Serdar Uzuntaş’la Hayatı ve Koleksiyonları Üzerine

serdar-uzuntas-roportaj-2049662

Moda sektörünün birçok farklı alanında çalışma imkanınız oldu; bizlere nasıl başladığınızı ve kariyerinizin gelişimini anlatır mısınız?

2002-2007 yılları arasında bir tekstil firmasında kadın koleksiyonu hazırladım. Firmadan ayrıldıktan sonra Londra’da yaşamaya başladım. Central Saint Martins’de moda eğitimi aldıktan sonra kendi markamı yaratmayı düşünmeye başladım. Kadın mı yoksa erkek koleksiyonu mu hazırlamam gerektiği sorusunu kendime sorduğum anlarda, dünya erkek moda ve hazır giyim fuarlarının başında gelen Floransa’daki Pitti Uomo’yu ziyaret ettim. Kadın fuarlarında görmediğim bir profesyonelliği görmek beni çok etkiledi. Türkiye’de ve Dünya’da erkek giyim marka ve tasarımcıları yeterli sayıda değil. Erkek modası da henüz kadınlarınkine oranla gelişim içinde. Tüm bunları hesaba katarak, ilk koleksiyonumu erkek giyim üzerine oluşturup Pitti Uomo’da lanse etme hayalim oluştu. Pitti Uomo’dan davet alınca ilk koleksiyonum ile çıkış hayalimi başararak erkek moda sektörüne adım atmış oldum. Benim erkek koleksiyonu hazırlamama karar vermemde bu fuarın çok büyük bir etkisi vardır.

Şu ana kadar içinde bulunduğunuz markette en çok hangi konumda bulunmak size sektör hakkında en sağlam fikirleri sundu?

Istanbul, Londra ve Milano’da yaşama şansına sahip olmam sektörün içinde ve dışında olan kendini kanıtlamış önemli insanlar ile tanışıp sohbet etmek bana daha iyi fikir sahip olmamı sağladı ve halen sağlamaktadır.

Kadın ve erkek için tasarlamanın artı/eksileri sizin gözünüzde nelerdir? Arada yaşadığınız geçiş sizin için zorlu bir dönüm noktası mıydı yoksa her zaman istediğiniz erkek tasarımı mı olmuştu?

Kadın tasarımlarının artısı, daha özgür ve daha yenilikçi tasarımlarınızı hayata geçirebilirsiniz. Kadınların daha yeniliklere acık olduğunu düsünüyorum. Eksi tarafı her sezon gelen yeniliklerin stil sahibi olmayanların işlerini daha çok zorlaştırdığını düşünüyorum. Yasam tarzlarını göz ardı ederek moda olan şeyleri giyerek hiçbir zaman bir stile sahıp olamamalarına yol açıyor. Erkeklerde yeniliklere kadınlar kadar açık değil. Her ne kadar erkekler de değişiyor, desek de bence bunun değişmesi için biraz daha zamana ihtiyacımız var. Erkekler için de aynı şeyi söyleyebilirim. Hayat tarzlarını göz ardı etmeleri onların stil sahibi olmalarına engel olacaktır.

Zor bir geçiş noktası olmadı. Dediğiniz gibi erkek koleksiyonları hazırlamak, tasarımla tanıştığım o günden vardı içimde. Erkek modasında uluslar arası platfromda koleksiyonlarımı sunup attığım doğru adımların fark edilip dünya erkek modasında trendleri belirlemede katkım olması da beni çok onurlandırıyor.

Türk tasarımcılarının birçoğunun aksine siz yurtdışında isminizi duyurup daha sonra lokal markete giriş yapmış oldunuz. Bu durumun getirileri tam olarak neler oldu? Pitti Uomo’nun sizi davet etmesi, Vogue İtalia’nın 200 Genç Tasarımcı ve WGSN’de Top 5 listesinde yer almanız kariyerinizden okuyucularımıza birkaç not.

İlk önce en önemli olan şey insanın kendisini en iyi şekilde ifade edebileceği ortam ve ortamlarda yaşayabilme şansını elde edebilmesiyle başlıyor. Ben kendimi bu konuda çok şanslı görüyorum. Benim için de kendimi en iyi ifade edebileceğim ve kendimi geliştirebileceğim şehirlerde yaşamak çok önemli. Yaptığım isleri uluslararası platfromlarda sunmam ve değerlendirilmesi büyük bir fırsat. Kendi yarattığım tasarımların değerlendirildiğini ve onurlandığınızı görmek çok gurur verici bir şey başta ülkem ve kendi adıma onur duyguyum sonuçlardır. Dünya insanı olmanın çok önemli olduğunu düşünüyorum.

