ATASAY KAMER: ATASAY CEOSU

Yeni jenerasyonun öngördüğü bütün atılımları, inovatif fikirleri, girişimcilikleri, heyecanları ve yetenekleriyle başardığı tüm argümanları kendisinde birleştiren müthiş bir iş adamı.  Çalışkanlığı ve vizyonu ile sektörün en büyük markası olan, bütün bu başarılarını ödüllerle güçlendiren Atasay Kamer ile sektöre kazandırdıklarını, bundan sonraki planlarını ve özel hayatını konuştuk.

Atasay markasını son dönemde çok hareketli görüyoruz. En son bir ödül kazandınız. Türkiye’nin 40 yaş altı en güçlü CEO’ları arasında yer alıyorsunuz. Bundan biraz bahseder misiniz?
2018’e marka kimliğimizde gerçekleştirdiğimiz dönüşümle girdik. Markamız yenilendi, gençleşti. Dünya ile aynı dili konuşan, kadına daha çok dokunan, gençliğin kıpır kıpır ruhunu barındıran, neşeli bir tarzı olan bir moda markası olarak tüketicinin karşısına çıktı. Kadınların ilham aldığı, kadın ruhunu harekete geçiren, genç, dinamik bir marka kimliğini benimsedik. Özgüvenli bir duruşu, bir tavrı olan kadınlara, “Atasay benim markam” dedirtecek daha enerjik bir kimlik kazandık. Atasay bir yıldır gelecek neslin de LoveMark’ı olma hedefi için birçok projeyi, stratejisi doğrultusunda kurguluyor ve hızla hayata geçiriyor. Bunlar gelecek 10 yılın planlaması doğrultusunda atılan adımlar. Ekonomist dergisi, Türkiye iş dünyasının en saygın ve köklü yayınlarından… Dolayısıyla gurur vericiydi. Ödülde vurgulanan “genç” üst düzey yönetici olmaktı. Doğru, 28 yaşında Atasay’ın CEO’luğunu üstlendim ama bence biz genç yöneticiler, bizlerden önce gelen, bugün yaşça büyük olanların döşedikleri yollardan yürüyoruz, temellerini attıkları yapılar üzerinde çalışmalarımızı yürütüyoruz. Sürdürülebilir başarılar elde etmek, daha yukarılara taşımak en büyük hedefimiz.

ATASAY 2018’e çok hızlı girdi. Ekonomist ödüllerinden önce başka ödüller de aldınız. Ödüller konusundaki başarınızı neye bağlıyorsunuz?
Evet, 2018’in başından beri ödüller alıyoruz. Reklam filmimiz, Hürriyet Gazetesi’nin 15. Kırmızı Ödülleri’nin en prestijlisi olarak kabul edilen ve kendi kategorisinde en yaratıcı bulunan projelere verilen Kıpkırmızı Ödülleri’nin “Kampanya” kategorisine layık görüldü. Reklamcılar Derneği ve Reklam Verenler Derneği’nin Eiffe Worldwide Inc. işbirliğiyle düzenlediği 10. Eiffe Türkiye Reklam Etkinliği yarışmasında ise; Moda, Tekstil, Aksesuar dalında Eiffe ödülünün sahibi olduk. Ödüller konusundaki başarımızı, zamanın ruhunu iyi yakalamamıza, zamanı gerisinden takip etmek yerine, onun önüne geçip yön vermek gibi bir özelliğe sahip olmamıza bağlıyorum. Türkiye’de kendi sektörümüzün oyun kurucusuyuz. Nihai tüketiciler tarafından da bu şekilde görülmesi ve değerlendirilmesi onur veriyor.

Yakınlarda en çok “ATASAY X ŞEYMA SUBAŞI KAPSÜL KOLEKSİYON” lansmanınızla gündeme geldiniz. Neden Şeyma Subaşı? Tasarımlarının ne gibi bir özelliği vardı? Bu konuda biraz sizi dinleyelim.
Şeyma Subaşı uluslararası moda arenasında fenomen kimliği ile tanınan, gezdiği gördüğü yerler ve giydikleri yakından takip edilen genç bir moda tasarımcısı. Onun çocukluğundan bugüne kadar etkilendiği ikonları, kendisiyle gerçekleştirdiğimiz işbirliği sonucunda göz alıcı mücevherlere dönüştürdük. Günümüz tüketim dünyası, en ağır taşları bile yerinden oynatma gücüne sahip bir tüketici kitlesinin elinde. Artık markalar, kökleri ne kadar eskiye dayanırsa dayansın esnek ve öngörülü olmalı. Biz Atasay olarak, 82 yıllık marka kültürümüze saygı duymakla beraber, genç düşünmenin ve günün ruhunu yakalamanın hatta yarınların ruhunu şimdiden müşterimize anlatabilmenin peşindeyiz. Şeyma Subaşı, tam da yeni marka kimliğimize uygun, genç, dinamik, yeniliklere meraklı bir izleyici kitlesine sahip…

Sosyal medya, markanız için ne ifade ediyor?
Sosyal medya, günümüzün en etkili iletişim aracı. Dinamik,  hareketli, gündem yaratan konumunda… Dünyada ve ülkemizde, sosyal ağlar ve mecralar baş döndüren bir hızla gelişiyor. Biz de Atasay markası olarak, daha çok kişiye, daha çabuk ulaşmak için sosyal medyayı etkin bir şekilde kullanıyoruz. Şeyma Subaşı X Atasay Kapsül Koleksiyon reklamının da sadece sosyal medyada yer almasını tercih ettik. Çok olumlu ve hızlı geri dönüşler aldık.

