)

Nasılsın Sinem?
Şu sıralar hayatımın oldukça keyifli bir dönemindeyim, çok yoğun sadece ama genel olarak iyi bir dönem olduğunu söyleyebilirim.

Hayatını kolaylaştıran ve zorlaştıran karakter özelliklerin hangileri?
İnişlerimizde çıkışlarımızda keşfediyoruz ya biraz da onu o nedenle dönem dönem değişiyor açıkçası. Mesela kinci olmamamı, affedici olmamı bir yandan seviyorum, bir yandan da sevmiyorum. Hayata karşı da, kendime karşı da çok dürüst olmamı seviyorum, realistimdir ama aynı zamanda da çok hayalperestimdir. Bu ve benzeri çelişen yanlarım var. Ama genel olarak baktığımda en sevdiğim yönüm her ne yaşarsam yaşayayım, ne durumla karşılaşırsam karşılaşayım karşı taraftan aldığım olumlu ya da olumsuz şey benim karakter yapımı değiştirmez. Bu beni bir yandan zorlasa da, diğer yandan mutlu eden bir özelliğim. Duygusal ve duyarlı biri olmam bu mesleği yapmam için kendi adıma bir nimet ama tabii ki kendi hayatımda beni yoruyor. Bazı şeyleri daha yüzeysel geçebilmek isterdim ama belki o zamanda bu, ben olmazdım. Hayatta olumlu ya da olumsuz herşeyin bizi büyütmek ve bize birşey katmak için geldiğini düşünüyorum ve herşeyi sevgiyle karşılamaya çalışıyorum.

Burcun ne?
Aslan ama yükselenim ikizler (Gülüyoruz).

Bestyle mag_2015_01_26317855r

Çocuk yaştan bu yana içerisinde olduğun oyunculuğun şu an tam olarak neresinde olduğunu hissediyorsun?
Başlarda herşey oyun gibiydi, şu an farkındayım. Nasıl birileri kalkıp okula, basketbol oynamaya ya da baleye gidiyorsa benim için sete gitmekte öyle normal birşeydi, bir sosyal aktivite gibiydi. Daha sonrasında mesleğim olduğunu hissetmeye, kendimi de işimi de daha ciddiye almaya başladım. Çocuk yaşta belki oyun gibi geliyor, iç güdüsel olarak yapıyorsun fakat sonrasında o iç güdünün peşinden gitmek ve onu geliştirmekle ilgili oluyorsun, ben şu anda işin o aşamadayım. Oyunculuğun sonsuz bir serüven ve içsel bir yolculuk olduğunu düşünüyorum. Tamamen duyguların, ruhun, bedeninle ortaya koyduğun bir iş olduğu için hiçbir sanat dalının bir son noktası olduğuna da inanmıyorum. Hayat geliştikçe, insanlar değiştikçe, duygular keşfettikçe güzel ve bunun sonu bucağı yok. O yolculukta bir şekilde kavrulmaya ve içinde yoğurulmaya başladım ama sen bana bu soruyu 50-60 yaşında da sorduğunda herhalde aynı cevabı veriririm.

Hayatta çok plan yapan biri misin?
Hayatı akışında yaşamayı seviyorum çünkü hayatın insana neler getireceği hiçbir zaman belli olmuyor. Çok bambaşka yerlerde de olabiliriz, o nedenle çok fazla ileriye dönük düşüncelerim yok daha çok şimdinin, anın ve aldığım sorumlulukların hakkını vermeye çalışıyorum. Hayata pozitif bakan bir yanım var; kendime nelere katabilirim, etrafıma ne kadar faydam olabilir diye düşünüyorum. Hayata dair hep iyi dileklerim var.

Mutlu birisin, bunda çocukluğunu güzel geçirmeninde etkisi olabilir mi diye düşünmeden edemiyor insan…
Kalabalık bir ailenin içinde, güzel bir çocukluk geçirdim. Tüm yazlarımız kuzenlerimle, ailemle bir arada, iç içe olduğum kışları yine İstanbul’da komşuluğun olduğu bir apartmanda çocukluk arkadaşlarımla büyüdüğüm, gerçekten eğlenceli, sokakta varolabilen bir çocukluğum oldu. Bugün mesela sıkıştığım, ayarlarımın bozulduğu bir çok noktada çocukluğuma gidip beni nelerin sinirlendirdiğini, mutlu ettiğini, heyecanlandırdığını düşünüyorum ve çok rahat bir şekilde içselleşip kendimi bulabiliyorum. Bunu rahatlıkla yapabildiğim, pek çok şeyin cevabını bulabildiğim bir çocukluğum var. Daha sonrası ise çalışma hayatına başlayınca benim için nasıl geçtiğini anlamadığım, her yere yetişme halinde olduğum bir dönem. Belki de bundan dolayı bugün hala hep tezcanlı, bir yerlere yetişme halinde olan bir Sinem var. Eski röportajlarıma dönüp baktığımda hep “yaşlanınca da bu işi yapmak istiyorum” demişim, bunu söylememin üzerinden 13 sene geçmiş. Umarım bir 13 sene sonra daha aynı şeyi söyleyebilirim.

Bestyle mag_2015_01_26317588 1

O dönemi düşündüğünde hiç “çalışmaktan çocukluğumu yaşayamadım” diyor musun?
Belki gerçekten hala bu mesleği yapıyor olmasaydım veya kendimi bu mesleğe ait hissetmeseydim şimdi dönüp çocukluğumu yaşayamadım diyebilirdim. Ancak varolabildiğim yerin sahne olduğunu keşfettiğimden beri iyi ki çocukluğum öyle geçmiş diyorum. Varolacağım nokta oyunculuk olmasaydı, belki o benim için kaybedilmiş bir zaman olabilirdi.

