JEWELRY BY AYLİN ARAR

Seni tanıyabilir miyiz?
Ben hayallerindeki işi biraz geç de olsa fark edip bu uğurda çalışıp hayalini ve zevkini mesleğe dönüştürenlerdenim. Marmara Üniversitesi İşletme Bölümü’nü bitirip Amerika’da Southern New Hampshire University’de Uluslararası İşletme üzerine master derecesi aldım. Mezun olduktan sonra 6 yıl kadar hafif raylı sistem inşaatı yapan bir şirkette yönetici olarak çalıştım. Sonra bir gün her şeyi bırakıp çocukluğumdan beri beni müthiş etkileyen ve gözlerimi alamadığım tek şey olan mücevherin peşine düştüm. Mücevheri geleneksel metotlarla öğrenmek ülkemizde yüzyıllardır devam eden usta çırak ilişkisine dayanan bir eğitim ile mümkün; ben de bu işin eğitimini çok değerli ustalardan aldım. Önce mücevher ustası ve tasarımcı Yeşim Yüksek daha sonra da Kapalıçarşı’da birçok usta ile çalıştım. Ayrıca pırlanta ve değerli taş eğitimlerini HRD Antwerp’den aldım. Bu eğitimler sırasında yaptığım parçalar çevremde beğenilmeye başlandı ve böylece siparişler almaya başladım. Daha profesyonel ilerlemek adına bundan bir yıl önce de Kapalıçarşı’daki tasarım ofisimi açtım. Bu günlerde bir yandan kendi koleksiyonumu oluşturmaya çalışırken bir yandan da kişiye özel tasarımlar yapıyorum.

Kişisel stilini nasıl yorumluyorsun?
Minimal, çarpıcı ve elegan diyebilirim. Geometrik figürleri, kontrast oluşturacak beklenmedik detayları, asimetriyi ve renklerle oynamayı çok seviyorum.

Aylin Arar(O)152547 copy

Anahtar parçaların nelerdir, ne olmadan asla dışarı çıkmazsın?
Şövalye yüzüklerim, bir çift küpe ve ajandam olmadan asla…

Günlük hayatında aksesuar olarak takı mı kullanırsın mücevher mi?
Mücevher… Hatta aile içinde Noel ağacı gibi dolaştığıma dair espriler yapılıyor.

En favori makyaj malzemen nedir?
Rimel ve allık.

Sence Jewelry by Aylin Arar markasındaki en ikonik tasarımın hangisi?
Bunu hem bir soru hem de güzel bir temenni olarak alıyorum. İkonik tasarımlarımdan olmasını arzu ettiğim birçok parçam var. Özellikle de asimetrik yüzüklerim, çok amaçlı takılabilen küpe ve kolyelerim ve geometrik kol düğmelerim…

Senin de bir stil ikonun var mı?
Ines de la Fressange, Carolina Herrera, Diana Vreeland ve Jacqueline Kennedy Onassis

Tasarımlarını yaparken nelerden ilham alırsın?
Bu konuda çok spesifik olamıyorum çünkü gördüğüm herhangi bir şeyden etkilenip en ufak detayını bile bir ilham kaynağı olarak kullanabiliyorum. İlhamın aslında biraz da arkanızda bıraktıklarınızla ve biriktirdiklerinizle birleşerek daha büyük bir anlam ifade ettiğini düşünüyorum. Geçmişte gördüğüm incelediğim ya da hayranlıkla seyrettiğim parçaların da şuan bana ilham verdiklerine inanıyorum. Ayrıca art deco dönemine ait her şey ilgimi çekiyor ve bu döneme ait bir broş, bir kapı, bir vazo ya da bir vitraydan bile pek çok ilham alınabiliyor.

