NİSAN KAPAK KIZI: HAZAL KAYA

Untitled-1-2

 

DOĞAL VE AKILLI

Maral dizisinin genç ve güzel oyuncusu Hazal Kaya BeStyle çekimi için büründüğü yeni görüntüsü, hayalleri, samimiyeti ve tüm enerjisiyle bu ay sizlerle buluşuyor

YAZI: MELİS CENANİ – meliscenani@gmail.com

Senaryosu, Pınar Bulut Deren ve Kerem Deren gibi oldukça iddialı işlere imza atmış iki usta kalemin elinden çıkan Maral dizisi Hazal Kaya ve Aras Bulut İynemli gibi genç ve dinamik bir ekiple yoluna başarılı bir şekilde devam ediyor. Hazal Kaya’yla bunca yıllık editörlük maceramda ilk defa biraraya geliyoruz, ben bu duruma şaşkınım o ise pek çok şeyi şaşkınlıkla karşılayabilecek kadar doğal ve tatlı biri zaten. Enerjimiz tutuyor, uzun zamandan beri bu denli genç biriyle röportaj yapmadığım düşüyor aklıma ama güzel oyuncunun cümleleri o kadar mantıklı ve net ki kısa sürede düşüncelerim bulutların hızla yoluna devam etmesi gibi dağılıveriyor. Sonrasında da kendimi röportajın akışına bırakıyorum, inanın bir röportajın akıyor olması kadar güzel bir şey yok. Tanrı editörleri hep böyle genç ve akıllı insanlarla biraraya getirsin, ne diyeyim.

 

Hazal, oyunculuk serüvenine erken atıldığını düşünüyor musun?

Bence erken başladığım için bir yandan çok avantajlıyım, bir yandan da dezavantajlı. Sonuçta 16-17 yaşımdan bu yana, oyunculuk dışında da yaparken dikkat etmem gereken pek çok şey var. Bugüne gelecek olursak neticede çok mutlu olduğum bir iş yapıyorum ki sanırım düşündüğümde bu en güzel şey. Kendimi iyi hissettiğim bir mesleği icra ediyorum, bu herkese nasip olacak birşey değil.

 

‘Ailenin küçük kızı’nı oynamaktan sıkıldığın oluyor mu?

24 yaşımdayım, zaten minyonum bunun ekmeğini uzun süre yiyeceğim (Gülüyor). Eninden sonunda daha kadınsı olacağım, onunda zamanı gelecek ama şu an skalamı genişleten birşey olduğu için sevdiğim bir özelliğim küçük göstermem.

 

Mesleğinle alakalı geleceğe dair hayallerin neler?

Hayallerim var ama planlarım yok diyebilirim. Aslında nereye kadar mutlu hissedersem oraya kadar benimle gidecek bir iş yapıyorum. Mutsuz olduğum an, bir dakika bile düşünmeden bırakabilirim yaptığım işi onu çok iyi biliyorum. Belli ki yakın zamanda da mutsuz olmayacağım (Gülüyor).

 

Bugüne kadar hep çok iyi isimlerle çalıştın, bu senin oyunculuğun için avantaj oldu diyebilir miyiz?

Çok iyi hocalarım oldu, dediğin gibi biraz da onlara borçluyum bunu aslında. Tabii ki ben de çok çalıştım, çabaladım hiçbir şey kendi kendine gelişmiyor ama ustalarım çok iyiydi benim. Oyunculuğua başladığım ilk günden bu yana öğrenmeye, etrafımdaki insanlarda öğretmeye çok açıklardı, bu galiba biraz da benim şansım aslında.

 

Maral dizisindeki yeni ekip nasıl?

Yeni ekipte herkes kendi alanında oldukça önemli isimler. Daha önce çalıştığım setlere oranla daha genç bir iş, birarada çalışırken çok eğleniyoruz.

Untitled-3-4

 

Kendinde memnun olduğun ve olmadığın özelliklerin neler?

Aceleci olmam beni zorlayan bir özelliğim. Bazen fazla net ve düz bir tipim bu zaman zaman yanlış anlaşılmalara sebebiyet verebiliyor. Her lafa girdiğimde başta; “Lütfen söylediklerimin altında birşey aramayın, aslında ne söylemek istiyorsam onu söylüyorum” diye belirtirim mesela. Hayatın her alanında bu özelliğimi önemli buluyorum, insanı dolambaçlı ilişkiler kurmaktan koruyor bir de bence zorlamaya gerek yok, çünkü zaten diğer türlüsünü pek beceremiyorum.

 

Çok yoğun bir set programın olduğunu tahmin ediyorum, seni ne dinlendirir?

İşim yoksa evime giderim çünkü senin de söylediğin gibi sette çalışıyorum (Gülüyoruz). Kendime asosyal diyemem ama bu tempoda çalışırken sosyalleşmeyi çoğunlukla vakit bulamıyorum açıkçası.

 

Fırsat buldukça ne okur, ne izlersin?

Bu ara elime ne geçerse okumaya çalışıyorum, seçici olacak vaktim yok. Genelde hep çok güzel şeyler izlerim ama esas geçtiğimiz yıl verdiğim bir senelik arada öyle şeyler izledim ki, şu an aklıma geldikçe hala enerjim yükseliyor. Filmlerden vazgeçilmezlerim; The Broken Circle Breakdown, Birdman, Whiplash, The Theory Of Everything. Dizilerden favorilerim ise; The Knick, The Good Wife.

