SONBAHARDA EYLÜL ROTALARI

Kimileri için yılın en beklenen ayı eylül geldi, çattı. Yazın bunaltan sıcaklarından, kışın üşüten serinliğine geçmeden tam bir kurtarılmış ay olan eylülün tadını çıkarmayı bekleyenler, seyahat planlarını çoktan yapmaya başladı bile. Belki balayı tarihinizi, belki de yıllık seyahat rotanızı bu ay üzerinden planlamış olabilirsiniz. Hal böyle olunca bitki örtüsü değişmeye başlayıp, havadaki değişiklik kendini hissettirince biz de sizler için alternatif eylül ayı rotalarını listeledik. Sonbaharın gelişini müzik festivalinde, tarih kokulu bir ortaçağ kasabasında ya da masmavi bir denizde karşılayabileceğiniz çeşitli öneriler sizleri bekliyor.

BİR ORTAÇAĞ KASABASI

Albarracin – İspanya

Dar, taş döşeli sokaklar, el değmemiş tarih kokan binalar, muhteşem nehir manzarası… İspanya’nın bu küçük kasabasında yürürken kendinizi geçmişe adım atıyor gibi hissedeceksiniz. Kültürel seyahatlerden hoşlananlar için mutlak bir mücevher. Dağın tepesine kurulu bir yerleşim olduğu için bol bol merdiven çıkacağınız bu kasabada yediğiniz tapaslar çokta canınızı sıkmayacak. Bu ay şehrin azizi Santa Maria adına düzenlenen ve bir hafta süren festivalde müzik, dans gösterileri, kostüm yarışmaları yanında dünyanın en ünlü festivallerinden biri olan San Fermin festivalinde olduğu gibi boğalar sokaklara salınıyor. Mutlaka değerlendirmeniz gerekenler listesine burayı eklemeyi unutmayın!

GÖL KENARINDA ÇİÇEK BAHÇESİ

Yvoire – Fransa

Etrafı surlarla çevrili bir köy, Leman Gölü’nün kıyısında, görkemli şatosuyla 700 yıllık bir geçmiş… Gölün kuzey yarısı İsviçre’ye, güney yarısı Fransa’ya ait. Nyon’dan kalkan bir feribotla yaklaşık 45 dakika süren yolculuğun sonunda köye ulaşılıyor. Küçük restoranlar, ekmek ve peynir büfeleri, seramik eşya dükkanları ve enfes dondurmacılarıyla Savoya bölgesinin gözbebeği. Özellikle doğaseverlerin hayran kalacağı köyde ‘’Beş Duyu Bahçesi’’ adında botanik bir bahçe bulunuyor. Bu büyülü atmosfer farklı duygularınızı keşfetmenizi sağlayacak. Dingin, tertemiz adeta tam bir detoks merkezi. Leman Gölü’nün lezzetli Perche balığını yemeden dönmeyin.

MUHTEŞEM ŞEHİT POSİTANO –  AMALFİ’NİN İNCİSİ

Positano – İtalya

İtalya’nın en gözde noktalarından birisi, en popüler, rüya gibi. İnsana ruhu olduğunu hatırlatan bir yer, rengarenk, tam fotoğraflık. İtalyan esintisini derinden hissedeceğiniz, berrak masmavi sularında huzur bulacağınız, masal gibi küçük bir şehir. Amalfi manzarasını seyrederek Napoli’den 40 dakika gibi kısa bir sürede cennet şehire ulaşmanız mümkün. Muhteşem gün batımı manzarası, Santa Maria Assunta Kilisesi, limon kokan sokakları, şık butikleri, mağribi tarzındaki mimarisi, parmaklarınızı yememek için çırpınacağın lezzetteki mutfağı… Sıralamakla bitmeyecek kadar fazla güzelliği bir arada taşıyınca tüm dünyanın favori tatil noktalarından biri haline geliyor. Gidip gördüğünüzde kendinizi romantik hayaller kurmaktan alıkoyamayacaksınız.

 

BALAYI ROTASI İÇİN

Seyşeller

İpek gibi kumlar, içinizi ısıtacak güneş, tropik hayatın tüm izleri, mavi ve yeşilin tonlarının buluştuğu bir ada ülkesi Seyşeller. Son yıllarda balayı çiftlerinin en trend noktası olarak karşımıza çıkan bu ada, ‘’Creole’’ olarak tanımlanan Karayip-Afrika karışımı etnik bir kültüre ev sahipliği yapıyor. Dünyanın en iyi plajları listesinde yer alan ‘’Anse Laizo’’ plajı da adada yer alıyor. Gününüzü şnorkelle dalarak, palmiyelerin altında coconut suyunuzla beraber tembellik yaparak, botanik parklardaki devasa kaplumbağaları ziyaret ederek ya da tekne turuna katılıp en güzel adaları olan Praslin ve La Digue’yi görerek geçirebilirsiniz. Gözlerden uzak vizesiz lüks bir tatil deneyimi için mutlaka görülmesi gereken bir destinasyon.

PANORAMİK MANZARASIYLA GÖRSEL BİR ŞÖLEN

Karadağ

Bir Adriyatik ülkesi olan Karadağ’da size gülümseyen yüzler görmeye hazır olun. Bu sempatinin doğal bir getirisi olarak ülkeye vizesiz giriş yapabiliyorsunuz. Akdeniz ve Balkan kültürlerinin buluştuğu, harika yaşam koşullarına sahip, genel olarak lüksten uzak rahat bir tatile ihtiyacınız varsa, çok uzaklara gidecek enerjiniz de yoksa doğru yerdesiniz… Şöyle bir gidesi gelenler için biçilmiş kaftan demek mümkün. Yemyeşil orman kokusunu içinize çekip yenilendiğinizi hissedeceksiniz. UNESCO Dünya Mirası Alanı olan Kotor, Karadağ’ın en çarpıcı görüntülerinden olan Sveti Stefan Adası ve ‘’Karadağ’ın Miami’si’’ olarak bilinen Budva’yı keşfetmek size çok iyi gelecek.