LAMBORGHINI İLE BOLOGNA YOLLARINDA

İtalya’nın kuzeyinde bulunan ve kızıl şehir olarak bilinen Bologna’da Lamborghini’nin iki süper modeli Aventador ve Huracan’ı test etme fırsatı bulduğumuz harika 2 gün geçirdik. Test sürüşü öncesi hem fabrikayı hem de müzeyi ziyaret ederek Dünya markası nasıl olunur bir kez daha gördük.

Heyecanlı ve dolu dolu bir seyahatti…

Bilmeyenler için Lamborghini markası nasıl doğdu biraz bahsedelim. Lamborghini  ikinci dünya savaşından sonra kurulmuştur. Üretim hayatına traktör ile başlayan Ferruccio Lamborghini hızlı spor arabalara da büyük ilgi duymaktadır. O zamanların da hızlı spor arabası olarak bilinen Ferrari ‘yi kullanmaktadır. O dönem Ferrari’nin çok fazla arıza vermesi sonucunda kurucusu Enzo Ferrari ile görüşen Ferruccio Lamborghini, otomobilin çok fazla arıza yaptığından şikayet ederken Enzo da; “bu en iyisi daha iyisini yapabilirsen yap görelim” demiştir. Bunun üzerine  Ferruccio Lamborghini şirketine gitmiş ve mühendislerine  Ferrari’yi incelemelerini söylemiştir. İnceleme sonucunda traktörde kullandıkları teknolojinin aynısı olduğunu görmüşlerdir.

Ferruccio Lamborghini böylece otomobil üretmeye başlamıştır. Enzo Ferrari ile o olaydan sonra bir daha görüşmeyen Ferruccio Lamborghini şirketi hakkında hiçbir bilgiyi sızdırmamıştır. Çünkü Ferrari’ den daha iyi spor araba yapmaya karar vermiştir. Böylece hayalleri süsleyen Lamborghini markası doğmuştur.

Heimizi etkileyen, gücün simgelerinden biri ve markanın logosu olan Boğa ise  Ferriccio Lamborghini’nin burcu olan “Boğa” burcundan gelmektedir. Ferriccio Lamborghini’nin boğalara olan sempatisi sebebi ile birçok modeline boğa güreşleriyle alakalı ya da yenilmez boğaların isimlerini vermiştir.

Seyahatimizde ilk durağımız Bologna ile Modena arasındaki küçük bir köy olan Santa Agata’da yer alan Lamborghini fabrikası ve müzesi oldu.

Fabrika girişinde ve genelinde müthiş bir güvenlik var. İçeri cep telefonu, fotoğraf makinası ve kamera gibi cihazlarla girmek tamamen yasak.

Bir Lamborghini’nin varoluşunu başından sonuna kadar görmek oldukça etkileyici ve unutulmaz bir deneyim.

Lamborghini Müzesi 2001’de açılmış. Ziyaretçileri Lamborghini’nin geçmişinden geleceğine götüren otantik bir deneyim oluşturmak için tamamen yenilenmiş. Girişte, ziyaretçiler Aventador’un sesi ve bir Huracan’ın kükremesi ile karşılanıyor ve hemen Lamborghini’lerin çok aşina oldukları sesleriyle sarılıp sarmalanıyorlar. Ardından, Santa Agata’da yaratılan ilk araç olan 1963 350 GT ve efsanevi Miura ile tanışıyorlar. 2 kattan oluşan müzede geçmişten geleceğe tüm efsanevi Lamborghini modellerini yer alıyor. Benim yanından ayrılmak istemediğim modeller ise 1968 model Miura Roadster ve 2018’de lansmanı yapılacak SUV konsepti olan Urus’tu. Özelliklede Urus’un kırmızı rengi ve muhteşem tasarımı sanırım uzun süre hafızamdan silinmeyecek.

Bu verimli ve keyifli günün sonrasında sıra fabrikanın önünde bizleri bekleyen Avetador ve Huracan’ları test etmeye gelmişti. Otomobillerin sınırlarını zorlayamasak da gerçi ne kadar zorlayabiliriz bilmiyorum ama muhteşem manzaralı köy yollarında her iki modeli de deneyimleme fırsatımız oldu.

