Porsche Satış ve Pazarlama Müdürü Selim Eskinazi ile Röportaj

Car and Fashion bölümümüzde bu ay otomotiv sektörünün en genç ve başarılı yöneticilerden Porsche Satış ve Pazarlama Müdürü Selim Eskinazi ile keyifli bir sohbet gerçekleştirdik.

 

 

 

  1. Selim Bey sizin için sektörün en genç yöneticisi diyebilir miyiz? Böylesine genç yaşta Porsche gibi bir dünya markasının satış ve pazarlama müdürü olmak müthiş… Başarınızın sırrı nedir?

 

Öncelikle çok teşekkür ederim. Bana göre başarının sırrı nedir sorusunu tek bir cümlede özetlemek mümkün değil. Başarıyı getiren birçok unsur var.

 

Sabancı Üniversitesi’nden 2006 yılında mezun olduktan sonra, Doğuş Otomotiv’in Management Trainee programına kabul edildim ve üniversite sonrası kariyerime çocukluğumdan beri yakından ilgilendiğim otomotiv sektöründe başlamış oldum. Katılmış olduğum MT programının içeriği gereği birçok eğitim aldım ve bu nedenle otomotiv sektörüne donanımlı olarak bir adım önde başladığımı düşünüyorum.

 

Eğitim sürecinden sonra farklı marka ve pozisyonlarda görev alarak kariyerime devam ettim. Doğuş Otomotiv çok önemli yöneticilere sahip büyük bir aile ve bu anlamda çok şanslı olduğumu düşünüyorum. Her gün yöneticilerimden yeni şeyler öğrenerek kendimi geliştirmeye devam ediyorum. Bu noktada bana her konuda büyük desteği olan ve tecrübeleri ile bana yol gösteren Sn. Anıl Gürsoy’a özellikle teşekkür etmek isterim.

Yukarıda belirtmiş olduğum avantajlara çok çalışmayı da ekleyerek 30 yaşında Porsche markasının Satış ve Pazarlama Müdürü görevine atandım. 2014 yılından beri görevime Porsche markasında büyük bir keyifle devam ediyorum.

 

  1. Genç bir yönetici olmanın çalışmalarınızda sağladığı avantaj ya da dezavantajlar oluyor mu?

 

Aslına bakarsanız, biz Porsche Türkiye ekibi olarak genel müdürümüz Sn. Anıl Gürsoy’da dahil olmak üzere oldukça genç bir ekibiz…

 

Diğer sektörler ve hatta belki de diğer markalar için farklılık arz edebilir ancak, Porsche gibi bir markanın satış ve pazarlaması diye düşündüğümüzde, markanın dinamiklerine uyumlu bir ekip olmak, önemli avantaj sağlıyor; yenilikçi, vizyoner, rekabetçi, gelişime açık, sonuca odaklı ve hedeflerini belirlemede net olan bir ekip… Durum böyle olunca, kendi adıma bir dezavantaj yaşadığımı söyleyemem. Diğer yandan, bir üyesi olduğum Doğuş Otomotiv ailesinin tecrübesi, know how’ı ve paylaştığı değerlerini de harmanlayabildiğiniz zaman, genç yönetici olmak, son derece avantajlı.

 

Son olarak şunu da belirtmeliyim ki yaptığımız iş tam anlamıyla bir takım işi. Bulunduğumuz nokta, elde ettiğimiz başarı, sadece bir kişiye atfedilemez. Biz Porsche Türkiye olarak yaptığı işi seven son derece uyumlu çalışan bir ekibiz.

 

  1. Porsche lüks bir marka olmasının yanı sıra, spor bir marka olarak daha çok biliniyor. Türkiye’de Porsche lüks otomobil olarak mı, yoksa daha çok spor bir otomobil olarak mı görülüyor? Müşterilerinizin yaşam stilleri bu algıyla örtüşüyor mu?

