STİL SAHİBİ SOFRALAR’DA BU AY : ATELIER FIORI52’DE İNGİLİZ SOFRASI ESİNTİSİ 

“Atelier Fiori52”. Balıkesir’de konumlanmış, rüya gibi bir mekân. Kapıdan içeri girip keşfetmeye başladığınızda, kendinizi Avrupa’da şehirden şehre geziyormuş gibi hissediyorsunuz. İçeri girip sizi kokusuyla büyüleyen sol taraf, sanırsınız Amsterdam yakınlarındaki Keukenhof’da bulunan çiçek bahçesi. Biraz ilerleyince karşınızda Paris sokaklarından fırlamış görkemli vitrine sahip butik bir pastane. Limonatanızı yudumladığınız kış bahçesi buram buram Capri adası kokuyor. Adım adım ilerledikçe insanın ruhunu saran masalsı bir tadı tüm benliğinizi kaplıyor. Duvarlarda yurtdışından alınmış yağlı boya tablolar, kara kalem resimler, fonda çalan şarkılar ruhunuzu okşuyor adeta. Binlerce anıya şahitlik etmiş antika parçalar, tüm ahengiyle bizi selamlıyor. Tam da kapılmış, bu manzarayı seyrederken; markanın kurucusu Begüm Tellioğlu bizi karşılamak için yanımıza geliyor. Zarif, gustosu yüksek ve stil sahibi, şık bir hanımefendi. Birlikte muhteşem sofrasına geçiyoruz. Masanın üzerinde gününüze anlam katan her şeyi, giderken satın alma lüksüne sahipsiniz. Evinizi Fiori52 ruhuna büründürmek için bizler adına müthiş bir ayrıcalık. Bu ayrıcalığı Fiori52 lezzetleriyle de tatlandırmak için birlikte mutfağa girip , harika bir tarif yaptık.

Atelier Fiori52’ye ruhunu veren Begüm Tellioğlu kimdir?
1991 Antakya doğumluyum. Lise yıllarına kadar Antakya’da yaşadım. Daha sonra Tarsus Amerikan Lisesi’nde okumak için Adana’da yaşamaya başladım. Lise eğitimimin ardından, İstanbul Koç Üniversitesi’nde ekonomi bölümünden mezun oldum. Üniversite eğitimimi tamamladıktan sonra, Londra’da Jane Packer Flower Flower School’da çiçek üzerine eğitimi aldım. Dekorasyona ve sunuma olan aşkım daha baskın olduğu için hayallerimin peşinden sürüklendim ve Atelier Fiori52’yi kurdum. Eşim Mert Tellioğlu ile iki yıllık evliyim.

Neden Balıkesir?
Eşim Mert Tellioğlu ile evlendikten sonra Balıkesir’e yerleştik. Atelier Fiori52 de, benim en büyük hayalimdi. Eşimin işi dolayısıyla Balıkesir’de yaşadığımız için de tercihimiz bu şehirden yana oldu. Belki de önceden sorsaydınız, ilk tercihim daha çok kişiye ulaşmak adına Balıkesir olmayabilirdi. Fakat sonradan gördüm ki; burada olmak, aslında benim için bir şansmış. İstanbul ve İzmir gibi büyükşehirlerde konumlanmamak, haliyle marka için merak uyandırıyor. Misafirlerimizin uzak şehirlerden ziyaretimize gelmeleri ise, bizim için paha biçilemez bir duygu.

