BESTYLE MAGAZINE ARALIK ON AIR KONUĞUMUZ : MERVE ÖZKAYNAK

 Çalışma hayatına erken yaşlardan başlayan Merve Özkaynak ile bilinmeyenleri üzerine bir sohbet gerçekleştirdik. Eşiyle tanışma hikayesinden sektörde çalıştığı lüks markaların kendisine kazandırdığı deneyimler saymakla bitmeyecek cinsten. Sosyal medya platformundaki Merve ile günlük hayattaki Merve’yi detaylı inceliyoruz bu ay.

  • BÜSTİYER SUWEN
  • CEKET VE ETEK ZELL
  • ÇANTA KURT GEIGER/HARVEY NICHOLS
  • AYAKKABI GIANVITO ROSSI/BEYMEN
  • BİLEKLİK SWAROVSKI

 

  1. Merve Özkaynak’ı gördüğümüzün dışında bir de senden dinleyebilir miyiz?

 

Merve; deli dolu, girişimci bir kadın. Hayata biraz tersten başlamış sadece… 18 yaşında iş hayatına atıldım, hazır giyim sektöründe Vakko, Pronovias, Chanel gibi dünyaca ünlü markalarda çalıştım. Genç yaşta satış danışmanlığından, mağaza müdürlüğüne kadar uzanan kariyer yolculuğuma üniversite eğitimime devam etmek için ara verdim ve reklamcılık okudum. Aslında hem okudum hem çalıştım. Dijital dünyaya adım attığımda henüz 23 yaşındaydım 28 yaşıma kadar dijital ajanslarda, dergi gruplarında ve kozmetik markaların dijital departmanlarında çalıştım. Bu esnada biri e-ticaret biri de dijital dünyayla alakalı bir web sitesi olmak üzere 2 girişim sahibi oldum ama ikisinde de farklı sebeplerden dolayı başarısız oldum. Başarısızlıklarımdan çıkardığım dersler ve gerçekten ne istediğimi anlamamla kendimi gerçekleştirmek amacıyla 2014 yılının Ağustos ayında Youtube kanalımı açtım.

 

  1. Çok küçük yaşlarda iş hayatına atılmışsın, liseyi bitirdikten sonra böyle bir kararı nasıl aldın?

 

Henüz lise öğrencisiyken sürekli aklımda kendi işimin sahibi olma fikri vardı. Girişimci bir kadın olduğumu daha o zamanlar biliyor ve hissediyordum. Üniversite sınavında istediğim okulu ve bölümü kazanamayınca bir sene eve kapanıp test çözmek istemedim. Çünkü bu hiç bana göre bir şey değildi. Çalışmak, kendi paramı kazanmak ve hayallerime daha hızlı ulaşmak istiyordum. Bu nedenle ailemin tüm karşı çıkmalarına rağmen Vakko’da işe başladım. Satış danışmanı olarak başladığım kariyerim, moda danışmanına, oradan da Chanel’in Türkiye’deki ilk mağazasının supervisorlığına kadar uzandı. Henüz 20 yaşındayken kendi işini kuracak kadar para kazanmaya başlamıştım. Kariyer anlamında ise hiçbir üniversitede öğrenemeyeceğim pek çok şey öğrendim. Bugün sahip olduğum etik anlayışımı ve güçlü insan ilişkilerimi hayatımın bu dönemine en çok da Hakko ailesine borçluyum.

 

  • BOĞAZLI ÜST HUMMEL
  • ELBİSE MELGON/ZEYPR
  • AYAKKABI THE ATTICO/BEYMEN
  • ÇANTA VAKKORAMA
  • YÜZÜKLER 3C

 

  1. Mağazacılık sektöründe çalışmak zor muydu? Bu sırada eşinle tanışmışsın, sana kattığı en güzel şey bu olmalı.

 

Her işte olduğu gibi mağazacılığın da kendine göre zorlukları elbette var. Bir kere 9 ila 12 saat (yemek ve çay molanız hariç) hep ayakta ve ‘hazır ol’ da durduğunuz bir iş. İnsanlarla birebir ilişki kurmayı gerçekten sevmeli ve kriz yönetimini çok iyi yapabiliyor olmalısınız bu işi yapmak için. Çünkü her karakterden insanla ilişki kurmak zorundasınız. Evet eşimle Chanel’de çalıştığım sırada tanıştık tam 14 sene oldu:) Eşimle işimden alakasız bir şekilde tanıştık ama o yıllar eşim dahil bana çok güzel insanlar, kariyerimle ilgili iyi deneyimler kattı.

