Baltıklar’ın parlayan yıldızı Tallinn

Estonya… Avrupa Birliği’nin silikon vadisi denebilecek bilgi, birikime sahip genç bir ülke. Estonya da, diğer Baltık ülkeleri Litvanya ve Letonya gibi, bağımsızlığını 1991 yılında Rusya’dan ayrılarak elde etti. Halkın bağımsızlık mücadelesi de çok ilginç; Estonya, Letonya ve Litvanya halkı 23 Ağustos 1989 tarihinde Tallinn, Riga ve Vilnius arasındaki 600 km yol boyunca el ele tutuşarak bir zincir oluşturuyor ve şarkı söyleyerek eylem yapıyorlar. Bütün Dünya’ya bu şekilde bağımsızlık isteklerini duyuruyorlar. Nüfusu 1 milyon 300 bin civarında. Gerçekten küçücük. Ama yaptıklarıyla ve yapacaklarıyla adından söz ettirmeyi başarıyor. Tallinn, Estonya’nın başkenti ve ana limanı. Baltık ülkelerinin en popüler şehirlerinden biri… Yemyeşil bir başkent… Şehrin her köşesinde, Orta Çağ döneminden izler bulmanız mümkün. Arnavut kaldırımlı yolları, ihtişamlı kiliseleri ve uzunca devam eden surları ile adeta masal diyarını andırıyor.

Tallinn’in Gezilecek Yerleri
Alexander Nevsky Katedrali:
Lossi Plats semtinde yer alıyor. Alexander Nevsky Katedrali (Alexander Nevsky Cathedral), zengin dekorasyon işlemeleriyle 1894 yılından beri tarihi önemini koruyor. Şehrin en büyük Ortodoks küp katedrallerinden olan görkemli yapıtın her noktasında Rus mimarisi yansıtılıyor. Vitray işlemeli pencereleri ve soğan kubbelerinde görülen yaldızlı demir haç sembolleri, tarihi yapıta otantik bir hava kazandırıyor. Mikhail Preobrazhensky tarafından inşa edilmiş olan katedrale, Tallinnliler büyük önem veriyor.

Toompea Tepesi: 7 hektarlık alanı kaplayan Toompea Tepesi (Toompea Hill), şehrin merkezine yakın konumda bulunuyor. Yaklaşık 20 ila 30 metre arasında olan tepe, önceleri zengin ve soylu kesimin yaşadığı bir yönetim merkezi olarak kullanılmış. Günümüzde şehrin siluetini ortaya koyan muazzam manzarasıyla kendini belli ediyor. Kale duvarları ile çevrelenmiş tepeye, sevdikleriniz eşliğinde gelebilir ve hoş sohbetler eşliğinde günün yorgunluğundan uzaklaşabilirsiniz. Dilerseniz, at arabası şeklindeki tezgâhlar üzerinde beğeniye sunulan badem şekerlerinden satın alabilirsiniz.

Eski Şehir: UNESCO Dünya Miras Listesi’nde görülen Eski Şehir (Old Town), canlı yaşantısı sayesinde gelen tüm turistlerin ilgi odağı. Arnavut kaldırımlı sokakları, geleneksel kıyafetlere bürünmüş Estonya kızları, kiliseden çıkan çan sesleri sayesinde Orta Çağ’ın otantik havasını yaşatıyor. Halkın oturduğu evlerden devlet ve kilise binalarına kadar birçok mimari yapının bulunduğu meydanda, eğlenceli vakitler geçireceksiniz.

Kadriorg Sarayı: Petrine barok tarzında dizayn edilmiş turistik rotalardan birisi. Çar Deli Petro’nun girişimiyle 1710 yılında yapımı tamamlanan göz alıcı yapıtın bir kısmı, günümüzde resim galerisi olarak işlev görüyor. İçerisinde yer alan Kadriorg Sanat Müzesi’nde ise, 16 ve 17. yüzyıl dönemine özgü sanatsal eserler sergileniyor.

