Koton Yönetim Kurulu Üyesi Gülden Yılmaz Röportajı

gulden-yilmaz-2

İnanılmaz çalışkan, bitmeyen sonsuz enerjisi, güzelliği, daima gülen gözleri ile herkesi kendisine hayran bırakan doğaüstü bir kadın Gülden Yılmaz. Eşi Yılmaz Yılmaz’ la ilmik ilmik dokuyarak bir dünya markası yarattılar. Onların lügatında durmak yok, çok çalışmak, sürekli üretmek, yenilikler yaratmak üzerine kurdukları dünyalarında sadece başarı, heyecan, istihdam sağlamak ve en önemlisi tüm bunların arkasındaki muhteşem kadın,  Koton’un kraliçesi Gülden Yılmaz var.

 

Şu an bulunduğunuz noktada, işinizi nasıl tanımlıyorsunuz?

Giyinmek bir ifade biçimidir. İnsanlar giyim tercihleri ve tarzlarıyla kendilerini, dünyalarını, tercihlerini ve kişiliklerini anlatırlar. Giyinmeyi lisan olarak düşünürsek, bizim işimiz o lisanın sözcüklerini yaratmak, insanlara kendilerini anlatan cümleleri kurabilecekleri araçları sunmaktır. Trendleri belirlediğimizi de göz önüne alırsak bir bakıma o dilin gramerini de oluşturuyoruz diyebiliriz.

Koton 30 yıldır önemli bir misyon üstleniyor. Modayı, trendleri, kaliteden ödün vermeden ve erişilebilir fiyatlarla geniş kitlelerle buluşturuyoruz. Bunu yaparken de farklı kesimlerin zevklerine ve ihtiyaçlarına hitap edecek çeşitliliği ve zenginliği sunuyoruz. Şık olmanın, modaya uygun giyinmenin hangi kesimden olursa olsun tüm insanları mutlu ettiğini biliyoruz.

İşimizi gerçekten severek, tutkuyla yapıyor ve başardıklarımızla mutlu oluyoruz. 28 ülkede, 480 mağazada, 10 binden fazla çalışanımızla bu misyonu sürdürüyoruz. Isham Sardouk yönetimindeki, 220 kişiden oluşan tasarım ekibimizle her sezon en yeni trendleri belirliyor ve müşterilerimize sunuyoruz. Moda ve tasarım dünyasının güçlü isimleriyle yaptığımız iş birlikleri ile özel koleksiyonlar oluşturuyoruz. Koton mağazalarında her gün 80 farklı tasarım ve yılda 30 binden fazla model müşterilerimize ulaşıyor.

Hedefim, Türkiye’de ve yurt dışında büyümeye ve her gün daha taze, daha yeni buluşlarla modayı daha fazla insana götürmek.

Başarılı bir iş kadını olarak işinizi taşımayı hedeflediğiniz en üst nokta nedir?

Benim için sabit bir “en üst” nokta, “tamam, artık oldu, bundan iyisi olmaz” diyebildiğim bir yer yok. Daima daha iyisi, daha fazlası, daha değerlisi vardır. Olimpiyatlarda bile her seferinde yeni rekorlar kırılıyor. İnsanın sınırlarını zorlamasıyla olmayacak hiçbir şey yoktur.

Ben mükemmeliyetçi bir insanım. “Hayır” ve “Olmaz” yanıtlarını hayatım boyunca kabul etmedim ve hep nasıl yapılabileceğine odaklandım. Bununla birlikte, işine tutkuyla bağlı biri olduğumdan sürekli olarak hem kendimi hem de işimi nasıl geliştirebileceğime kafa yoruyorum. Bu yönüm hedeflerimi sürekli güncellememe, kendime yeni ufuklar açmama neden oluyor.

Yurt dışı çalışmalarınız var mı, nasıl gidiyor?

Yurt dışında şu anda toplam 190 mağazamız bulunuyor. Hem mağaza sayımız hem de kapsadığımız ülke sayısı hızla artıyor. Sektörümüz için çok önemli olan Rusya, Doğu Avrupa, Orta Doğu ve Kuzey Avrupa gibi pazarlarda çok hızlı ve etkili gelişim gösterdik. Paris ve Hamburg mağazalarımızla Batı Avrupa’da hedeflerimizi büyüttük. Bu yıl içinde Hindistan’da açacağımız ilk mağazamızla Uzak Doğu pazarına da adım atmış olacağız. 2023’te 5 kıtaya ayak basmış bir moda markası olacağız.