 

  1. Evlendikten sonra üniversite okumaya nasıl karar verdin? Hem çalışmak hem de okumak zor olmadı mı? Bu sırada da evlisin tabii.

 

Evlendikten sonra değil önce karar verdim aslında 🙂 Chanel’de çalıştığım sırada eşimle tanıştım ve aslında biraz da o fitilini yaktı bu fikrin diyebilirim. İşimi çok sevdiğimi biliyordu ama her seferinde içimde bir yerlerde eğer okula dönmezsem hep pişman olacakmışım gibi hissediyorum dediğimde neden aynı anda yürütemeyeceğini düşündün diyerek beni çok destekledi. O sene yeniden üniversite sınavına girdim. Özel bir üniversitenin reklam ve halkla ilişkiler bölümünü burslu kazandım ve bir yandan çalışırken eğitimimi tamamladım.

 

 

  • ELBİSE MACHKA
  • ŞAPKA ELİ PEACOCK
  • AYAKKABI KEMAL TANCA
  • TAKILAR 3C

 

  1. Birçok sektörde iş tecrüben olmuş. En zevk aldığın iş tecrüben hangisiydi? Zorlukları ve kolaylıkları nelerdi?

 

Dijital reklam ajanslarında müşteri temsilcisi olduğum dönemleri çok özlüyorum bazen. Hatta bunu hala reklamcı olan arkadaşlarıma söylediğimde “sen delirmişsin’’ diyorlar 🙂 Ben zor olanı hep çok sevdim. Hayatımda hiçbir zaman kolay yolu seçmedim. Bunun iyi olduğunu asla savunmuyorum hatta fazlasıyla işleri zora sokup yoruyor beni. En yorulduğum, en az para kazandığım, en çok ağladığım, en çok mesaiye kaldığım zamanlarım bana çok güzel arkadaşlıklar, harika bir kariyer, çokça bilgi ve zorluklarla mücadele etme yetisi kazandırdı.

 

Reklamcı olmak hele ki marka tarafında değil de ajans tarafındaysanız başlı başına çok zor. Konkurlar, sabahlamalar, revizeler, toplantılar, yazılımcı arkadaşların başında darlamalar, müşteri kaprisleri, deadline’lar aman aman…  Ama yine olsa yine kariyer yollarından geçmek isterdim. Çünkü bugün yaptığım işe de inanılmaz katkısı oldu.

 

  1. Keşke kurumsal iş hayatına dönsem diyor musun?

 

Bazen arkadaş ortamımı ve beyaz yakalıyken yaptığımız rutinleri özlediğim oluyor ama o kadar 🙂 İnsanın kendi işinin sahibi olması çok güzel.

 

  • BRALET SUWEN
  • CEKET VE PANTOLON BIST/ZEYPR
  • ÇANTA CHUCHU-BALENCIAGA/HARVEY NICHOLS
  • SAÇ AKSESUARI ELİ PEACOCK
  • YÜZÜK 3C

 

  1. Kendine ait bir web siten ve Youtube kanalın var. Bunları ne zaman ve nasıl kurmaya karar verdin?

 

2014 yılının Ağustos ayında başladı her şey… 2014 yılında kurumsal hayatı bırakıp kendi girişimimin sahibi olmaya karar vermiştim. 2 başarısız girişimden sonra aslında ne istediğime karar verip, uzmanlık alanımla hobilerimi birleştirebileceğim yeni bir girişim yapabileceğime ve başarılı olacağıma inandım. Youtube kanalımla eş zamanlı olarak web sitemi açtım. Bugünlere geldim.

 

  1. İki milyona yakın takipçin var sosyal medyada… Sence insanlar neden seviyor seni?