Eski Eczane: Kaynaklarda yer alan bilgilere göre, 1422 yılından beri işletilen Eski Eczane (Town Hall Pharmacy), Tallinn gezilecek yerler keşfinin en çok merak edilen noktalarından. “Avrupa’nın En Eski Eczanesi” unvanını taşıyan Eski Şehir bölgesindeki binanın bir kısmı müze, diğer kısmı da eczane olarak hizmet vermeye devam ediyor. Tarihi eczanede önceleri tedavi amaçlı kullanmak için yakılmış kirpi, at boynuzu tozu veya yakılmış arı türünde hayvan kalıntılarına yer verilmiş. Son dönemlerde modern ilaçların yanı sıra kâğıt, mürekkep, mum ve fener gibi çeşitli eşyalara da ev sahipliği yapıyor.

Viru Kapısı: Geçmişi 1300’lü dönemlere kadar dayanan Viru Kapısı (Viru Gate), Old Town bölgesinin aşağı kısmında karşınıza çıkıyor. Kapıdan giriş yapıldığında renkli restoranlardan kafelere, dünyaca ünlü butikçilerden hediyelik eşya satan küçük dükkânlara kadar pek çok mekân göze çarpıyor. Dekoratif dizaynı ile beğeni toplayan tarihi kapıyı, Tallinn gezi rotalarınız arasına ekleyebilirsiniz. Caddesi üzerinde bulunan çiçek pazarında, kısa bir gezinti yapabilir veya panoramik fotoğraflar çektirebilirsiniz.

Kiek’in de Kök Kulesi ve Burç Geçitleri: İlk etapta etkileyici dış mimarisi ile öne çıkan Kiek’in de Kök Kulesi ve Burç Geçitleri (Kiek in de Kok), 38 metre ölçüsündeki uzunluğu sayesinde şehir merkezinde heybetli bir görüntü çiziyor. 1475 yılında inşa edilmiş olan topçu kulesinin dış kısmında, burç geçitlerine yer veriliyor. Şehrin tarihi dokusuna vurgu yapan bu geçitler; görüntü, efekt ve ses ayrıntıları sayesinde heyecan verici bir atmosfer yaratıyor. 3 ve 4 numaralı tramvay hattı ile Komandandi Tee meydanına gelerek günümüzde müze olarak faaliyetlerini sürdüren bu tarihi kuleyi ve geçit eklentilerini ziyaret edebilirsiniz.

Raekoja Plats: Belediye Sarayı Meydanı olarak da isimlendirilen Raekoja Plats (Town Hall Square), şehrin en canlı merkezi noktaları arasında görülüyor. Hansa kentinin aşağı kesiminde bulunan bu meydanda, modern kafelerden dünyaca ünlü mağazalara kadar pek çok mekân sıralı. Alışveriş için ideal bir seçenek oluşturan hareketli alanda, ayrıca açık hava konserleri, fuarlar ve Orta Çağ festivalleri gibi çeşitli kültürel etkinlikler de düzenleniyor.

KaterinaGeçiti: Arnavut kaldırımlı dar şerit yapısına sahip olan KaterinaGeçiti (Katarina Kaik), şehrin kültürel dokusunu temsil eden muazzam bir turistik rota. Yerli ve yabancı pek çok ziyaretçi tarafından tercih edilen geçit üzerinde, el işçiliği yapan kadınların cam sanatı, ahşap boyama veya örgü gibi çeşitleri hünerler gösteriliyor. El emeği ürünler, açık stüdyo tarzında dizayn edilmiş geçidin küçük atölye odalarında hazırlanıyor.

Kadriorg Park: Tallinn gezilecek yerler çizelgesinin en doğal alanı Kadriorg Park, yaklaşık 70 hektarlık geniş bir alanı kaplıyor. Başkanlık Sarayı’na yakın mesafede bulunan sit alanı, büyüklüğü ve doğal yapısı sayesinde Amerika’nın Central Park’ına benzetiliyor. Yürüyüş parkurları, süs havuzları ve kuğu ile zenginleştirilmiş alanda doğa ile iç içe huzurlu bir gün geçirebilirsiniz. Dilerseniz park içindeki Estonya ve Kadriorg sanat müzelerini dolaşabilirsiniz.