Atelier Fiori52, bütünüyle Türkiye’de alışılagelmemiş bir tarzın göstergesi. Bize biraz anlatır mısın konsepti?
Atelier Fiori52, aslında içerisinde birçok güzelliği barındıran bambaşka bir dünya. Bu dünya, aslında tamamıyla benim hayal dünyamı yansıtan bir ayna. Ziyaretimize gelmeniz için birçok sebep bulabilirsiniz. Örneğin; sizin için özel dekore edilmiş masamızda, keyifli yemekler düzenleyebilirsiniz. Dünya mutfaklarını kusursuz yorumlayan yetenekli bir mutfak ekibimiz var. Ya da arzu ederseniz beş çayınızı, apayrı bir konseptte hazırlanan kış bahçemizde, patisserie ürünlerimiz ile yudumlayabilirsiniz. Bizi birçok yerden ayrı kılan bir diğer özellik ise; burada gördüğünüz ve masanıza dekor olan ürünlerin tamamını satın alabiliyor olmanız. Bu ürünlerin yanı sıra çok şık tasarlanmış köşelerimiz var. Birebir ürünlerinin kombinlemiş şekli ile sunum yapıyoruz. Alışverişinize, sizlerin beğenisine sunduğumuz ürünleri, bu dekorasyon köşelerimizden satın alarak da devam edebilirsiniz. En son çıkarken ise, çiçek ve çikolata alabilir ya da sizin için sevdiklerinize iletebiliriz. Bunların yanı sıra catering hizmeti vermekteyiz. İstanbul ve İzmir gibi büyükşehirlerde butik organizasyonları da üstleniyoruz. Atelier Fiori52 dokunuşuyla lezzet ve görselliği siz konuklarımız için en iyi şekilde sunmaya çalışıyoruz. Organizasyonlarımızda “Tablestyling” sofra sunumu zarafeti, bizim için en önemlisi. Kişiye özel isim kartlıkları, tabakların uyumu ve menüleri bir bütün olarak servis edip o günü şıklaştırmak, konseptimizin büyük bir parçası.

Atelier Fiori52 mimari oluşumunda, oldukça ince detaylar ve antika parçalar göze çarpıyor. Bir dekoratör desteği aldınız mı?
Ben yaşanmışlık seviyorum. İçinde ruhu olan parçaları seviyorum. Dümdüz, sıradan olan hiçbir şey beni cezp etmiyor. Hatırası olan, tavrı olan, baktıkça derin anlamlar yüklü ürünler ruhumu besliyor, beni içine çekiyor. Çok şanslıyım ki, eşim de benim gibi. En büyük zevkimiz Londra ve Paris’te antika dükkânlarını ziyaret etmek. Atelier Fiori52’de yurtdışından özel antika parçaların, tabloların yanı sıra kendi koleksiyonumuzdan değerli parçaları da sıkça görebilirsiniz. Masada servis edilen İngiliz porseleni tabaklarımız, kendi topladığımız özel koleksiyonumuz. Gümüş servisliklerimiz de mağazamızın gözbebekleri. Duvarda asılı olan el yapımı tabaklarımız ve sayamayacağım daha birçok ürün Atelier Fiori52’de, bizimle yaşamaya devam ediyor. Biz Atelier Fiori52’yi hayal etmeye başladığımızda, evimizin dekorunda da birlikte çalıştığımız Meziyet de Andria ile bir araya geldik. Zevklerimiz ve bakış açımızın aynı olmasından ötürü, uyumlu bir birliktelik yaşadık. Birlikte projelere imza atmaya devam ediyoruz. Ankara’da 600 metrekare bir evin uygulama ve dekorasyonu üzerinde çalışmalarımız devam ediyor.

Peki, bünyeniz de olan, satışını yaptığınız markalar var. Bu ailenin bir parçası olmak için kriterleriniz nedir?
Atelier Fiori52; heyecanlı, genç ve şahsına münhasır bir marka. Sınırlandıramadığım niteliklere sahip. Çiçekten çikolataya, organizasyondan Erhan Özusta’nın tasarım takılarına ve şık bir yemek davetine kadar, kendi tarzını bütünüyle yansıtan bir marka. Her bir kolu ilgi istiyor, yenilenmeye ve gelişmeye açık. Atelier Fiori52 tarzını yansıtan ve bizimle birlikte bu dinamizmi yakalayabilecek, dünyamıza ortak olan markaları bu ailenin parçası olarak görebiliriz.

En büyük hayal Atelier Fiori52’yi kurmaktı, ya sonrası?