 

_44I9195
İlk olarak tercihim Lamborghini’nin yeni boğası Aventador LP 700-4 oldu. Fiyatı tam 1.100.000 Euro. Etkileyici dış tasarımının yanı sıra yukarı doğru açılan kapısından içeri girerken bir anda kendinizi daha güçlü hissetmeye başlıyorsunuz.

0-100 km/sa hızlanmasını 2.9 sn’de tamamlayan modelin maksimum hızı 350 km/sa bu değerlere olağan üstü performans demek bile yetersiz kalıyor sanırım. Hız demişken vites değiştirme süresi (sadece 50 milisaniye) ile birlikte yüksek düzeyde heyecanı size garanti ediyor. Bu kadar güçlü bir aracın son derece hafif şasi, hassas yol tutuş ve yarış seviyesinde bir performansı birarada sunması müthiş bir çalışmanın sonucu.

Bu süper lüks otomobile binerken iç mekanla daha doğrusu kokpit ile ilgili endişelerim vardı. Bilirsiniz fazla tuşlar, teknolojik düğmeler biz kadınları genellikle korkutur. Fakat Sürüş Seçim Modu Sistemi’nin yer aldığı TFT kokpit ekranından başta olmak üzere ileri teknoloji ürünü özellik ve donanımlarını o kadar hızlı kavrayıp adapte oluyorsunuz ki inanın ben bile kendime şaşırdım.

Aventador LP 700-4’ün Haldex dört tekerlekten çekiş sistemi güç dağılımını ön ve arka tekerleklere dağıtıyor. Birkaç milisaniye içinde debriyaj sürüş dinamiklerine uyacak şekilde adapte oluyor. Sürüş Seçim Modu Sistemi (Drive Select Mode System); sürücünün, aracın karakteristik özelliklerini (motor, şanzıman, diferansiyel, direksiyon ve dinamik kontrol gibi) Yol, Spor ve Pist adlı üç ayar içerisinden seçerek kişisel tercihlerine uyarlamasını sağlıyor.

Üreticisine göre bir Lamborghini daima sahibinin tarzı ve tercihleriyle mükemmel bir uyum içinde olmalıdır. Bu bakımdan kişiselleştirme seçenekleri bitmek tükenmek bilmiyor. Renkler, malzemeler, üst düzey ses/müzik sistemi…  gibi seçimlerde sınır tanımıyor.

Aventador ile keyifli sürüşün ardından Lamborghini Gallardo’nun veliahtı yeni Huracan LP 610-4 ile yola devam ettik.

Kusursuz ve benzersiz tasarımı, inovatif teknoloji paketi, olağanüstü dinamikleri ve mükemmel kalitesiyle Huracan, süper spor otomobil deneyimini yeni bir düzeye taşıyor. Huracan sürüşü kolaylaştıran yol davranışlarının yanı sıra olağanüstü performansı hem lüks hem de sportif bir görünümle birleştiriyor.

Hassas teknoloji ve üst düzey el işçiliği, sert köşeler, tek parça ve işlenmiş hacimler ve hassas yüzeylere sahip cesur bir tasarımla bir araya geliyor.

 

325km/s üzerindeki maksimum hızı ve 0-100 km/s hızlanmasını 3,2 saniyede, 0-200 km/s hızlanmasını ise sadece 9,9 saniyede tamamlaması, Huracan’ın tekerleklerindeki dinamik deneyimi de açıklamaya yardımcı oluyor.

Huracan’ın farklı sürüş modlarından arzu edileni, direksiyon üzerinde yer alan seçme düğmesiyle seçilebiliyor. Bu modlar arasında yolda çekiş odaklı sürüşten yarış pistinde olağanüstü performansa kadar dinamikler sisteminin üç farklı ayarı yer alıyor: Günlük kullanım için geliştirilen STRADA, direksiyondan daha az geri dönüş veriyor ve çekiş gücüne odaklı bir şekilde çalışıyor. Biraz daha yüksek direksiyon hareketiyle birlikte sportif ve duygusal bir sürüş için SPORT; yol modunda maksimum performans sağlayan ve doğal bir direksiyon davranışı sunan CORSA da diğer modlar arasında yer alıyor.

Ceyda Akyol

_44I1084