GUCCI ARTIK TAMAMEN KARBON NÖTR


Gucci, tedarik zinciri dahil tüm operasyonları hakkında açıklama yapmak  için karbon nötr ( atmosfere yaydığımız karbondioksit miktarı ile aynı miktarda karbondioksiti ortadan kaldırma durumu) kavramını yeniden tanımladı.

Gucci, çevresel etkileri azaltma ve olumlu değişiklik yaratmaya yönelik geçmişten günümüze süregelen çalışmaları kapsamında, kendi operasyonlarıve tedarik zincirinden yıllık geriye kalan tüm Sera Gazı (GHG) emisyonlarını dünya genelinde ormanların korunması amacıyla yürütülen, kritik öneme haiz dört REDD+1(Ormansızlaşma ve orman bozulmasından kaynaklanan emisyonların azaltılması ) projesi aracılığıyla dengelediğini duyurdu. Lüks ve moda sektörlerine sürdürülebilirlik konusunda öncülük etmeye yönelik eşi görülmemiş bir bağlılık gösteren Gucci’nin tedarik ağı böylelikle karbon nötr hale gelmiş oldu.

Uzun vadeli sürdürülebilirlik stratejisini son yıllarda ticari faaliyetlerininbir parçası haline getiren Gucci, iklim değişikliğine karşı ivedilikle alınması gereken ek önlemlerinfarkında olarak faaliyetlerini tümüyle karbon nötr kılmaya yönelik iddialı bir adım attı. Gucci, ticari faaliyetlerinden kaynaklanan tüm sera gazı emisyonlarının sorumluluğunu üstlenmeyi öngören kapsamlı yaklaşımı çerçevesinde sera gazı emisyonlarını önlemek, azaltmak, eski düzeyine getirmek ve dengelemek için bir eylemler hiyerarşisi uygulamakta. Bu yolla Gucci, işletmelerin tedarik zincirlerinden kaynaklı tüm emisyonlardan sorumlu olmalarının gerekliliğine vurgu yaparak karbon nötrlüğü hedefleri doğrultusunda yeni bir yol haritası çiziyor.

Temel yaklaşımının merkezine şeffaflığı yerleştiren Gucci, yıllık Çevresel Kâr ve Zarar (EP&L)2hesabı aracılığıyla çevre üzerindeki tüm etkilerini ölçmeye ve izlemeye devam edecek. Gucci, 10 yıllık sürdürülebilirlik stratejisinin (2015-2025) uygulanması sırasında ilerlemeyi ölçmek için temel gösterge olarak başvurduğu Çevresel Kâr ve Zarar hesabını (EP&L) ilk kullanan lüks moda markaları arasındaydı. Sera gazı emisyonlarını yüzde50 oranında azaltma hedefini içinde barındıran 2015 yılına ait EP&L hesabına karşılık bu stratejinin itici gücü olarak 2025 yılına yönelik bir dizi hedef konuldu. Gucci’nin 2018 yılına ait EP&L hesabı, 2015 yılından bu yana tedarik zinciri genelindeki karbon ayak izini hâlihazırda ortalama yüzde 16 azaltan Gucci’nin büyüme hedeflerine ulaşma yolunda ilerlediğini ortaya koyuyor.Sera gazı emisyonları da bu bağlamda yüzde 16 oranında azaltıldı ve hâlihazırda Gucci’nin toplam karbon ayak izinin yüzde 35’ine karşılık geliyor. Diğer lüks moda şirketlerinde de sıklıkla görüldüğü gibi, tedarik zinciri kaynaklı sera gazı emisyonları Gucci’nin toplam emisyonunun büyük bir kısmını (yüzde 90 civarı) oluşturuyor.  Koyduğu hedefler ve benimsemiş olduğu karbon nötr anlayışı çerçevesinde son yıllarda önemli aşama kaydeden Gucci, hedefine 2025 yılına kadar ulaşmak için sera gazı emisyonlarını önleme ve azaltmaya öncelik vermeye devam edeceği gibi, bu eylem planı dışında engelleyici önlemler yoluyla çözüme kavuşturulması gereken diğer kaçınılmaz emisyonları da göz ardı etmeyecek.

