Portre: Güneş Bayrak

 

Sürekli yeniliklerle gelişen moda sektörüne, değişik alternatifler sunmak üzere kurulmuş bir ajans OpiaPr. Moda sanatıyla ilgilenen her birime hizmet veren,kişiye özel fırsatlar sunan,yaratıcı ekibiyle harikalar yaratan ajansın güzel ve çok başarılı sahibi Güneş Bayrak ayrıca modanın nabzını tutan bir kadın.

 

 

Bugüne kadar kariyer planlamanızda neler yaptınız?

 

Basın ile ilgili kariyerime Cumhuriyet Gazetesi’nde çalıştığım dönem başladım. Sonrasında Cumhuriyet Gazetesi’ndeki yazılarımın referansı ile “The Fund for American Studies”aracılığıyla burslu olarak Charles Üniversitesi’nde Gazetecilik eğitimi aldım. Bu eğitimden sonra basın ilişkileri yapmak istedim. Bir süre Türkiye’nin önde gelen iletişim ajanslarında medya yönetmeni olarak çalıştım. Daha sonrasında,bir e- ticaret sitesinde kurumsal iletişim direktörlüğü yaptıktan sonra kendi ajansımı açmaya karar verdim. Hem basın tarafında hem de marka tarafında yer almanın şu an yaptığım işi çok iyi beslediğini düşünüyorum. Markalarımız adına her iki tarafın (basın ve müşteri)beklenti ve isteklerini bilerek, planlamalarımızı geniş çerçeveden bakarak hazırlıyoruz.

 

Ajansınızı ne zaman kurdunuz,ne isim verdiniz?

 

Ajansımı yaklaşık 3,5 yıl önce kurdum. İsminin kısa ve akılda kalıcı olmasını istediğim için Opia olmasına karar verdim.

 

Nasıl hizmetler veriyorsunuz,iletişimin anlamı size göre nedir?

 

Ağırlıklı olarak moda ile ilgili iletişim çalışması yapıyoruz. Nişantaşı’nda yer alan showroom’umuzda tasarımcıların ürünlerini sergiliyoruz. Diziler, bloggerlar, ünlüler ve dergilerle iletişim halinde olarak tasarımların kullanılmasını sağlıyoruz.

Markanın ihtiyacı olan tüm hizmetleri desteklemeye çalışıyoruz. Freelance olarak çalıştığımız fotoğrafçılar, prodüksiyon şirketleri de var. Markalardan aldığımız brief doğrultusunda isteklerini karşılayabilecekleri şekilde yönlendirme yapıyoruz. Amacımız markalara in house hizmet vererek, her an iç süreçlerine dahil olarak ilerlemek. Sunduğumuz hizmetler arasında ise; medya iletişimi, celebrity, blogger iletişimi, imaj danışmanlığı ve marka yönetimi bulunuyor.

 

Müşteriportföyünüz kimlerden oluşuyor?

 

Müşteri portföyümüz ağırlıklı olarak moda tasarımcılardan oluşuyor. Zaman zaman yeme- içme sektörü ile de çalışmalar yapıyoruz.

 

En etkili iletişim size göre nasıl olmalıdır?

 

En etkili iletişim sürdürülebilir olandır. Bugün dünyanın en büyük markaları hala iletişim çalışması yapıyor, PR ajanslarıyla çalışıyor. Sürekli olduğunda her zaman yeni bir alan, mecra yaratma fırsatınız var. İki taraf birbirini daha iyi tanıdığı zaman, süreç içerisinde her zaman daha iyi işler çıkacaktır. Ayrıca teknolojinin de hızlı ilerlemesi, sınırların kalkması, istediğiniz zaman istediğiniz bilgiye ulaşabilme lüksü, iletişimde farklı fırsatlar yaratmaya devam ediyor. Dolayısıyla iletişim fırsatları hiç bir zaman bitmiyor.

 

Kişi iletişimi ile firma iletişimi arasındaki farklar nelerdir?

 

Aslında çok fark yoktur, kişi iletişimi de bir marka iletişimidir. Kişileri, isimleri genelde marka olarak konumlandırıp iletişimini yapacağımız, işbirlikleri yapacağımız, network yapacağımız mecraları da aynı firma/markalara hazırladığımız iletişim stratejileri gibi düşünerek tasarlıyoruz.

 

Bugüne kadar yaptığınız işlerden unutamadığınız bir etkinlik var mı?

 

Çalıştığımız tasarımcıların MBFW’de yer alması bizim en büyük heyecanlarımızdan birisi. Dolayısıyla Serdar Uzuntaş’ın MBFW’deki defilesi bizim için çok mutluluk ve gurur vericiydi.

Bunun dışında çok iyi geri dönüş aldığımız ve iyi bir proje olduğuna inandığımız; Trendyol.com ve RaisaVanessa iş birliği de bizi mutlu eden projelerimiz arasında yer alıyor.

 

Ajans-müşteri ilişkilerinde nelere dikkat edersiniz?

 

Ajans – müşteri ilişkisinde iletişimin doğru sağlanması çok önemli. Her zaman ulaşılabilinir olmanız gerekir. Müşterinin isteklerini anlayıp buna uygun bir plan oluşturulmalıdır. Butik bir ajans olarak müşterilerimiz ile arkadaşlık ilişkisi gibi iletişim kuruyoruz. Aynı zamanda ajans müşteri ilişkisinin samimi olması gerektiğine inanıyoruz. Artık zaman çok hızlı ve iletişim sadece e-mail ile olmuyor. Biz kendi müşterilerimizle bir sure sonar arkadaş gibi oluyoruz. Özellikle de aynı bakış açısına sahip olduğunuzda işler her zaman daha iyi yürüyor ve sonuç her zaman pozitif oluyor. Önemli olan karşılıklı birbirini anlamak.

 

 

Kadınların bu sektördeki başarısını sırrı size göre nedir?

Aslında iletişim sektörünü kadın ve erkek olarak ayırmak doğru olmayacaktır. Kadınların yer aldıkları, ellerini değdirdikleri pek çok işte azimleri ile başarılı olduklarını düşünenlerdenim.  Zaten çalışıp bir emek harcandıktan sonra da kadın ya da erkek fark etmeksizin başarı kendiliğinden geliyor. Bizim sektörümüzde yani özel olarak moda endüstrisine hizmet eden ajansların kadın ağırlıklı olmasının sebebi ise; iletişim odaklı oluşumuz, detayların ön planda olması ve modanın kadınların ilgi alanı içerisinde olmasından kaynaklandığını düşünüyorum.