 

Porsche markasının hikayesi Ferry Porsche’nin sözleriyle başlar demek yanlış olmaz. Ferry Porsche “Başta, çevreme baktım fakat hayal ettiğim otomobili bulamadım: gücü verimli bir şekilde kullanan, küçük, hafif bir spor otomobil. Bu yüzden, hayalimdeki otomobili kendim yapmaya karar verdim” diyerek yola çıkmış. Ayrıca geçmişten bugüne motor sporlarına baktığımızda Porsche markası hep ön plana çıkan marka olmuş. Günümüzde de aslında tüm modellerimiz spor otomobil konsepti üzerine inşa edilmiş otomobiller. Bunları düşündüğümüzde Porsche bir spor otomobil üreticisidir ve Porsche tarafından sunulan tüm modeller sınıfının en iddialı modelleri arasında ilk sıralarda yer almaktadır.

Porsche markasının spor otomobil konseptini kalite, değer ve prestij ile birleştirmesi ile, Porsche için Lüks Spor otomobil kavramı çok da yanlış olmaz diye düşünüyorum.

Türkiye’deki Porsche kullanıcılarına baktığımızda sportif, dinamik ve heyecanlı bir yaşam tarzını seven, Porsche markasının ruhunu kendisiyle özdeşleştiren bir kesim tarafından beğenildiğini ve kullanıldığını söyleyebiliriz. Porsche’nin bir tutku olduğunu da ayrıca belirtmek isterim.

 

 

  1. Geçtiğimiz günlerde, benim de katılma fırsatı bulduğum Driving Academy etkinliklerinizden bahseder misiniz? Bu etkinliklere herkes katılabiliyor mu? Bu merkezin İstanbul’da seçilmesinin özel bir nedeni var mı?

 

Porsche Türkiye olarak misafirlerimizi bir Porsche’nin içine oturtup onların otomobili deneyimlemelerini sağlamak bizim en önemli amacımız.

Porsche Türkiye’nin de içinde bulunduğu 26 ülkenin dahil olduğu Porsche Orta ve Doğu Avrupa bölgesi, müşterilerine ve medya mensuplarına yönelik sürüş eğitimleri düzenlemek üzere İstanbul’da bir Sürüş Merkezi kurdu.

 

Porsche Orta ve Doğu Avrupa bölgesi yönetimi ve İntercity İstanbul Park yönetimi arasında gerçekleştirilen işbirliği neticesinde Mart 2015’ten itibaren hizmet vermeye başlayan Sürüş Merkezi, yaklaşık 3 milyon Euro’luk bir yatırımla hayata geçirildi.

 

Geçtiğimiz yıllarda Porsche tarafından düzenlenen profesyonel ileri sürüş eğitimleri ve etkinlikleri için çoğunlukla müşterilerimizle birlikte yurt dışına seyahat ediyorduk. İstanbul’da hayata geçirilen proje ile Türkiye’deki Porsche kullanıcıları için önemli bir ayrıcalık sağlanmış oldu.

 

Söz konusu yatırım için Türkiye’nin seçilmesinde, özellikle Doğuş Otomotiv ve Porsche Türkiye’nin bölgedeki en başarılı ülkelerden biri olması etkili oldu. Türkiye’nin lider distribütör firması olan Doğuş Otomotiv’in hizmet anlayışı ve Porsche Türkiye olarak operasyonel anlamda göstermiş olduğumuz başarılar, bu yatırımın İstanbul’da gerçekleştirilmesinde önemli etkenlerden biri oldu. Buna, etkinlik alanının havalimanına yakınlığı, bölgedeki lüks otellerin çokluğu gibi bir takım lojistik ve konfor öğelerinin eklenmesi de bugün içinde bulunduğumuz bu merkezin meydana gelmesini sağladı.