Global olarak ekonomik gelişmeler hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

Ekonomide uzun süredir küresel etkileri olan dalgalanmalar görüyoruz. Tüm dünyayı etkisi altına alan politik gelişmeler bu dalgalanmaları ve bunlara bağlı öngörülmezlik ve belirsizlik iklimini hakim kılıyor. ABD’de Trump döneminin başlaması ile birlikte ekonomi çevreleri bu belirsizliğin artacağı öngörüsünde bulunuyor. Özellikle bizim komşu olduğumuz coğrafyalardaki ekonomik ve siyasal gelişmeler makro ölçekte etkilere sahip. Türkiye Ekonomisi, yaşadığımız pek çok olumsuzluğa rağmen, bu süreçten kalıcı bir hasar almadan çıktı diyebiliriz. Bizim iş dünyamız da toplumumuz da bu tür gelişmeler karşısında dirayetli bir tutum sergiliyor. Türkiye hem sosyal hem de ekonomik olarak çok daha zor zamanları aşmış bir ülke. Bu dönemden de güçlenerek çıkmayı bilecektir.

Tekstil dünyasındaki son gelişmeleri nasıl değerlendiriyorsunuz?

Sektörümüz, Türkiye ekonomisini taşıyan lokomotif sektörlerden biri durumunda. Çok büyük bir yatırım ve insan gücü üzerinde yükseliyor. Sektör, son 10 yılda yüzde 5,7’lik yıllık ortalama büyüme hızıyla Türkiye’nin en hızlı gelişen sektörlerinden biri haline geldi.

Türkiye’de hazır giyim organize perakende pazarının toplam pazardan aldığı pay henüz yüzde 50’lerde. Batı ülkelerinde ise bu oranın yüzde 80’ler düzeyinde olduğunu görüyoruz. Türkiye’de gidilecek çok yolumuz var.  Türkiye perakende sektörü cirosunun, önceki yıllardaki büyüme grafiğini önümüzdeki yıllarda da devam ettirerek, 2018 yılında yaklaşık 880 milyar TL’ye ulaşması bekleniyor. Sektörün gelişeceğine dair öngörümüzde en önemli dayanaklarımızdan biri, genç nüfusun alışverişe olan eğilimi ve harcama gücünün her geçen sene daha da yükselmesi. Alışverişe olan ilginin artmasında AVM sayısının da artmasının etkisi önemli. Biz planlarımızı daima sektörün taşıdığı potansiyeli baz alarak yapıyor ve kararlılıkla yatırımlara devam ediyoruz. Hazır giyim organize pazarı yüzde 15 büyürken, bu oranın iki katından fazla; yüzde 35 oranında büyüme kaydettik. Sektör dururken bile biz büyümeye devam ediyoruz.

Seyahat tercihlerinizi nasıl belirliyorsunuz?

Her yıl bir yaz bir de kış tatili yapmaya çalışıyorum. Yaz aylarında 10-15 gün kadar tekne tatili, kışın da kimi zaman kayak kimi zaman da yaz tatili yapmayı tercih ediyorum. Son olarak geçtiğimiz günlerde baharı karşılamak üzere Japonya’ya seyahat ettim. Ben seyahat açısından şanslı biriyim. İşimle ilgili de çok sık seyahat ediyorum. Bazı durumlarda bu seyahatleri de dinlenme fırsatına dönüştürdüğüm oluyor.

İş yemeklerinizde tercihleriniz nereler oluyor?

Mutfağını, atmosferini ve sunduğu servisi sevdiğim yerleri tercih ediyorum. İstanbul için söyleyebileceğim yerlerden bazıları; Spago, Room&Rumours, Nicole ve Park Fora…

Marka seçimleriniz neler, kendi markanız dışında başka markalarda kullanmayı sever misiniz?

Ben de her kadın gibi giyinmeyi sevdiğim için kendi tarzıma uygun bulduğum bütün markalardan giyinirim. Koton giyinmekten de çok hoşlanıyorum. Bu sene Arzu Sabancı’nın Koton için hazırladığı koleksiyonlardan çok parça edindim. Ayrıca yeni beyaz Jean kampanyamızda birkaç favori jean’im var. Swimwear’de ise Koton dışında hiçbir yere gitmem çünkü en iyisini bizim yaptığımızı biliyorum.

Aksesuar olarak ne kullanırsınız, olmazsa olmazınız nedir?

Aksesuarda biraz daha klasik seçimler yapabiliyorum. Olmazsa olmazım halka küpelerim.

Hobileriniz var mı?

Öncelikle müzik dinlemek benim hayatımın dinamosu gibi. Ara ara müzikle ilgili okuyorum da.  Ayrıca kitap okumayı seviyorum. Multi disipliner bir şekilde okuyorum. Hem sevdiğim için hem de sağlığım için düzenli spor yapıyorum. Tabii ki alıveriş ve seyahat de çok önemli hobilerimden.

Mukaddes Kaya Güney