Barcelona’da şimdi Girona ve Figueres zamanı!

P1090406

“ Salvador Dali’nin ruhu seni çağırıyor! ”

Bu ay efsanevi ‘dahi’ ressam, sürrealist sanatçı Salvador Dali’nin ruhunun peşinde İspanya topraklarındayım. Katalanlar’ın en önemli kenti Barcelona turuma bir günlük ara verip Ortaçağ kenti Girona’yı ordadan da Dali’nin doğduğu kasaba Figueres’i keşfettim. Girona’nın tarihi dar sokaklarında kaybolup, Figueres’teki Dali Müzesi’nde büyülendim.

Ortaçağ kenti Girona

Yılda 10 milyonu aşkın turistin gittiği Barselona’dan kafayı şöyle bir kaldırıp Fransa sınırına doğru baktığınızda karşınızda iki yegane yerleşim yeriyle karşılaşırsınız. Bunlardan biri Girona kenti, diğeri de efsanevi sürrealist sanatçı ‘dahi’ lakaplı Salvador Dali’nin doğum yeri olan Figueres ‘tir. Yapmanız gerekense Barselona’yı bir günlüğüne durduğu yerde bırakıp sadece birkaç saat sürecek Girona ve Figueres yolculuğuna çıkıp bu kadim toprakları keşfetmek.

P1090443

Girona’da ‘Çiçek Festivali’ zamanı

İspanya’nın Kuzeydoğu Katalonya ‘sının yegane vilayetlerinden biri. Bu özerk bölgede bulunan 4 kentin en küçüğü denebilir Girona için. Zira merkezin nüfusu yalnızca 100 bin olarak kayıtlara geçmiş durumda. Burası aynı zamanda İspanya’nın en çok turist çeken sahillerinden biri olan Costa Brava’ya sadece 40 km mesafede. Bu bile ziyaret etmeniz için harika bir neden. Zaten bu yüzden her sene şehri yaklaşık 5 milyon turist ziyaret eder. Girona ayrıca her yılın Nisan ayında düzenlenen “Çiçek Festivali” ile ünlüdür. Onyar Nehri kenarına, kale surları arasına kurulmuş olan Eski Şehir (Barri Vell) için İspanya’nın en iyi korunmuş ortaçağ şehirlerinden biridir diyebilirim. Bu eski şehrin bir bölmününü ise yine dünyanın en iyi korunmuş “Yahudi Mahallesi” olan El Call oluşturur ki görülmeye değerdir.

P1090516

Girona’da Game of Thorenes izleri

Şehir bir tarafı düz bir ovada Ter ve Onyar Nehirleri’nin arasında kurulmuş. Bölgenin ilk sâkinleri nin İberler olduğunu belirteyim. M.Ö. 10. ve 6. yüzyıllara denk gelmekte. Katedralin de yer aldığı eski şehir kısmında, başta Roma surları ve hamam olmak üzere pek çok yapı, sağlam bir şekilde günümüze ulaşmıştır. Kısa süre de olsa Müslüman hâkimiyetine geçmiş 12. yüzyılda şehir Avrupa’nın en önemli kabalistik okullarından birine ev sahipliği yapması sebebi ile Museviler için önemli bir merkez haline geldi. 1492’de ise baskılara dayanamayıp göç etmeye zorlanan 90 bin Yahudi’nin önemli sayıdaki bir kısmı; Girona’dan yola çıkmış ve bunların da yine sayıca önemli bir kısmı, Osmanlı Sultânı II. Bâyezîd’in yolladığı gemilerle getirilip Osmanlı topraklarına yerleştirilmiştir. Girona’nın sembol yapısı Katedral ve ona ulaşmak içim çıkılan onlarca basamak, meşhur Game of Thorenes dizisine de mekan olmuş. Efsanevi sahnelerin çekildiği bu katedral ve merdivenler yapısı itibariyle son derece büyüleyici ve karizmatik. Michelin yıldızlı restaurantları sayesinde bilinirliği son derece yüksektir, Girona’nın. Şehrin modern merkezi ve alışveriş bölgeleri Onyar Nehri’nin diğer yakasında bulunan “La Plaça de la Independència” çevresinde toplanmıştır.

P1090500

Catedral de Santa María de Gerona (Girona Katedrali)  Romanesk, gotik ve özellikle Katalan Barok özellikler taşıyor. 3 platformlu, 90 basamaklı rococo tarzı merdivenle çıkılan ön yüzü tamamen baroktur. İki çan kulesi bulunuyor. Bunlardan biri 11. yüzyılda inşaa edilmiş. Bu kule ön taraftan görünmüyor.  16. YY’da inşaa edilen diğer kule ise sekizgen biçimli ve Girona’yı Müslümanlar’dan alan Frenk Kralı Şarlman’ın ismini taşır.

Casas del Onyar (Onyar Evleri) Surları andırır biçimde inşa edilmiş daha sonra pastel renklere boyanmış ve kentin sembolü haline gelmiş. Biraz da olsa Floransa’yı andırmıyor değil tabii.  Onyar Nehri üzerindeki evlerin özellikle güneşli günlerde nehre vuran yansıması instagramcılar için eşsiz bir fotoğraf veriyor.

La Lionesa (Girona Aslanı) St. Feliu Kilisesi önünde diyebilirim. “Dişi Girona Arslanı Heykeli”’nin poposundan öpülürse Girona’ya bir gün tekrar dönüleceğine inanılıyor. Orjinali ise Girona Sanat Müzesi’nde.

St. Feliu Kilisesi Gotik bir eser diyebiliriz. 4. yüzyılda şehrin piskoposu olan Afrikalı Feliu ile şehrin koruyucu azizi Narcisuss’un mezarları üzerine inşa edilmiş.