 

Sürüş Merkezinde müşterilerimize iki farklı eğitim paketi sunuyoruz. Eğitim paketlerinden ilki, günde yaklaşık 40 misafirimizin katılımıyla gerçekleştireceğimiz Sürüş Günleri. Sürüş Günleri’nde, katılımcılara slalom, frenleme, pist ve arazi sürüşü gibi çeşitli parkurlarda eğitimler veriliyor. Sürüş Günleri’ne tüm Porsche tutkunları katılabiliyor.

 

Sürüş Merkezi’nin sunduğu diğer paket ise, Porsche İleri Sürüş Eğitimi programı. Bu program, katılımcıların normal sürüş günlerinde uygulanan etapları daha yoğun bir şekilde deneyimleyebildikleri iki sürüş gününden oluşuyor. Sürüş yeteneklerini ilerletmek isteyen katılımcılar için eşsiz bir deneyim olduğunu belirtmek isterim.

 

 

 

 

 

 

  1. Bugüne kadar kaç etkinlik yaptınız? Bu yıl başka etkinliğiniz olacak mı? Ücreti nedir?

 

Bugüne kadar 700’den fazla misafirimizi Sürüş Günleri kapsamında İstanbul Park’ta ağırlama fırsatı bulduk. 2017 yılında ise 300’den fazla misafirimizi bu etkinliğimizde ağırlamayı planlıyoruz.

 

Türkiye’de müşterilerimize sunduğumuz eğitimler belirli bir ücret karşılığında veriliyor. Ancak biz eğitim bedelinin tamamını misafirlerimize yansıtmıyoruz. Porsche Sürüş Günleri’ne katılım bedeli 1.250 TL + KDV olup bu ücrete şehir dışından katılacak misafirlerimiz için konaklama bedeli de dahildir.

 

  1. 2017 yılında bizi hangi modellerin lansmanları bekliyor?

 

2017 yılındaki ilk lansmanlarımızı geçtiğimiz günlerde sizin de aramızda olduğunuz Porsche Sürüş Günü’nde gerçekleştirdik: Yeni Panamera’yı ve 718 Cayman’ı, burada ilk kez tanıttık.

 

Hem bir Porsche tutkunu, hem de Porsche Türkiye Satış ve Pazarlama Müdürü olarak, ne kadar tarafsız olabilirim bilemiyorum ama yeni modeller gerçekten benzersiz bir olmuş.

 

Panamera Ailesi’nin ikinci nesli olan Yeni Panamera, lüks segmentte performans simgesi olmaya aday. Öyle ki, 4S Diesel versiyonu, bugün dünyada seri üretilen en hızlı dizel otomobil konumunda.

 

Yeni Panamera modellerinin, motorları ve şanzımanı yeniden tasarlandı. Ekranları, sürüş asistanları ve bilgi-eğlence sistemleri yenilenen teknolojisiyle mükemmelleştirildi. Dinamik tasarımı, ikonik 911 tasarıyla daha güçlü bir bağ kuruyor.

 

Türkiye’de satışa çıktıktan sonra kendi tutkununu yaratan ve ülkemizde en çok tercih edilen Porsche modellerinin başında gelen Panamera’nın yeni neslinin de Porsche tutkunları tarafından büyük beğeniyle karşılanacağına inanıyoruz.

 

Bir diğer yeni modelimiz ise Cayman, yeni ismiyle 718 Cayman…

 

Bu dördüncü nesil otomobil, yeniden ele alındı ve çarpıcı, atletik ve etkileyici bir görünüme kavuştu. 2.0 litre motoruyla, 0’dan 100 kilometre hıza, sadece 4,7 saniyede ulaşıyor. 300 HP’lik güce sahip.

 

Birçok yeni nesil bilgi ve eğlence sistemlerinin bulunduğu 718 Cayman, spor sürüş deneyimi ile yakıt verimliliğini buluşturuyor. Günlük sürüş kolaylığını, performans ile buluşturmasıyla, tam bir Porsche ruhuna sahip olduğunu söyleyebilirim.