Şişman Margaret Kulesi: İsmini dış görünüşünün bombeli tasarımından alan Şişman Margaret Kulesi (Fat Margaret Tower), denizden gelebilecek olası düşman saldırılarına karşı savunma amaçlı kurulmuş muhteşem bir eser. Tarihte belirli bir süre hapishane olan Pikk Caddesi üzerindeki kule, günümüzde deniz müzesi olarak turistik cazibesini korumaya devam ediyor. Müze koleksiyonu içerisinde görülen Antik dalış ekipmanları ve Neolitik balıkçılık aletleri gibi denizciliğe dair eserler, kulenin dört katında dağılım gösteriyor.

Belediye Binası (Tallinn Raekoda): 1404 yılında Gotik mimari tarzında bağlı kalınarak dizayn edilen Belediye Binası (Tallinn Raekoda), antik pazar meydanının güneyinde dikkatleri çekiyor. 6,8 metre uzunluğunda tasarlanan tarihi bina, 1997 yılından beri UNESCO tarafınca koruma altına alınıyor. Alçak kabartmalı taş işlemeleriyle bezenmiş Yurttaşlar Salonu, binanın en önemli bölümlerinden birisi. İki tonozlu yapıdaki salonda, müzik gösterileri için kullanılabilecek büyük bir piyano göze çarpıyor.

Rigigikogu (Estonia’s Parliament): TompeeKalesi‘nin bahçe kısmında görülen Rigigikogu (Estonia’s Parliament), pembe renkli tasarımı ile şehre ayrı bir güzellik katıyor. Muntazam şekilde döşenmiş iç kısmında, sanat ve kale sergilerine yer veriliyor. Tallinn gezilecek yerleri arasına ekleyebileceğiniz binayı, bireysel veya rehberli ruhlar eşliğinde gezme fırsatına sahipsiniz. İster düzenlenen genel oturumları ziyaret edebilir, isterse de konuk balkonundan sanat galerilerini inceleyebilirsiniz.

Tallinn’in genç ruhu burada, Telliskivi
Tallinn’in asi çocuğu denilebilir. Son derece yaratıcı… Farklı bir yapısı var buranın. Telliskivi Tallinn eski şehir merkezi, Kalamaja Bölgesi ve Pelgulinna sınırlarında, Baltık İstasyonu’nun ise yanında konumlanıyor. Kent merkezine yürüme mesafesinde. Telliskivi Yaratıcı Şehri yani orijinal adıyla Telliskivi Loomelinnak (İngilizcesi ise Telliskivi Creative City ), 25 bin m2 üzerine kurulu 11 adet endüstri binasına düzenlemeler yapılarak elde edilen bir kompleks alanı. Graffitti ile bezenmiş sokakları ve fabrika duvarları ile bohem tarza sahip Tallinn’nin yeni, artistik ve sanatçı dostu kompleks alanında, restoran çeşitliliği ve alışveriş için tam bir cennet olmasının yanı sıra, Estonya’da sanatın da kalbi olmuş. Bu endüstri binaları eskiden Baltık Demiryolu Şirketi’ne aitmiş. Zamanla yaratıcı girişimlerin ve aktivitelerin merkezi haline dönüşmüş durumda. Balti JaamaTurg (Baltic Station Market), kıyafetten sebzeye her şeyi bulabilirsiniz. Harika kafeleri de son derece şık. Uğramanızı öneririm. Telliskivi Depoo, Mart 2016’da açılan bir konteynır kompleksi. İçinde sokak yemeklerinin yanı sıra kıyafet stantları da yer alıyor. Erinevate Tubade Klubi, burası farklı konsept odalara sahip olan bir kulüp. Kültürel etkinlikler, toplantılar düzenlenebiliyor. Konser ya da sunumlar için gerekli teknolojik donanıma sahip odaları kiralayabiliyorsunuz.

MURAT GÜLOĞLU