 

Gerçekten ben olduğum için bence. Doğrularımla, yanlışlarımla ben ben olmayı seçtim. Bu dünyada bir persona yaratmak da yapılan bir şey ama ben bunu sürdürülebilir bulmuyorum. Yapamam da zaten. Çünkü ben oyuncu değilim. Youtube’da insanlar gerçekten kendileriyle bağ kurabilecekleri insanları istiyorlar ben de onlardan biriyim.

 

  • TULUM MEHTAP ELAİDİ
  • AYAKKABI GIORGIO ARMANI/VAKKO
  • SAÇ AKSESUARI ELİ PEACOC
  • YÜZÜK 3C

 

  1. Sosyal medyada seninle çıkan haberleri ve yorumları okurken tepkilerin nasıl oluyor genelde?

 

Kimisini gözlerim dolarak, kimisini yüzümde kocaman bir gülümsemeyle okuyorum. Çünkü çoğu zaman muhteşem yorumlar geliyor. Elbette beni sevenler olduğu gibi sevmeyenler de var, olacak da… Hayatta herkes sizin istediğiniz şekilde sevemez sizi.

 

  1. Sosyal medya platformunda olumsuz eleştirilere tepkin nasıl oluyor?

 

Eleştiri, yapılması gerektiği gibi yapılıyorsa benim için çok değerlidir. Fakat toplumumuzda eleştirinin kelime anlamının bilindiğini düşünmüyorum. Fiziksel özelliklerle dalga geçmek, yapılan işi-uğraşı aşağılamak, hakaret etmek ve bunları da korkunç bir üslupla yapmak ne yazık ki eleştiri değil. Eleştiriye her zaman açık oldum. 5 senedir mücadelesini verdiğim nokta ise beni her zaman işimle eleştirebilirsiniz sonuna kadar hakkınızdır. Hatta kendimi geliştirebilmem için müthiş bir fırsat. Ancak yukarıda saydığım şekilde yapılan hiçbir yorumu eleştiri olarak algılayamam. Bu tarz yorumlara da cevap vermeyi tercih etmiyorum.

 

  • BLUZ İPEKYOL
  • TÜY DETAYLI ÜST LUXEZ/ZEYPR
  • PANTOLON ZELL
  • ÇANTA CHANEL

 

  1. Bence sosyal medya şöhretini yakalayanlardan birisin. Şöhret kelimesi sende ne anlam ifade ediyor?

 

Şöhret bana sadece bilinirliği ifade ediyor.

 

  1. Dünyayı umursamayan ve kendi bildiğini okuyan biri misin? Yoksa paylaşılanlardan etkileniyor musun?

 

Kesinlikle böyle biri değilim. Çok duygusalım. Elbette okuduğum her şeyden çok etkileniyorum hatta uzun süre etkisinden çıkamıyorum. Toplumsal olaylara karşı duruşumu beni takip eden herkes bilir. Ne yazık ki yaşadığımız coğrafyada her gün yüreğimizi parçalayan olaylarla uyanıyoruz. Elbette her birini paylaşmam mümkün değil. Acının, üzüntünün bunları paylaşmak veya paylaşmamakla ilgili olduğunu düşünmüyorum. Herkesin üzüntüsünü yaşama şekli farklıdır. Yaşanan kötü bir olayı sosyal medya hesaplarımda paylaşmamış olmam o olaya üzülmediğim anlamına gelmez. Kendime göre bir denge kurmaya çalışıyorum. Çünkü herkes sosyal medyayı biraz da olsa nefes almak, kafa dağıtmak için kullanıyor.

 

“Her konuda mantığım yerine duygularımla hareket ediyorum.”

 

Fotoğraf: @onurdemirdag Fotoğraf Asistanı: @hamdiatayy

Video: @cansinguven @caferhany  Styling: @ecesisik

Saç: @feritbelli_official Saç Asistanı: @mert.pekguzelofficial

Makyaj: @erkanuluc Dijital İletişim Direktörü: @besteyazman

Dijital Ekip: @gulkkursun @naymanbatimor @eceozfeke @cansubayyrak

Grup İçerik Direktörü: @tugceorcunus

Mekan: @vorstudio_ @narsissist , @suwen_lingerie , @hummelturkey’a teşekkür ederiz.