 

2017 yılının önümüzdeki döneminde ise Panamera Sport Tourismo model ailesinin lansmanlarını gerçekleştirmeyi planlıyoruz.

 

 

 

  1. Porsche modelleri içinde en çok hangi modeli seviyorsunuz? Neden?

 

Bir Porsche tutkunu olarak Porsche modellerini birbirinden ayırmak aslında benim için çok mümkün değil. Porsche’nin geçmişten günümüze baktığınızda her modelinin aslında bir spor otomobil vizyonuyla üretildiğini görebiliyoruz. Porsche her zaman üretmiş olduğu otomobillerin performansına önem göstermiş ve çalışmalarını bu doğrultuda gerçekleştirmiştir. Kompakt SUV segmentinde yer alan Macan, SUV segmentinde yer alan Cayenne ve lüks sedan segmentte yer alan Panamera’nın aslında spor otomobil segmentinde yer alan 718 ve 911 modellerinden performans olarak çok fazla da farklılıkları yoktur. Porsche model tercihi genelde ihtiyaçlar doğrultusunda şekillenmektedir. Örneğin çocuklu aileler için 4 kapılı spor araçlarımız, 2 kapılı spor araçlarımıza oranla daha kullanışlı olacağı için tercih sebebinde öncelik taşımaktadır. Benim şu an tercihim hayat tarzıma da uyacağını düşündüğüm geçmişten gelen çizgisiyle beni her zaman etkilemiş olan 911 modelidir.

 

 

 

 

  1. Kadınlar en çok hangi Porsche modelini tercih ediyorlar? Neden?

 

Şu an Türkiye’de satışını gerçekleştirdiğimiz ve kadınlar tarafından en çok tercih edilen modelimiz Porsche Macan. Macan modelimiz aynı diğer Porsche modelleri gibi sportif ve motor sporları odaklı yaratılış felsefesinin bir ürünüdür. Yani, aracın teknik değerlerine baktığımızda ya da direksiyonu başına geçtiğimizde bir Porsche’nin sahip olduğu ve her zaman olacağı sürüş zevki onda da mevcut. Kadın sürücülerin yoğunlukta olduğu kompakt SUV segmentinde bu şekilde fark yaratan bir modelin olmasının kadınların dikkatini çektiğini düşünüyorum.

 

  1. İşiniz dışında hayal edipte gerçekleştiremediğiniz ya da gerçekleştirmeyi planladığınız neler var?

 

Seyahat ederek yeni yerler ve yeni tatlar keşfetmeyi çok seviyorum. Bu nedenle en büyük hayalim dünyayı gezmek ve farklı deneyimler yaşamak. Her sene daha önceden gitmediğim bir yere gitmeye çalışıyorum.

 

  1. Erkek modasını yakından takip ediyor musunuz? Tarzınızı nasıl tanımlarsınız?

 

Modayı farklı mecralardan takip ediyorum. Güncel trendleri takip etmenin biraz da işimizin bir parçası olduğunu düşünüyorum. Bu nedenle evet modayı takip ediyorum ama her yeni moda trendinin de herkes tarafından uygulanması gerektiğini düşünmüyorum. Benim için moda kendime yakışan renk ve tarzı uygulamak. Porsche gibi dinamik bir markayı temsil ederken farklı zamanlarda farklı tarzlarda giyinmek gerekiyor. Ben de bu doğrultuda yerine göre klasik ve spor tarzlarını tercih ediyorum. Takım elbise dışında iş hayatımda ağırlıklı olarak lacivert tonlarında kıyafetleri tercih ettiğimi söyleyebilirim.

 

 

  1. Tarzınızı tamamlayan olmazsa olmazınız nedir?

 

Saat olmazsa olmazlarım arasındadır. Bir erkeğin tarzını tamamlayan en önemli aksesuarlardan biri olduğunu düşünüyorum.

 

bestylemag_selimeskinazi-8363

Röportaj: Ceyda Akyol

Fotoğraf: Deniz Akseki