CUMA İLHAMI: FRIDA KAHLO

Hayatın ona verdiklerinden ziyade ondan aldıklarıyla var olan, her seferinde küllerinden doğan muhteşem bir kadın…

Melis Kayahan

Frida Kahlo, yirminci yüzyılın en önemli kadın ressamlarından biri sayılmasına rağmen, hayatını asıl efsanevi hale getiren şey şüphesiz ki, onun acı ve peşini bırakmayan ölüme uzun Meksika eteklerini sallayarak meydan okuyuşunda ki cüretkâr tavrı ve asaletiydi.

kahlo_two_fridas_1939_d2
The Two Fridas, 1939 

18 yaşındayken geçirdiği trafik kazasını, ” Tuhaf bir çarpışmaydı bu; şiddetli değil, ağır ve yavaştı. Herkesi sarstı, beni daha çok sarstı. İnsanın çarpışmanın farkına vardığı, ağladığı doğru değil. Gözümden tek damla yaş akmadı ve demir çubuk, kılıcın boğayı delmesi gibi beni deldi geçti. ” cümleleriyle anlatan ressam, bu kazadan sonra uzun süre yatağa mahkum olmuştur.

İlk resmini, alçılar ve acılarla yatağa bağlı olduğu günlerde, annesinin tavanına astığı büyük aynada, kendini seyrederek çizen Frida, ”Gündüzlerin ve Gecelerin Celladı” olarak adlandırdığı bu aynanın karşısında birçok çalışma gerçekleştirdi. Öyle ki hayatı boyunca yaptığı 143 tablonun 55’i otoportredir.

o-NECKLACE-900
Self-portrait with necklace, 1933

o-PARROTS-900
 Me and My Parrots, 1941

self-portrait-in-a-velvet-dress-1926
 İn a Velvet Dress,1926

1927 yılının sonunda yürümeye başlayan Frida’nın yolu, büyük aşkı Meksika’nın ve devrimin dev ressamı  Diego Rivera ile kesişti. Onlarınki güvercin ile filin aşkıydı. Evlendiklerinde Frida 22, Diego ise 42 yaşındaydı.

DI

Fırtınalı evlilikleri sürecinde sağlık sorunları nedeniyle bir çocuk aldıran ve iki düşük yapan Frida, eşinin sadakatsizlikleri nedeniyle 1939 yılında ondan ayrılmış ancak bir yıl sonra yeniden evlenmişlerdir. Öyle ki Frida, Dieogo’a karşı hislerini , “Hayatımda iki büyük kaza geçirdim, birincisi otobüs ikincisi Diego idi. İkincisi daha kötüydü.” cümleleriyle anlatmıştır.

frida6
Ölmeden önceki son çalışması, Viva la Vida, 1954

Yıllar geçtikçe sağlık sorunları giderek artan Frida, 1954 yılında hayata veda etmiştir. Ölümünden birkaç gün önce günlüğüne ”Umarım gidişim neşeyle dolu olur ve bir daha asla geri dönmem” satırlarını yazan ressam, “ Yeterince yattım.” diyerek yakılmayı tercih etmiştir.