HAYALLERİ HAYATA GEÇİREN KADIN: ÖZLEM ZEHEBİ

Çaba Derneği Başkanı, Sosyal sorumluluk projelerinde, iş hayatında, annelikte, dostlukta çok sevilen ve sayılan biri Özlem Zehebi. Kendisi ile hayatına, Çaba Derneğine olan bağlılığına, yeni projelerine dair sohbet ettik.

Özlem Zehebi kimdir sizi biraz tanıyabilir miyiz?

Kadının gücüne, çalışması gerektiğine inanan anne olarak kardeş olarak, toplumun her alanında olması gerektiğine inanıyorum. Eğitimimi reklam ve işletme üzerine gerçekleştirdim. Hayatımın her alanında aldığım eğitimin etkisini fazlasıyla gördüm. Çünkü yaratıcılık benim için çok önemli. Daha sonra Çaba Derneğini kurduk birçok isimle beraber çünkü bu tek başına yapılabilecek bir şey değil. Hepimiz farklı özelliklere ve farklı güçlere sahip insanlarız Çaba’nın da en büyük şansı bu oldu bence. 12 senedir birlikte çalışıyoruz. Türkiye’de en güvenilir kurumlarından, Sosyal Sorumluluk Derneklerinden biri olduysak bu hepimiz başarısı.

Çaba Derneğindeki veya iş hayatınızdaki başarılarınızı neye bağlıyorsunuz?

Kesinlikle aileye bağlıyorum. Tabii ki doğduğun zaman bilinçaltında bir sürü şeyler oluyor. Bunları şekillendiren ailedir. Benim annem ve babam, anneannem, büyükbabam, hepimiz iyi olmak için yaratılmışız sanki. Hayatın gerçeğinin bu olduğuna inanıyoruz. Kötü olmak için de hiçbir sebep yok zaten. Çocukluğumuzdan beri yetimhanelere giderdik. Ne yapabiliriz derdik. Bireyin mutlu olması yetmiyor, toplumun iyi olması için. İnsanın çevresindekilerin de iyi olması lazım ki o zaman mutlu olalım. O yüzden çevremi nasıl mutlu hale dönüştürebilirim sorusunu ben kendime çok küçükken sordum.

Projeleri nasıl oluşturuyorsunuz?

Mensure Özbek’in bu işteki başarı ve katkısını göz ardı edemeyiz. Biz pek çok projeyi seninle birlikte yaptık. Pek çok projeyi birlikte ürettik ve gerçekleştirdik aslında. Tek başınayım demek doğru olmaz zaten bir grup olmasa birileri olmasa yine eksik kalır.
Bu yeni projeden bahseder misiniz? Kimler ile beraber nasıl hayata geçirilecek, ismi ne olacak?

Çaba bizim çok vaktimizi alan ve koşulsuz şartsız emek verdiğimiz bir kurum. Baştan beri güçlü kadın, yılmayan, pes etmeyen, yorulmayan kadından bahsediyorum. Bizim köydeki kadınımızda, şehirdeki kadınımızda bu durumda. Bizde bu duramama durumundan kaynaklanan bir şirket kurma olayına girdik.”Bobos Fikir Atölyesi”diye hem televizyona program formatları hazırlayan ve çeken hem de aynı zaman da prodüksiyonun diğer aşamalarında yer alan bir prodüksiyon şirketi kurduk. Çokta heyecanlıyız. İlk işimizi TRT ile birlikte yapıyoruz. ”Doktor Cankurtaran” diye bir marka yarattık. Bu markada aslında Türkiye’de ve dünyada çok ihmal edilmiş bir konuya değinmek istiyoruz; “Doktor Cankurtaran ile Hasta Yakını Projesi” başlıyor. Hasta yakını çünkü en ihmal edilen kişi; hastanın çektiği acıları belki misliyle yaşıyor, onun doğru yönlendirilmesi bakımından bir takım çaresizlikler yaşıyor. Karar verme aşamasına geldiğinde acaba dememek için, eyvah dememek için büyük bir mücadeleye giriyor; aslında çokta yalnız kalıyor. O nedenle biz bu konu üzerine yoğunlaştık. Çok ilginç hasta hikayelerimiz ve hasta yakınlarımızla ilgili hikayelerimiz var ama hepsinde bir umut var.

Bu sene Çaba Derneği çok değişik bir geceye hazırlanıyor bahseder misiniz?

Bizim ekip duramıyor bir türlü. Biz Çaba’nın on ikinci senesinden sonra artık elimdeki datalardan da faydalanarak bir ödül vermemiz gerektiğini hissettik. Değişik hikayeler ve inanılmaz gönüllük hikayeleri var ve bunları paylaşmak istiyoruz. İşte bu datadan faydalanarak “Geleceğe İz Bırakan Kadınları seçmek üzere yola çıkıyoruz. Kadınlarımız bu sene çok ezildi, çok korktu.  Böyle bir geceyle tüm kadınlarımızın yanında olduğumuzu, omuz omuza olduğumuzu vurgulamak istiyoruz. Gecenin bir diğer özelliği de Türkiye’nin ilk dijital ödül töreni olacak olması. Biz yerimizde duramıyoruz. Elazığ’da 16 derslikli bir ilkokul ve 3 derslikli kreş inşaatına başlıyoruz. Doğuda bu işleri yapabilmek çok önemlidir. Orada yılda yaklaşık 500 kadar çocuğumuz eğitim alacak. Bu hedeflere ulaşabilmek için de bu aktiviteleri yapmak lazım. Durmayacağız, çalışacağız, yılmayacağız.
Hayatınıza geri dönüp baktığınız zaman hayalini gerçekleştiremediğiniz bir şeyiniz var mı?

Hiçbir şey yok çünkü hiç dönüp bakmam. Yapamadıklarım yok yapmayı hayal ettiklerim var. O yüzden yapamamışsam da zaten o geçmiş gitmiş ama yapacaklarım beni ayakta tutuyor ve motive ediyor. Onun için çalışıyorum zaten. Allah yardım ederse sağlık sıhhat, ömür verirse yapmaya da devam edeceğim.

Bu kadar yoğun temponun içinde bu espri anlayışınız nereden geldi?

Bence babamdan gelmiş. Babam dünyanın en komik, en kültürlü, en şahane adamıdır. Aslında ben güvende olduğumu hissediyorum. Esas şansım dostlarım. Ailem önce sonra dostlarım çünkü insanlar güvende olduğu ortamda mutlu ve rahat hissediyor kendini. O ortamda olduğunuz zamanda içinizde ne varsa filtrelemeden konuşuyorsunuz da gülüyorsunuz da. Benim en büyük mutluluğum bu. Bu kadar koşuşturmanın altında sırtımı yaslayabileceğim insanlar bahşetmiş Allah bana.

Son olarak söylemek istediğiniz bir şey var mı?

Bir duam var. Birlikte olmak, güçlü olmak, güvende olmak, çocuklarımızın güzel günlerini görmek istiyorum. En büyük hayalim bu.