“Kurumsal sorumlulukların ön planda olduğu yeni bir dönem başlıyor. Tedarik zincirlerimizden kaynaklı sera gazı emisyonları konusunda sorumlu ve şeffaf davranmalı, çevre üzerindeki etkilerimizi azaltmak için gerekli tüm adımları atarken dikkatli olmalıyız” ifadelerini kullanan Gucci Başkan ve CEO’su Marco Bizzarri sözlerine şu şekilde devam etti: “Gucci, çevre üzerindeki etkilerini ortadan kaldırma ve azaltma konusunda akıllı ve stratejik bir şekilde çalışmaya devam ederken aynı zamanda sürdürülebilirlik için itici bir güç olarak yeniliklere yatırım yapmayı sürdürecek. Ancak bunun tek başına yeterli olduğunu düşünmüyorum.Üstelik endüstrimizde karşı karşıya olduğumuz sürdürülebilirlik sorunları ve küresel ölçekli iklim ve biyo çeşitlilik krizleri göz önüne alındığında bu değişim yeterince hızlı gerçekleşmeyecek. Acil çözümlere yönelik ihtiyacı gidermek adına Gucci, karbon nötrlüğüne olan bağlılığı ile iddialı bir örnek teşkil etmektedir. Bu, tedarik zincirimiz genelindeki tüm sera gazı emisyonlarının sorumluluğunu üstlenme, söz konusu emisyonları önleme, azaltma, eski düzeyine getirmeve daha sonra da önemli REDD+ projeleri aracılığıyla kaçınılmaz emisyonları dengeleme üzerine kurulu açık bir stratejiyi temel alıyor.”

Karbon nötr yaklaşımının ilk adımı olarak Gucci, sera gazı emisyonlarının tedarik zinciri genelindeki etkilerini önlemek ve azaltmak için çevreye duyarlı alternatif ve sürdürülebilir malzemeleri, sürdürülebilir kaynak kullanımını ve üretim etkinliklerini temel alan bir dizi girişim hayata geçirdi. 20183 yılında 440.125 tonluk karbondioksit (CO2)salınımının önüne geçerek şimdiden umut verici sonuçlar veren bu girişimler sürekli olarak genişletilmeye devam edilecek. Bu çabaları arttırmaya yönelik nihai bir önlem olarak da Gucci, dünya için hayati önem taşıyan ekosistemlerin korunmasını ve restorasyonunu destekleyen tedarik zincirinden geriye kalan sera gazı emisyonlarını her yıl dengeleyecek.

ÖNLEME + AZALTMA

Perakende Operasyonlarından İmalata çeşitli örnekler:

  • Gucci operasyonları, mağazaları, ofisleri ve depolarındaki mevcut yüzde 70’lik yenilenebilir enerji kullanım oranının 2020’ye kadar yüzde yüze çıkarma. Bu geçiş sayesinde 2018 yılındaki karbondioksit salınımında 45.800 tonluk bir azalma sağlandı.
  • Yaratıcı yaklaşımlar benimsenerek üretim ve imalat süreçlerinde verimliliğin artırılması ve optimize etme. Deriyi işlemek için çok daha az su ve kimyasal maddenin kullanıldığı, nakliye kaynaklı sera gazı emisyonlarının azaltıldığı Gucci ‘Scrap-less’ programı bunlara bir örnektir. 2018’de sekiz tabakhanenin katıldığı program kapsamında enerji tüketiminde (843.000 kW), su kullanımı ve atık koluna giren su atıklarında(10 milyon litre), kimyasal tüketimde (28 ton krom dahil, toplam 145 ton)ve artık deri parçalarında (66 ton) kayda değer tasarruf sağlandı. Aynı dönemde yaklaşık 3.400 tonluk karbondioksit salınımının önüne geçildi.
  • İmalat sırasında ortaya çıkan deri ve tekstil artıklarının ileri dönüşümünün sağlandığı ‘Gucci-Up’ programında olduğu gibi döngüsel yaklaşımları çoğaltma. Örneğin, 2018’de program kapsamında yaklaşık 11 ton artık derinin yeniden kullanılmasıyla 4.500 tonluk karbondioksit salınımının önüne geçildi. Bu artıkların yeniden dönüştürülmesi konusunda sivil toplum kuruluşları ve kadın odaklı projelerle işbirliği yapıldığı gibi, ötekileştirilmiş topluluklardan insanların eğitimlerini ve topluma yeniden kazandırılmalarını desteklemek adına da İtalya’daki sosyal kooperatiflerle ortak çalışmalar da yürütülmektedir.
  • Sera gazı emisyonlarını azaltmaya yönelik tedarik zinciri genelinde net bir yol haritası oluşturma ve doğal sermaye muhasebesi yoluyla şeffaflığı sağlamaya devam etme. Gucci, 2017 yılında Çevresel Kâr ve Zarar (EP&L) bilanço suilesenelik bazda doğaya olan tüm etki ve bağımlılıklarını açıkça paylaşan ilk moda şirketlerinden biriydi. Bir diğer ilk olarak Gucci, bu yılın başlarında EP&L bilançosunu çevrimiçi ortamda paylaşmasına olanak tanıyan özelleştirilmiş bir Dijital EP&Lkullanıma sundu.

