COOL VE YAKIŞIKLI : BATUHAN BEGİMGİL

Medcezir dizisinin yakışıklı oyuncusu Batuhan Begimgil, ekranlardaki parlak görüntüsüyle son zamanlarda genç kızların çekim alanına giren genç isimlerden. Yakışıklı isimle geçmişten bugüne kariyer yolculuğunu konuşurken, aşka göz kırpmayı da ihmal etmedik.

Röportaj: MELİS CENANİ (meliscenani@gmail.com)

_MG_0780


Hayat nasıl gidiyor?

Süper… Hayatıma yeni güzel insanlar giriyor, seti de çok özlemişim. Çalışmaya başlamak iyi geldi ve iki yeni güzel haber aldım çok mutluyum.

Oyunculuk hayatına nasıl girdi?
Bir arkadaşımın çalıştığı ajansa onu ziyarete gitmiştim. Orada şirketin yapım sorumlusu ile tanıştım, uzunca bir sohbet ettik ve sonrasında TRT’de bir dizide rol teklif etti. Kendimi iki hafta sonra set de buldum. Bir yıl süreyle Elde Var Hayat dizisinde rol aldım. Bu dizide yer almak benim için tam bir kamera önü eğitimi oldu. Diziden sonra bir süre farklı dizilerde konuk oyunculuk yaptım, bir yandan da workshop’lara katıldım. Hiç unutmuyorum bir gün Yıldız’dan yukarı çıkarken trafikte Ay Yapım şirketinin binasının önünden geciyordum ve kendi kendime: “Türkiye de bir dizide oynayacaksam bu yapım şirketiyle çalışmam gerekiyor” dedim ve 1 hafta sonra Medcezir dizisinde şu an da oynadığım Burak rolü için telefonum çaldı. Görüşmelerimiz başladı ve bu yıl dizinin 2. Sezonunda da bu projeyle yola birlikte devam ediyoruz.

Oyunculukla ilgili geleceğe dair hayallerin neler?
Hayatımın her döneminde, sağlığım elverdiği sürece ekranda ve beyaz perde de olmalıyım diye düşünüyorum. Farklı farklı rollerde kendimi kendime ispat etmeye çalışmak, kendi karakterime çok uzak karaktere sahip rolleri oynamak istiyorum. Mesela; deli, hırsız, katil ilk ilgimi çekenler (Gülüyor). 2015’de kesin uzun metrajlı bir filmde oynamak istiyorum. Tabi ki birçok oyuncu gibi; oynadığım bir filmin de festivallerde yarışmasını ve bir ödüle layık olmasını çok isterim. Benim için ekran önünde olmak, bir sürü insan icin çikolata yemek gibi birşey (Gülüyoruz).

Kendini karakterini bize anlatacak olsan söze nerden başlarsın?
Titiz ve çalışkan olma huylarımı seviyorum ama karakterimin herhalde en sevdiğim özelliği vicdanlı olmam. Kimsenin hakkını yemek istemem, mesela bir yerde ödeme yapmayı unuttuğum icin kilometrelerce yolu geri dönmüşlüğüm vardır. Bir de spontone olmayı seviyorum: bir saat sonra canım ne isterse, aklıma ne eserse onu yapabilmeliyim. Kafamı birşeylere taktığım zaman biraz fazla abartıyor olabiliyorum, mesela spora takıyorum hafta 7 gün, ben 8 gün spor yapabiliyorum. Birşeye bu kadar takılmayı sevmiyorum aslında.

Sporla aran iyi anladığım kadarıyla?
Çok iyi, on numara. Çok uzun yıllar basketbol oynadım, neredeyse hayatımın her döneminde sporun bir dalıyla uğraştım. Kickboks yaptım, ata bindim…vb Çocukken okuduğum bir kitapta karakteri mükemmel olan insanın tanımını şöyle yapıyorlardı: “Zihnini geliştirmek icin sürekli kitap okumak. Fiziğini diri tutmak icin spor yapmak.” Sanırım ben de bu kuralla hareket ediyorum.