 

1 yıl Amerika’da kaldın biraz bu süreçten bahsedebilir misin? Buradaki döngüye verdiğin o ‘es’i nasıl anlatırsın?

2013 yazında oyunculukla alakalı eğitim almak için Amerika’ya gittim. Oradayken burada ne kadar hırpalandığımızı farkettim; düşünsene yaptığını yanlış bulmamakla beraber aynı zamanda seni destekliyorlarda. Merakını, hevesini destekliyorlar, birikimine saygı duyuyorlar. Düşünsene ben hayatımda ilk defa film izlediğim için takdir edildim, bu çok acayip birşey. Orada olduğum sürede özgüvenim ve hevesim tazelendi diyebilirim.

 

Amerika’da sektörü gördükten sonra Türkiye’deki şartları nasıl değerlendiriyorsun?

Biz Amerikalı bir oyuncuyu dizideki performansına göre değerlendirebiliriz ama Türk bir oyuncuyu değerlendiremeyiz çünkü buradaki şartlar belli. Amerika’da 8 saatin sonunda sette bırakın oyuncuyu ışıkçı ışığı kapatıp gidiyor. Biz yirmili saatler çalışıyoruz, bazen yeri geliyor gün deviriyoruz. Rağmen Türk dizi sektöründe çok iyi işler ortaya çıkıyor.

 

Sana neler ilham kaynağı oluyor Hazal?

Ben çok heyecanlıyım, iyi bir film izlediğimde, güzel bir kitap okuduğumda arada durup “ah yaa” falan diyor, sağlara sollara devriliyorum (Gülüyoruz). Özetle heyecan duyduğum herşeyden ilham alıyorum diyebilirim. Bu, okuduğum bir cümle, duyduğum bir melodi, yeni tanıştığım birinin merhaba deyişi de olabilir. Devamlı bir gözlem halinde olduğum için de herşeyi çok sorguluyorum. Bu zaman zaman etrafımdakiler için yorucu olabiliyor ama herhalde avukat çocuğu olduğum için sebep-sonuç ilişkisini hayatımda zirvede bir yerde tutuyorum.

 

Oldukça rahat ve cool gözüküyorsun. Modayla aran nasıl?

Benim hayatıma moda Aşk-ı Memnu dizisiyle girdi ve o günden itibaren hala modayı öğreniyorum diyebilirim. Onun dışında sabah evden çıkarken, giyinmek üzerine “bugün çok uzun süre dışarıda kalıcam, acaba ne giysem rahatımdan ödün vermem” diye düşünerek çıkıyorum, gerisini sen düşün (Gülüyor). Modayla olan ilişkimde rahat olmanın dışına çıkacak olursak eğer kendimi bu konuda Özgür Masur ve stilistim Atilla Mutlu’ya bırakıyorum, onlar sağolsunlar benim için en ideal olanı düşünüyorlar.

 

İnanılmaz kilo vermişsin, nasıl başardın?

Şeker hastası olduğumu öğrendim ve hastalığımı farkettiğim andan itibaren iki hafta bana verilen öneriler doğrultusunda beslendim. Her hafta bir gün istediğimi yediğim ‘free’ günüm oluyordu ama o günlerde de eskiden bayılarak yediğim şeyi yediğim zaman başım öyle bir dönüyordu ki anlatamam, meğerse alışkanlıktan ötürü insan farketmiyormuş ve bunu normali olarak benimseyebiliyormuş. Yeni beslenme düzenimden yani özetle özüme dönmüş olmaktan çok memnunum. Sağlığıma kavuşmak için kilo verdim ve şimdi 34 bedenim, vakit buldukça bu düzeni sporla desteklemeye çalışıyorum.

 

Bize, senin hakkında pek bilmediğimiz birşey söylemeni istesem?

Sevdiğim herkesi çok sahiplenirim ve onları korumak için bir anda değişebilirim. Bazen aşırıya kaçabiliyorum o nedenle kendimde dengelemeye çalıştığım bir durum bu. Hayatta bin tane arkadaşım yok, dışarıya kapalı bir insanım dolayısıyla da hayatımda minimumda tuttuğum insanları sahiplenmeyi seviyorum.

 

Seni karşı cinste ne etkiler ve neye dayanamazsın?

Ben galiba zekadan etkileniyorum. Fazla hazırlanmış görüntüden ise hiç hoşlanmıyorum. Karşımdaki insan korkunç bile giyinebilir ama yeter ki zorlama olmasın.

 

Cildin çok iyi gözüküyor, özellikle uyguladığın bir bakım var mı?

Sette sürekli makyaj yapıldığı için cildime iyi bakmaya özen gösteriyorum, özellikle temizliği benim için en önemli aşaması diyebilirim. Bir de ic mekan, dıs mekan cekimleri devamlı değiştiği için cildimin ve vücudumun nem dengesini korumaya özellikle özen gösteriyorum.

 

Hayatının en özel yerinde ailen dışında kimler var, bizi onlarla tanıştırır mısın?

Evim ve evimdeki canım kedi, köpeklerim var. Evet kariyer, dışarıdaki hayat bunlarda çok önemli şeyler ama benim için ev ve evimin içinde artık her biri neredeyse birey haline gelen kedi ve köpeklerim de bir o kadar değerli. Boy boy 3 köpeğim (Luna, Sherlock ve Murphy) ve iki kedimle (Leyla ve Şahika) mutlu mesut yaşıyorum, şansıma hepsi acayip iyi huylular ve birarada çok iyi geçiniyorlar, bu beni inanılmaz mutlu ediyor.