 

 

 

Hammaddelere İşlenmesi, örnekler:

  • Geleneksel işleme teknikleri yerine daha sürdürülebilir tekniklerin kullanımını öngören yenilikçi çözümler. Deri tabaklama sürecinde ağır metallerin kullanılmadığı Gucci’nin metal içermeyen tabaklama programı bunlara bir örnektir.
  • Geri dönüşüm teknoloji ve yaklaşımlarını maksimize etme. Gucci’nin 2015’ten bu yana PVC kullanımı konusunda uyguladığı yasağa ek olarak geri dönüştürülmüş plastikler kullanmaya başlaması, aksesuar ve mücevherlerde geri dönüştürülmüş metalleri kullanması bu yaklaşımlara örnek teşkil etmektedir. Aksesuarların metal aksamları ile mücevheratta geleneksel olarak kullanılan işlenmemiş hammaddeler yerine geri dönüştürülmüş altın, gümüş ve paladyum kullanımı madencilik ve maden çıkarma faaliyetlerinin önüne geçtiği gibi aynı zamanda 2018 yılında karbondioksit salınımında yaklaşık 11.000 tonluk bir azalma kaydedilmesisağlandı.
  • GOTS sertifikalı organik pamuk ve ipek gibi organik elyafların kullanımını yıldan yıla arttırma. Bu yolla 2018’de yaklaşık 2.700 tonluk karbondioksit salınımının önüne geçildi.
  • Viskoz gibi selülozik elyafları FSC sertifikalı ormanlardan ve Canopy Style denetimlerini başarıyla geçmişüreticilerden tedarik etme. Buna ek olarak, kapalı devre kimyasal yönetim sistemlerine sahip üreticilerden tedarik etmeye odaklanma ve bütün ambalajlar için yüzde yüz FSC sertifikalı kağıt ve karton bulundurma.
  • ECONYL® rejenere naylon, rejenere kaşmir ve güvenilir kaynaklardan alınan etik altın gibi çevreye duyarlı, daha sürdürülebilir alternatif hammaddelere geçişi sağlama.
  • Tercih sebebi ülkelerden hammadde ve daha az çevresel etkiye sahip üretim sistemlerinin tedariki odaklanma; bu strateji çerçevesinde deriyle ilişkilendirilen çevresel etkilerin beş kata kadar azaldığı kanıtlandı. Buna ek olarak, doğal ekosistemlerin bozulmasının ve tahrip edilmesinin önüne geçtiği gibi aynı zamanda toprağı yenileyen, çiftliklerin hiçbir şekilde ormansızlaştırma ile bağlantılı olmadığını güvence altına alan tarım sistemlerinden deri tedarik etme. Bu gibi tedarik uygulamaları sonucunda 2018 yılında 372.000 tonluk karbondioksit salınımının önüne geçildi.