_MG_0737v

Nasıl bir çocuktun?
Çok güzel ve çok mutlu bir çocuktum. Aklımda halalarım, amcalarım…vb kalabalık aile olarak yaptığımız piknikler ve bayram kutlamaları var. Hep çok güzel çocukluk arkadaşlarım oldu, halen de bir çoğu ile görüşüyorum. Hiç kavgalı ortamlarım, kötü arkadaşlıklarım olmadı. Benim çocukluğumda bildigim tek kavga anı, annemin korkutmak icin boşluğa fırlattığı terliktir (Gülüyoruz). Bunun en büyük kavga olduğunu zannederek büyüdüm. Bir de yaşı benden büyük birçok erkek kuzenim vardı, bu yüzden herseyi de öğrenerek, bilerek büyüdüm. Çocukken iki hayalim vardı: oyuncu ve mühendis olmak. Arkadaşlarımın “Büyüyünce ne olucaksın?” sorusuna polis, doktor, astronot diye cevap verdikleri anlarda, ben mühendis ve oyuncu derdim. Ve oldum da: İngilizce İnşaat Mühendisliği son sınıftayım, bir yandan da oyunculuk yapıyorum.

Giyim stilin hakkında neler söylemek istersin?
Modayı yakından takip etmiyorum ama kendime göre bir stilim olduğunu düşünüyorum. Yani 2-3 kere görüştüğüm bir insan, beni bir yerde arkadan gördüğünde benim ben olduğumu anlar. Aslına bakarsan, estetik kaygısı taşıyarak kendi stilini yaratan, biraz da moda kokan insanları takdir ediyorum. Görsel olarak etrafa güzel bir enerji yaydıklarını düşünüyorum. Ama ben modayı yakın takip halinde değilim. Benim için temiz siyah tişörtüm varsa o günü kurtardım demektir. Salaş giyinmeyi seviyorum, genel olarak botlarımın bağcıklarını bağladığım gün olmamıştır diyebilirim. Amerikan Vintage, Armani ve Martin Margiela takip ettiğim marka ve tasarımcılar. Black V Neck ve Life is a Joke tişörtlerim ise alışveriş turumun vazgeçilmezleri arasındaki yerini ilk sırada alıyorlar.

Nasıl alışveriş yaparsın?
Alışverişe çıkma alışkanlığım yok. Birşeyi gördüğümde ona ihtiyacım olduğunu hissedersem ya da “bu benim olmalı” dersem o zaman alırım. Kararsız kaldığım durumlarda “bunu alayım mı?” diye telefona sarılıp aradığım birkaç kisi vardır. Zaman zaman o insanların beni arayıp, “şurada şunu gördük, tam senlik mutlaka almalısın” dedikleri de olur.

Sence güzel bir kadın nasıl olmalıdır?
Bence bir insan güzel bakıyorsa ve güzel gülüyorsa güzeldir. Saflık, sadelik de bunun katma değeridir. Zarafet bence sadelikte gizli, bence bir kadını en güzel gösteren şey kesinlikle sade siyah bir elbisedir. Aslında kadının taşıma başarısına göre çekici bulduğum şeyler değişkenlik gösteriyor sanırım: Bazen bir beyaz gömleği de çok çekici bulabiliyorum, bazen de sırt dekolteli bir elbiseyi. Ama sandaletler, ucu ve topuğu açık ayakkabıları ya da dolgu topuklu ayakkabıları nedense itici buluyorum.

Bir kadında ilk olarak ne ilgini çeker?
Kokusu. Yanımdan geçen herhangi bir kadına çok güzel koktuğu için dönüp tekrar tekrar bakmışlığım vardır.

_MG_0881

Peki aşık olduğunda nasıl biri oluyorsun?
Sürekliliği olan, sancılı bir karın ağrısı yaşayıp önce “Ben ne zaman bu kadar karnımı ağrıtacak kadar çikolata yedim” diye düşünüp, sonra bu ağrıya çikolatanın değil de birinin sebep olduğunu anladığım an aşık olduğumu anlıyorum. Aşık olunca kendimi kısıtlamıyor ve herşeyi akışına bırakıyorum bir anlamda da belki aşkı acısıyla tatlısıyla yaşıyorum diyebilirim. Aşıksan, bunun pek yazılı çizili kuralları taktikleri yok… Yeri geliyor vurgun yiyorsun ve suyun yüzüne çıkana kadar bir zaman geçiyor, ama önemli olan suyun yüzeyinde güneşin ya da ışığın parlak yansımasını görebilmen. Suyun altını keşfetmek kadar, su yüzeyine çıkarken yaşadığın o haz da önemli bence.

Şu sıralar Medcezir dizisi vaktinin epey bir kısmını alıyor, biraz projeye ve kişisel gündemine dair konuşalım mı?
Tv’de iyi bir sezon geçirip sonrasında da okulda dondurduğum kaydıma devam ederek İnşaat mühendisliğinden mezun olmak istiyorum. Medcezir dizisinin 2. sezonu devam ediyor, şu an 42. bölümü çekiyoruz. Birkaç reklam filmi ve bir sinema filmi görüşmem var onlarda bu süreçte devam ediyor.