Kalori Saymadan Kilo Verin

buket yavuz koçoglu

Her geçen gün daha yaygın hale gelen hareketsiz yaşam tarzı, fazla kilo problemlerini de beraberinde getiriyor. Kilosundan memnun olmayan kişiler ise çeşitli yöntemlerle bu kilolarından kurtulmaya çalışıyor. Öyle ki cerrahi dokunuşlar, estetik operasyonlar ve türlü türlü diyet seçenekleri gibi zayıflama yöntemleri arasına son dönemde kalori hesabı da eklenmiş durumda. Peki, kalori hesabı yapmadan fazla kilolarınızdan kurtulabileceğinizi biliyor musunuz? Central Hospital’dan Beslenme ve Diyet Uzmanı Dyt. Buket Yavuz Koçoğlu, kalori hesabı yapmadan kilo vermenin sırlarını paylaşıyor.

 

Kalori sayarak kilo vermek oldukça yanlış ve tehlikeli bir yöntem. Konuyla ilgili yapılan birçok çalışma da bu durumu kanıtlar nitelikte. Çünkü kilo vermede önemli olan kaloriler değil besin değerleri. Yani kalorilerin hangi besinlerden alındığıdır. Örneğin; 100 kalori (kcal) olan süt ile 100 kcal içeren bir baklavayı tüketmek aynı şey değildir. İkisi arasındaki en önemli husus; sindirilme farkıdır. Kalori sayarak zayıflamaya çalışıldığında kişi, tek yönlü beslenmeye başlar. Bu durum da vücudun ihtiyacı olan besinleri alamamasına neden olur. Oysaki vücut, her zaman ihtiyaç duyduğu besinler yardımıyla doğal ve sağlıklı beslenmeye çalışılmalıdır. Beslenme ise yeterli, dengeli ve kaliteli olmalıdır. Peki, kalori saymadan nasıl kilo verilebilir? İşte altın değerinde 10 zayıflama önerisi…

 

Besinleri gruplandırın

Et, süt, tahıl, sebze, meyve ve yağ önemli besin gruplarımızdır. Yediklerinizin kalorilerini bilmek kilo vermeniz konusunda bir anlam ifade etmez. Aksine hangi besin grubunu tükettiğinizi bilmek, fazla kilolardan arınmak için çıktığınız yolda daha büyük bir öneme sahiptir. Kalori hesabı dendiğinde günlük ihtiyaçların tamamının severek tüketilen tek bir yiyecekten karşılanması sonucuna varılabiliyor. Örneğin; günlük kalori ihtiyacı 1700 kcal olan bir kişi gün içinde 1700 kcal’lik bir pasta yediyse, günün geri kalanında başka hiçbir şey yememeye özen gösteriyor. İşte bu noktada sağlıklı beslenmek söz konusu dahi olamıyor. Fakat günlük tüketilen besinlerin çoğu sağlıklı besinlerden karşılanırsa, otomatik olarak aşırı ve sağlıksız yemek yemenin de önüne geçilen bir düzene sahip olunabiliyor.

 

Besinleri yavaş yavaş ve iyice çiğneyerek tüketin

Hızlı yemek yemenin tokluk oluşturmada geç kaldığı artık herkes tarafından bilinen bir gerçek. Ancak yiyecekler yavaş yenir ve iyi çiğnenirse tokluk sinyali beyne ulaşırken, daha az besin tüketilmiş olur. Bu duruma alışmak için yapılabilecek en önemli şey ise; çatalı ve bıçağı her lokmadan sonra elinizden bırakmak olacaktır.

 

Çevrenizde kalorili yiyecek bulundurmayın

Özellikle besin grubu açısından yetersiz ve dengesiz özellikteki paket yiyecekler kesinlikle ev ve ofis ortamlarına alınmamalıdır. Atıştırma ihtiyacı da sağlıklı besinlerle karşılanmalıdır. Taze ve kuru meyveler, kavrulmamış çerezler tercih edilebilir sağlıklı besinlerdir. Ancak sağlıklı dahi olsa hiçbir yiyeceğin sınırsız şekilde tüketilemeyeceği unutulmamalıdır. Ayrıca aynı kalorideki ceviz ve cips için “nasılsa ikisi de yağlı grupta” diye düşünülmemelidir. Çünkü ceviz sağlıklı yağlar ve omega-3’ten yana zengin iken aynı kalorideki cipsler yalnızca trans yağ içerir. Bu gibi zararlı gıdalar insan sağlığını tehdit ederek bir de kilo alımına sebep olur.

 

Fazla diyet ürünü tüketmeyin

Kalorisi ve şekeri azaltılan ve çok masum görünen diyet ürünlerinin de sınırsız şekilde tüketilemeyeceği unutulmamalıdır. Şekersiz ve düşük kalorili özelliklere sahip olduğu için fazla miktarda tüketilen form yiyecekler ile yağ alımı fazlasıyla artabilir.