 

ESKİ DÜZEYİNE GETİRME +  DENGELEME

 

  • Biyoçeşitliliği güvence altına alma amacıyla toprakları ve habitatları yenileyen tarım sistemlerinden gerçekleştirilen hammadde tedariğini optimize etme.
  • İklim değişikliğini dizginleyen, yerel topluluklar için olumlu sosyoekonomik etkiler yaratan ve küresel öneme haiz vahşi yaşam ile habitatları koruma altına alan REDD+ projeleri aracılığıyla küresel ölçekte yenilikçi bir dengeleme portfolyosu uygulama.
  • Sera Gazı Protokolü’ndeki4 Kapsam 1 ve 2 emisyonlarına (bazen de Kapsam 3’ün son derece sınırlı bir kısmına) odaklanan geleneksel dengeleme yaklaşımının ötesine geçme ve hammadde yaratma, dönüştürme, üretmenin yanı sıra yıllık ürün imalatı ile ilişkilendirilen tedarik zincirindeki üretime dönük emisyonları dengeleme. 2018 yılında bu yolla 8.4 milyon ABD doları karşılığında karbondioksit eşdeğeri(CO2E,)salınımında 1.4 milyon tonluk bir azalma kaydedildi.
  • Dünyanın en önemli biyoçeşitlilik yuvalarının korunmasını ve restorasyonunu destekleme.
  • Gucci’nin 2018 yılı dengeleme çalışmaları çerçevesinde yaklaşık 1.102.000 hektarlık orman alanı bu kapsama girmektedir.

 

Gucci’nin sera gazı emisyonlarını dengeleme kararı, sürdürülebilirliğe olan uzun vadeli bağlılığı ile karbon nötrlüğüne yönelik daha ilerici bir yaklaşımı teşvik etme arzusunun bir yansımasıdır. Şirketler karbonnötr kavramını genellikle doğrudan faaliyetleri ile dolaylı faaliyetlerinin küçük bir kısmından ibaret görüyorlar ancak bu bakış açısı, büyük kısmı tedarik zincirininüretim kısmında meydana gelen ticari faaliyet kaynaklı sera gazı emisyonlarını açıklamaya yetmiyor. İklim konusunda ivedilikle harekete geçilmesi gerektiğini savunan Gucci, kurumsal ölçekte karbon nötr olma amacının tedarik zincirinin bütününü kapsaması gerektiğine ve uzun vadeli sıfır karbon ayak izi hedefleri doğrultusunda birlikte çalışan öncü şirketler ile çok paydaşlı kuruluşların tedarik zincirlerinden kaynaklanan emisyonları acilen ve eksiksiz olarak kontrol altına almaları için kritik,geçiçi önlemler almaları gerektiğine inanıyor. Bu bağlamda REDD+ dengelemeleri gibi doğa temelli iklim çözümleri, karbon negatif yaklaşımını destekleyici bir yol haritası sunmaktadır.

“Övgüyü hak eden taahhütlere karşın küresel toplumun çabaları, sanayi devrimi öncesi dönemden günümüze gelinen süreçte kaydedilen sıcaklık artışını 1,5°C’nin altında tutmak ve 2050 yılına kadar  net sıfır karbon emisyonu hedefine ulaşmak için yeterli değil. İşletmeler olarak hepimiz sorumlu davranmalı, iklim değişikliği ve biyoçeşitlilik kaybı gibi sorunlarla proaktif olarak mücadele etmeye yönelik çözümleri hayata geçirmeliyiz,” ifadelerini kullanan Marco Bizzarri sözlerine şöyle devam etti: “Yakın zamanda duyurulan Moda Paktı, moda ve tekstil endüstrisi için birdizi iddialı hedef ortaya koydu. François-Henri Pinault’nun bu hareketi bir araya getirme konusunda üstlendiği öncü rol bana da ilham verdi. Gucci olarak biz bu girişimi, yenilik ve problem çözme becerilerimizi daha da ileriye taşıyacak kusursuz bir katalizör olarak görüyoruz. Tedarik zinciri kaynaklı sera gazı emisyonlarının sorumluluğunu üstlenmeyi öngören yeni karbon nötr anlayışımızın, doğal dünyamız ve iklimimiz üzerinde hızlı ve somut şekilde olumlu bir etki yaratmanın yegâne yolu olduğuna inanıyorum. Emisyonu önleme, azaltma, eski düzeyine getirme ve dengelemeye yönelik mantık temelli bir strateji ile ‘karbon nötr’ kavramını yeniden tanımlıyoruz. Umuyorum ki diğer tüm sektörlerdeki CEO’lar da bunu harekete geçmeye yönelik bir çağrı olacak göreceklerdir. Gelecek nesillere ve önümüzdeki on yıllık süreçte doğaya ve topluma önemli bir katkıda bulunmak için şu an tüm şirketlerin harekete geçmesine ihtiyaç var.”