Bu yoğunlukta sana ne iyi gelir?
Alarm kurmadan uyumak (Gülüyor). Arkadaşlarımı görmek, onlarla sohbet etmek, film izlemek, doğayla iç içe vakit geçirmek fırsat buldukça ormanda yürüyüş yapmak, ailemle vakit geçirmek beni şu ara en çok dinlendiren şeyler.

Adrenalin sever misin?
Tabii adrenalin severim, ekstrem sporlara karşı özel bir ilgim var. Paraşütle atlama yapıyorum, kite sörf yapıyorum. Sabit fikirli biri değilimdir, başkalarıyla empati kurmayı severim dolayısıyla şunu yaparım, bunu yapmam gibi keskin yanlarım yoktur. İyilik ve pozitif bazlı bir ruh olduğum için hayatta buna ters düşmeyecek herşeyi yapabilirim.

Kendine has bir stilin var, moda çok üzerine düşündüğün bir alan mı?
Çocukluğumdan bu yana modayla haşır neşir olmayı seviyorum. Annem hala anlatır; Kırmızı ayakkabı takıntım varmış, kendi kıyafetlerimi kendim seçermişim ve istediğim olmayınca kıyameti kopartırmışım (Gülüyor). O günden bugüne etrafı hep izlerim insanlar ne giymişler, ne takmışlar diye. Kıyafetlerin bir tamamlayıcı olduğunu, insana kendini iyi hissettirebildiğini ve ifade anlamında onlara destek olduğunu düşünüyorum. Bedeninde taşıdığın şeyler sana mutlaka bir etki veriyor ve başka insanlar hakkında fikir de veriyor.

Peki stiline dair biraz detay verecek olsan?
Ben kendimi spor kıyafetler giydiğim zaman çok rahat hissediyorum. Modayla aram iyi ama kendime yakışan şeyler giymeyi tercih ediyorum. Moda o kadar sıkıcı ki, her sene değişir” sözünü mantıklı bulanlardanım. İyi giyinen adamlar ve kadınlar görmek hoşuma gidiyor. Kıyafetlerimin üzerinde kendim birşeyler yapmayı seviyorum; tişörtler, ayakkabılar..vb onları kesip biçmek, boyamak, üzerinde oynamalar yapmak hoşuma gidiyor. Saç aksesuarları, takılar ve atkılarımdan vazgeçemiyorum.

Bu alanda takip ettiğin isimler kimler?
Tom Ford’un sade ama şık olan tarafını ve kalıplarını çok seviyorum. Ayakkabılara karşı zaafım var Christian Louboutin’i çok başarılı buluyorum, her ne kadar sancılı da olsa tüm modellerinin çok seksi durduğunu düşünüyorum. Yine ayakkabıda Jimmy Choo’yu beğeniyorum.

Bestyle mag_2015_01_26317526 1

Senin güzellik tanımın nedir?
Güzellik benim için ilk anda bakış ve gülümseme demek, ilk enerji galiba en çok bu şekilde geçiyor. Benim için ruhu, fiziği, enerjisi, duruşu herşeyiyle dikkat ettiğim bir bütün güzellik.

Biraz bakım sırlarından ve Garnier ile ortak çalışmanızdan söz edebilir misin?
Fazla kozmetik kullanmaktan kaçınıyorum sadece cildi temiz tutmaktan yanayım. Cildini temiz tuttuğun sürece gerçekten yenileniyorsun, başka da birşey yapmana ihtiyacın kalmıyor. Su bazlı ürünleri tercih ediyorum Garnier’le bu anlamda bir işbirliği yaptığımız için de çok memnunum çünkü normalde kendi hayatımda da kullanmaktan memnun olduğum pratik bir ürün. Bir de Garnier’in BB kremine bayılıyorum, tek kelimeyle hayatımı kurtarıyor, son zamanlarda sadece onu sürüp öyle dışarı çıkıyorum. Hem cildimdeki renk dengesini koruyor hem de yüzüme hafif bir canlılık veriyor, makyaj yapmama gerek kalmadan güne başlayabiliyor ve tüm günü öyle geçirebiliyorum. Saçım içinse aktarlarda satılan ürünleri kullanıyorum. Yazın cildim kuruduğu ve saçlarım deniz, kum, güneş üçgeninde yıprandığı için mevsim değişimlerinde mutlaka nem maskesi uyguluyorum.

Aşka dair neler söylemek istersin?
Herşeye aşkla, sevgiyle ve tutkuyla bağlı bir kızım. Hayatta hiçbir zaman bu konu üzerine çok fazla cümleler kurulabileceğine, konuşulabileceğine inanmıyorum aşkın tamamen hislerle yaşanan bir duygu olduğunu düşünüyorum. Yaşadıkça görüyoruz, öğreniyoruz, şaşırıyoruz ve büyüyoruz. Merhamet, vicdan, sevgi..vb bu duyguları hatırlamak çok güzel, bunlar bize insan olduğumuzu hatırlatan hisler.

Gönül İşleri dizisinden ve canlandırdığın Sevda karakteri hakkında konuşalım mı biraz?
Gönül İşleri şu an hayatımın %90’ını kaplıyor. Bu proje bana çok güzel dostluklar kattı. Canlandırdığım karakter, ilk okuduğum andan bu yana beni heyecanlandıran bir rol. Sevda, ters köşe bir karakter içinde zıtlıkları, gökkuşağı gibi rengarenk özellikleri olan biri. Kendisini keşfetmeye çalışan, defoları olan bir kız Sevda, o yüzden de onun o içsel yolculuğu beni çok cezbetti. Onunla yolculuk yapmak gerçekten benim için güzel bir deneyim.