Banys Arabs (Arap Hamamı) Müslümanlar Girona’yı terk ettikten 300 yıl sonra, Hristiyanlar tarafından yapılmış. Roma ve Müslüman hamamlarını örnek alınarak yapılmış. Bu hamam 12. yüzyıldan itibaren Hristiyan İspanya’sının halka açık tek hamamıymış.

Passeig de Muralla (Kale ve Kale Duvarı Yolu) Son derece güçlü bir yapı olduğunu söylemem gerek. Zira şehir 25 kez kuşatılıp sadece 7 kez ele geçirilebilmiş. Bu da surların ne kadar geçilmez olduğunun kanıtı. Tavsiyem, hamam tarafından çıkıp Katedral’in arkasından yürüyüp, surların üzerindeki kale yürüyüş yolunu keşfetmeniz.

Carrer de la Forca Meşhur Roma yolu Via Augusta Girona’nın içinden geçmekte idi. Katedral yakınındaki kale kapısından şehre girerek Katedral’in önünden geçen yol bugünkü adı ile Carrer de la Forca, tarihi adı ile Via Agusta’dır.

P1090426

 

Dali’nin ruhu burada; Figueres

Dali Müzesi mutlaka görülmeli

Figueres Barselona’nın 140 km kuzey doğusunda bulunuyor. Burası dahi sürrealist sanatçı Salvador Dali’nin doğum yeri. Dali Müzesi olarak bilinen dünyaca ünlü Teatre-Museu Gala Salvador Dalí de burada bulunuyor. Burada Dali’nin sürrealist dünyasının içine dalıveriyorunuz. Binanın dış cephesi son derece renkli ve farklı. “Dışı böyleyse içi kimbilir nasıldır?” sorusu akıllara gelmiyor değil. Dali’nin eserlerinde sıklıkla kullandığı ve yeniden doğumu simgeleyen yumurtalar ve yumurtaların arasında sıçramaya hazır bayan jimnastikçiler binanın çatısını oluşturuyor. Binanın tamamında ise sarı renklerle meşhur İspanyol ekmeklerinin tasvirlerini görmeniz mümkün.

Dali’nin çılgınlıkları

Dali’nin son derece çılgın, yaratıcı, hınzır, eşi benzeri bulunmayan duruşu ve dünyasına burada fazlasıyla tanıklık ediyorsunuz. Gala’ya olan aşkı, Picasso ile olan derdi ve tasası da müzede yerini alıyor. Özellikle mezarının kadınlar tuvaleti ile sırt sırta yaptırılmış olması hayli ilginç. Dali’nin mezarını bu şekilde tasvir etmei de bir hayli düşündürücü aslında. Müzenin içinde Dali’nin kara kalem çalışmalarından yağlı boya tablolarına ve ilginç objelerine kadar birçok eser mevcut. Oldukça zaman alıyor. Dali’nin bizzat kendisinin çizdiği mücevherler de şaşırtan eserlerden. Yan binadaki Dali Mücevherleri Müzesi’nde görebiliyorsunuz.

Kendi müzesini, kendi tasarladı

Binanın en önemli özelliği Dali’nin çizmiş ve tasarlamış olması. 1960 yılında Figueres Belediye Başkanı, yıllar önce Dalí’nin ilk sergisine ev sahipliği yapmış ve iç savaşta zarar görmüş olan Belediye Tiyatrosu’nu “Dalí Tiyatrosu ve Müzesi” adıyla restore etmeye karar vermiş. Salvador Dalí, müzeyi tasarlamış, inşaatı ve dekorasyonuyla bizzat ilgilenmiş. Burası, dünyadaki en büyük Dali koleksiyonuna sahip. Dört binden fazla eser burada bulunmaktadır. İlk şaşırtan etkiyi müzeye girişinizde görebiliyorsunuz. Müze girişinde, kendi tasarımı Cadillac’ın üzerine yerleştirilmiş bir bereket tanrıçası sembolü ve hemen üstünde de eşi Gala’ya ait teknenin oturtulduğu tasarımı içeren avlu bulunuyor. Cam kubbeli  salonda devasa bir tablo yer almakta. Müzenin mutlaka görülmesi gerekmekte.

 

Nerede kalınır ?

Hotel Arts Barcelona : Bu iki harikulade kenti gezip görmeye gidecekseniz Barcelona’yı merkez almalısınız. İşte o yüzdendir ki Barcelona’da konaklanacak adres, kesinlikle Hotel Arts Barcelona. Kentin en kıymetli yerlerinden Barceloneta Plajı üzerinde bulunuyor. Barcelona’nın modern ve simge yapılarından ve modern mimarisiyle dikkat çeken iki kuleden birinin tamamında hizmet vermekte. Luxury klasmanında Barcelona’nın tadını çıkarabileceğiniz, denize son derece yakın, havuzu, havuzbaşı bruch ve partileriyle ün salmış 483 lüks oda, süit ve dubleksten oluşuyor. Kentin ve denizin muhteşem manzarasına tam anlamıyla hakim olabileceğiniz kalınası bir otel. Kent merkezine ve özellikle şehrin simgelerinden Parc de la Ciutadella ‘ya son derece yakın olması dikkat çekici. Bu arada yıldızlı şeflerden Sergi Arola’nın restaurantında tapas menüsünden tatmanızı özellikle öneririm.

Nasıl Gidilir ?

Baharın iyiden iyiye hissedildiği Barselona’da sezon başladı diyebiliriz. Özellikle bugünlerde Barselona uçakları son derece dolu. Pegasus Airlines’in rötarsız ve ekonomik uçuşları bu hatta da rağbet görmekte. Her gün karşılıklı olarak gerçekleştirilen uçuşlar, kimi günler ikiye çıkarılıyor.

Murat Güloğlu