Serdar Uzuntaş-London markası 2010’da hayatlarımıza girdi; fakat tasarımlarınız çok köklü bir duruş sergiliyor. Nostalji ile modernizmi her zaman harmanlıyorsunuz gibi bir duruş söz konusu. Serdar Uzuntaş erkeği kimdir, ne yapar, nerelerde dolaşır?

Serdar Uzuntaş London erkeği; maskülen, elegan, rafine ve spor bir ruha sahip. Yerine ve zamanına göre iyi giyinmeyi seven, trendlere boyun eğmeyen, kendi sitilini yaratmış ve tarzı konusunda ne istediğini bilen bir erkek şeklinde tanımlanabilir.
Aslında moda kurbanı olmayan bir erkekten bahsediyorum. Serdar Uzuntaş erkeği tam bir şehirli centilmendir. Her şeyden önce kendisine ve çevresine saygılı, kendine güvenen, özen gösteren, hayatında sporu yaşam biçimi haline getirmiş biri… Yeniliklere açık, seyahat etmeyi seven, sanatsal etkinlerde bulunan ve takip eden, kısacası koleksiyonlarımda hayatın kenarında değil tam ortasında durmayı bilen bir erkeğin tarzını yansıtmaya çalışıyorum.

 2014 Yaz Koleksiyonu’nuz için yarattığınız erkeği anlatabilir misiniz? Kumsaldan ibaret değil elbette gördüğümüz; bu beyler işlerine monokrom ve şık bir görünümle gidebilirken, rahatlamak için de soluğu kumsalda alabiliyorlar öyle değil mi?

Evet cok doğru. 2014 İlkbahar-Yaz koleksiyonumun adı “A DAY AT THE SEASIDE” Koleksiyonum için ilhamı kolejli İngiliz öğrencilerinin Brighton sahilinde geçirdikleri bir günden alıyorum. Koleksiyonumla okul üniformalarına ek olarak kendi kıyafetlerinden parçaların olduğu modern elagan şıklığın spor detaylarla buluştuğu, giyinmeyi seven bir grup arkadaşın yaşam tarzını sunmak istedim. Kısacası bir erkeğin kendi yazlık gardırobunu da rahatça oluşturabileceği bir koleksiyon. Yazlık elegant, smart causal takımlar ve tek ceket ağırlıklı koleksiyonumla, eski Türk Çini desenlerinden esinlenerek popline ve jersey kumaşlara uyguladığım desenlerimi Ceket, Pantolon, gömlek, polo ve bermudalar ile yaz tatillerinin stilinizinde fark edilmesi tatiliniz daha heyecanlı ve keyifli geçmesinde büyük bir rol alacağına inanıyorum.

MBFW ile ülkenizde ilk defa bir koleksiyon sunumu yaptınız. İtalya, İngiltere, Türkiye derken kültürler arası geçişler tasarımlarınıza nasıl yansıyor?

Evet MBFW ile Ülkemde ilk defa koleksiyonumu bir defile ile sundum. Kültürler arası geçislerle tasarladığım koleksiyonumu evrense bir dille sunabilmiş oldum.

Estetik Kavramı Üzerine

Estetik kavramınızın içini hangi dallar dolduruyor, genelde nelerden ilham alıyorsunuz?
Doğal, gerçek ve özgün olan her şey olabilir. Bunlar bir doğa resmi, bir artistin yaptığı bir çalısma, yaşadığım ülkelerde gördüğüm naturel hayatlar diyebilirim.

Güzellik anlayışınız nedir?
Güzellik anlayışım Doğal olan güzellik benim için gerçek anlamda güzelliktir.

Duruşuna hayran olduğunuz ve markanıza uyduğunu düşündüğünüz erkek kimdir?
Ryan Gosling
Modanın bir sanat dalı olduğuna inanıyor musunuz?

Evet inanıyorum. Çünkü yaptığınız her iste kendinizi ve duygularınızı hiçbir şeyin teshiri altında kalmadan kendinizi yansıtabiliyorsanız benim için zor bir sanatı gerçekleştirmişsiniz demektir.

Kişisel Zevkler

İdolünüz . . . . .Özgün insanlar

Favori kitabınız . . Ten Tenin Maceraları . .

müzisyeniniz . . . . .Sezen Aksu

lokasyonunuz . . . . .Istanbul London Milan

dükkanınız . . . . .Slaone Street London

moda tasarımcınız . . . .Junya Watanabe