Evet, en büyüğüydü. Ama sonrası için de birçok hayal var. Eylül’den itibaren ara ara ünlü şeflerimiz ile gurme yemekler düzenleyeceğiz. Yine özel günlerde davet yemeklerimiz devam edecek. Bilgilendirici nitelikte özel söyleşiler gerçekleştireceğiz. Bunların yanı sıra, çok istenilen workshopları da bu sezonda yapmayı istiyoruz. Yine Pazar günleri, Antakyalı biri olarak, tedarikini özel yaptığımız Pazar brunchlarımız devam edecek. Bu planlara, bir yeni hizmetimiz olan online satış sitemizi de ilave etmeye hazırlanıyoruz. Bünyemizde bulunan ürünlere, çiçek ve el yapımı çikolatalarımıza, www.fiori52.com adresinden kısa bir süre sonra ulaşabilirsiniz. Yine Fiori52 farkıyla… Ve en en en güzel haber ise; çok yakında İstanbul’da olacağımızın müjdesi… Yeni bir yapılanma olan İstanbul OPENHAUS’da, Atelier Fiori52 çiçekleri ve Spode gibi ayrıcalıklı markalar yer alacak.

“Begüm Tellioğlu sofrası” diye bir gerçek var. Nedir bu fark?


Benim sofralarımın farkını İngiliz porselenlerine ve gümüşlerine bağlı kılabiliriz. İngiliz porselenlerinin asilliği ve zarafetini hiçbir marka da bulamıyorum. Kendimi bu dünyaya ait hissediyorum. Sofralarımda Atelier Fiori52’de de satışını ve sunumunu yaptığımız Spode marka İngiliz porselenlerini kullanmaktan çok keyif alıyorum. Yine beraberinde yaşamımızın bir parçası olan Blue Blanc küplerimiz, mavi beyaz işlenmiş keten peçetelerimiz ve taze çiçekler kullanarak soframı kişiselleştirmekten büyük haz duyuyorum. Mavi beyazın ve çiçeklerin güzel enerjisiyle konuklarımı ağırlamak ise, benim soframın olmazsa olmazı…

En son İstanbul St. Reis’te karşılaşmıştık. Güzel bir organizasyona imza atmıştınız. Var mı başka şehirler için planlar?


Evet, oldukça güzel bir tesadüftü. Sonbahar renklerinin hâkim olduğu dekorda, günbatımına kadar süren keyifli bir organizasyonu üstlenmiştik. Bizim için büyük bir keyifti. Daha önce de söylediğim gibi; biz de OPENHAUS’un içinde yer alacağımız için çok heyecanlıyız. Çiçeklerimiz, çiçeklerimizi tamamlayan dekorasyon ürünlerimiz ve butik organizasyon çalışmalarımız ile geliyoruz. Çok fazla şubemiz olunması anlamında teklif geliyor. Ama bu noktada ben olumlu bakamıyorum. Çünkü her detayı ile özel ilgi bekleyen ve birçok kolu içinde barındıran bir markanın çok yayılması, sanki yaşanırlılığını ve gizemini muhafaza edemezmiş gibi geliyor bana. Bir gün benim kadar tüm benliği ile Atelier Fiori52’yi yaşayan biri olursa, her detayı ile yakından ilgilenmeyi ilke edinen bir ruhu tanırsam, belki o zaman şube verme adına tamam diyebilirim. Ama şimdilik üzülerek; maalesef…

Masa tüm görkemiyle bizi bekliyor, birlikte mutfakta neler pişireceğiz? Tariften biraz tüyolar verir misin?
Atelier Fiori52’nin en sevilen yemeklerini servis edeceğiz bugün. Biz seyahat etmekten çok keyif alan bir çiftiz. Yeni yerleri ziyaret ederken, yeni tatları da beraberinde keşfetmekten çok hoşlanıyoruz. Bugün de menümüzde olan limon soslu tagliatelle, bizim Capri adasında Paolino limon ağaçları altında yediğimiz özel bir lezzetti. Tadı damağımızda kalınca, tarifini sorduk ve kendimize göre revize edip mutfağımızda pişirmeye başladık. Püf noktası ise; limonun önüne geçmeyecek kadar parmesan ve krema kullanmanız. Çünkü o kadar fresh bir tat ki, yerken bu baskınlığı hissetmek isteyeceksiniz. Evet, bu kadar anlattık. Şimdi birlikte mutfağa geçip pişirelim isterseniz. Şimdiden herkese afiyet olsun…