 

Şekerden uzak durun

Özellikle kalori sayma yöntemini uygulanabilir bulanlar, “gün boyu sadece tatlı yesem bana yeter başka şey istemem” diyebiliyor. İşte bu noktada vücuda sadece tek bir besin almış olunuyor. Bunun sonucunda da vücuda büyük zararlar veriliyor. Tatlı krizlerinin çoğu zaman asıl sebebi; gün içerisinde yeterli beslenmenin sağlanamaması ve vücudun gereken enerjiyi alamamasıdır. Diğer bir sebep ise vücutların tüketmeye fazlasıyla alışmış olmasıdır. Şeker gibi basit karbonhidrat içeren gıdalara beslenmenizde ölçülü olacak şekilde en fazla haftada bir kez yer verilmesi doğru olacaktır. Özellikle şekersiz yaşamaya başlamaya karar verilen dönemde tatlı krizlerine karşı koyabilmek adına günde 2-3 porsiyon mevsim meyvesi tüketilebilir.

 

Proteinleri ihmal etmeyin

Yapılan araştırmaların sonuçları proteinlerin daha doyurucu özelliğe sahip olduğunu gösteriyor. Bu nedenle diyetlerde ihtiyaç olan tokluk proteinli besinlerden sağlanmalıdır. Diyete başlamaya karar veren kişilerin yaptığı en büyük hata, protein tüketmekten kaçınıp fazlasıyla sebze yemektir. Sonucunda da kısa süren diyet denemeleri ve başarısız sonuçlar ortaya çıkar. Halbuki metabolizma, proteinlerin termik etkisi ile daha hızlı çalışırken daha fazla da doygunluk hissettirir. Ancak burada bahsedilen kesinlikle protein diyetleri değildir. Söz konusu olan, kişinin kilosuna, yaşına ve sağlık durumuna göre alması gereken yeterli proteine karşılık besin gruplarından oluşturulacak diyetlerdir.

 

Porsiyonları kontrol edin

Özellikle dışarıda daha çok yemek yiyen kişiler porsiyonları düşürmeye başlamalıdır. Çoğu zaman yarım porsiyonla dahi doyabilmek mümkün. Fakat dışarıda yemek organizasyonlarına gidildiğinde kişi doysa da doymasa da önüne ne gelirse tamamını yiyor. Bu durumun önüne geçebilmek için işe seçici olmakla başlanmalı. Yemeklerin yanında gelen pilav, patates veya ekmek gibi gıdaları tüketmemeye özen gösterilmelidir. Evde ise önce küçük miktarların olduğu tabaklar hazırlanmalı, yemek bittiğinde eğer doyma hissi yaşanmıyorsa tabaklara takviye yemek alınmalıdır. Ayrıca ev beslenmelerinde en önemli nokta, sofraya salatasız oturmamak olmalıdır. Koca bir tabak salatanın rahatlıkla yenebileceği unutulmamalıdır.

 

Bol lifli beslenin

Vücut sisteminin lif içeriğinden zengin olan posalı gıdaları daha iyi kullandığı ve liflerin bedendeki istenmeyen maddelerin atımına destek olduğu artık herkes tarafından biliniyor. Ayrıca lifli gıdalar sindirim sırasında daha fazla kalori harcanmasına neden oluyor. Lifler doğrudan besleyici özellikte değildir fakat lifli gıdaların kilo alımını bir miktar engellediği söylenebilir. Lifler bu işi, midede fazla yer kaplayarak, doyurucu etki yaratarak ve bu sayede daha az yemek yenmesini sağlayarak yapar. Özellikle yaz aylarında miktarı düşünmeden rahatlıkla tüketebileceğiniz salatalık lifli gıdalara en önemli örnektir.

 

 

 

Tek sınırsız kaynak su

Ne kadar çok su tüketilirse o kadar tokluk sağlanır. Çünkü su tüketimi, iştah kontrolünün sağlaması bakımından çok önemlidir. Düzenli su içmeye başlanırsa, bu durum zamanla alışkanlık haline gelecektir. Suyun tadını sevmiyorsanız içine atabileceğiniz limon, nane, karpuz gibi meyve ve sebzelerle su içimini daha keyifli hale getirebilirsiniz. Suyun sıcak veya soğuk olmasının ise bir önemi yoktur. Öncelik su içmek olmalıdır. Ayrıca unutulmamalıdır ki su tüketimi ile besinlerin termik etkisi artırılarak daha fazla enerji harcanmış olunur.

 

Düzenli egzersiz önemli

Hem kilolardan kolay kurtulmak hem de fiziği korumak için egzersiz şarttır. Bu nedenle her zaman bıkmadan, severek yapılacak bir egzersiz bulunmalıdır. Bu yürüme koşma, yüzme gibi egzersizler olabileceği gibi dans gibi seçenekler de tercih edilebilir.