Jewelry by Aylin Arar markasını nasıl bir kadın taşımalı, markanın kadını kimdir?
Farklı tasarımlar arayan, kendi stilini oluşturmuş, bir markayı ya da kalabalıkları takip etmek yerine kendi zevkini ortaya koymak isteyen kadın ve erkekler.
Mücevher tasarlamak fikri nereden çıktı, biraz riskli değil mi sonuçta oldukça değerli parçaları tasarım haline getiriyorsun, böylelikle hedef kitlen küçülüyor?
Kendimi bildim bileli aklımda olan tek fikirdi. Hayalimdeki iş sorulduğunda; espriyle karışık Kapalıçarşı’da önüne bir tabure koyup kahve içebileceğim küçük bir dükkânım olsun derdim. Sonunda bu hayal benimle beraber büyüdü, kafamda şekillendi ve cesaret ettiğim noktada da patladı.
Lüks tüketim sınırı olmayan bir kavram haline geldi. Lüksün en çarpıcı dışa vurumu olan mücevher ise akıllı ve doğru seçimler yapıldığında bıkmadan yıllarca kullanılabildiği gibi nesilden nesile aktarılıp sizinle bütünleşerek tarzınızı belirliyor. Bu yüzden de her zaman bir hedef kitlesi olacağına inanıyorum.

IMG_8041 kendisinin seçtiği

Markada özel tasarımlar ya da şöyle soralım “limited edition” parçalar mevcut mu?
Yaptığım her şey aslında limited edition zira kullandığım bazı taşları yurt dışındaki fuarlardan ya da yerel tedarikçilerden tek tek topluyorum ve o taşla tek bir tasarım yapıyorum. Bazen aynı modeli ikinci kez yapmıyorum. Tasarımlarımın büyük çoğunluğu el işçiliği, dolayısıyla bu da onları daha tek ve özel yapıyor.

Her kadın mücevher taşıyabilir mi?
Bir parçayı severek takıyorsa ve kitlelerin ya da yerinde olmak istediği birinin değil de kendi tarzını yansıttığına inandığı bir parçaysa tabi ki her kadın mücevheri en güzel şekilde taşıyabilir. Bu noktada da yeni tasarımcıların ön plana çıktığını düşünüyorum. Zira yeni bir tasarımcıya güvenip ondan bir parça takmak çok daha itibar kazandıran bir durum.
Tartışmasız ki mücevherler oldukça kıymetli parçalardır. Peki, iyi bir taşı anlamak için nelere dikkat edebiliriz, birkaç ipucu alabilir miyiz?
Öncelikle güvendiğiniz kuyumcunuzdan ya da tasarımcınızdan şaşmayın derim. Pırlanta ve renkli taşlarla ilgili o kadar çok detay var ki aldanmaya çok açık bir konu, ancak hiçbir eğitiminiz olmasa bile göre göre yıllar içinde her kadında bir göz terbiyesi oluşuyor. Dolayısıyla ikinci tavsiyem de her zaman hislerinize güvenmeniz!

Kıymetli taşları bir mücevhere dönüştürmek zor zanaattır. Bu işi yaparken karşılaştığın en büyük zorluklar neler?
Mücevher yapımında o kadar çok detay var ki… Tek bir parçanın bile üretimi süresince o parça için birçok usta emek veriyor. Tezgâh bilgisine sahip olup zanaatkârlarla aynı dili konuşmanız ve her safhada işinizin başında olmanız icap ediyor. Bir de tabi arzu ettiğiniz taşları bulmak ve yeni teknikleri öğrenmek gerekiyor. Bunun için de yurt dışındaki fuarları da takip etmek gerekiyor.

Peki, yeni sezon hazırlıkları nasıl gidiyor? Bu sezon mücevherdeki son yenilikler nelerdir? Hayata geçirmek istediğin yeni fikirler ve projeler var mı?
Şu sıralar yeni bir koleksiyon oluşturmanın telaşı ve heyecanı içindeyim. Bu gördükleriniz de birkaç ipucu… Bu sezon mücevherde benim de uygulamaya çalıştığım çok kullanımlı parçalar yaygın, yani bir küpeyi ayırıp zincire takıp kolye yapmak ya da bir küpeyi hem kolye hem broş yapabilmek gibi… Bunun dışında daha önce ismini bilmediğimiz ve yeni yeni popüler olan spinel, carnelian, peridot, garnet ya da paraiba tourmaline gibi taşlar var. Bunlarla yapılan mücevherlerde muhteşem renkleriyle göz alıyor. Büyük markaların tarzlarını sadeleştirip art deco dönemine ait detaylar sunmalarını da heyecan verici buluyorum.