Şeyma Subaşı X Atasay Kapsül Koleksiyonu’n içeriğine ilişkin de konuşalım. Koleksiyonda ilginç neler var? Biraz tasarım ve modellerden de bahsedebilir misiniz?
Şeyma Subaşı’nın çocukluğundan bugüne kadar etkilendiği ikonlar, kendisiyle yaptığımız işbirliği kapsamında, birbirinden iddialı mücevherlere dönüştü. Kapsül koleksiyonda vücut takıları, cuff formunda halhallar, kol mücevherleri, çoklu takılan kolyeler, halkla küpeler, saç aksesuarları ve şahmeranlar görüyorsunuz. Plajda da, kent merkezlerinde de, her yaştan kadının rahatlıkla kullanabileceği mücevherler bunlar. Bir kadının stilini yansıtırken onu mutlu eden, kendini özel hissettiren, kişiselleştirilebilen, doğadan ilham alan parçalar çok ilgi çekti. Örneğin güneş formlu mücevherler gündüzün, hayatın ve yaşama sevincinin bizlere bir armağan olduğunu hatırlatıyordu bence. Bütün bu özellikleriyle gerçekten çok ilgi gördü Şeyma Subaşı koleksiyonu.

Şeyma Subaşı X Atasay Kapsül Koleksiyonu’nda ve bu koleksiyonun sunuşunda gençliğe özel bir vurgu dikkat çekiyor. Atasay için “gençlik” ne ifade ediyor?
Atasay, yeni nesil tüketiciye ulaşmaya çalışıyor. Bu yüzden global trendleri ve bugün global mücevher sektörüne damgasını vuran Y kuşağının tüketim alışkanlıklarını çok yakından izliyoruz. Tüm global analistler genç kuşağı hedef almayan ve bu hedefe doğru yol almayan mücevher şirketlerinin başarılı olamayacağı konusunda hemfikir. Geleneksel mücevher tüketicisi, mücevheri bir statü göstergesi olarak görürken; yeni kuşak onu kendini ifade etme aracı olarak görüyor ve bireyselliğini dile getiren, kendiyle daha çok özdeşleştirdiği kendisini daha iyi temsil edeceğini düşündüğü markalara ya da ürünlere yöneliyor. Biz de Atasay olarak, Türkiye’de bu beklentileri en üst düzeyde karşılamaya odaklanmış durumdayız.

Moda, Atasay marka kimliğinin neresinde duruyor?
2017’nin sonunda, Marka Konferansı’nda yeni marka kimliğimizin lansmanını yapmış, 2018’e de hızlı bir şekilde yeni marka kimliğimizle giriş yapmıştık. Markamız yenilendi, gençleşti. Yeni iletişim stratejilerimiz doğrultusunda kadın modasının ayrılmaz bir parçası olduğunu, stil,  tarz dediğimiz şeyin tamamen Atasay’la tamamlanabileceğini daha dinamik bir ruhla anlatıyoruz. Kısacası modaya daha büyük bir tutkuyla sahip çıkıyoruz.

Şimdi Atasay özelinde biraz daha makro konulara geçelim. Atasay’ın sektördeki farkı nedir?
Sektör ölçeğinde gösterdiğimiz birçok farklılıktan bahsedebilirim ama onun yerine en temel noktanın altını çizeceğim. Atasay olarak sürekli dönüşüyoruz, yenileniyoruz ve zamanın önünde ilerlemek için, yol gösteren olmak için hiç durmayan bir değişim halindeyiz. Biraz önce 2018’e yeni marka kimliğimizle girdiğimizin altını çizmiştim. Atasay’ın Marka Konferansı’nda duyurduğu marka dönüşümü, “Tak Sana Yakışanı” sloganıyla ifade ettiği yenilenme, bize geleceği gösteren global trendlerle tam bir uyum içinde. Reklam filmimiz bu marka dönüşümünü çok güzel ifade ettiği için büyük ilgi gördü. Orada çok çeşitli çevrelerden, yaşlardan kendine güvenen, hayatta bir duruşu olan güçlü, tavır sahibi kadınları gördük. Önyargıları, kadınların önüne engel çıkaran söylem ve davranışları “kafaya takmayan”, kendisine yakışanı “takan” kadın… Kısacası markamız yenilendi, gençleşti. Dünya ile aynı dili konuşan bir moda markası olarak tüketicinin karşısına çıktı. Bu marka kimliğimizin temelinde hep daha yenilikten ve hep daha iyiye doğru gelişmekten yana, yüzü geleceğe dönük bir Atasay ailesi kültürü yatıyor. Atasay’ın benden önceki tüm yöneticileri dönüşmekten, yenilenmekten yana olmuştur. Bu yüzden hep derim; “değişim, yenilenme, dönüşme 82 yıllık Atasay ailesinin DNA’sında vardır. Sonradan edinilmiş, mecburen kabul edilmiş bir şey değildir.

Şu an bulunduğunuz noktada işinizi nasıl tanımlıyorsunuz, tam olarak neler yapıyorsunuz? Şirketinizde hangi kollarda faaliyetler gösteriyorsunuz?
İşimizin ruhunu, “sürekli yenilenerek büyüme” olarak tanımlıyorum. Büyümemiz köklü, güçlü bir geçmişe dayanıyor. Türkiye’de altın takıya ilk ayar garantisi getiren, ilk markalı altın satışını gerçekleştiren, ilk ihracat yapan, Ortadoğu ve Avrupa’nın en büyük altın takı üretim fabrikasını kuran lider mücevher markasıyız. 82 yıllık köklü geçmişi ile kuyumculuğun zanaatkârlıktan sanayileşmiş bir üretim koluna geçişinde Türkiye’ye öncülük ettik. Ülkemizde markalı mücevher algısının yerleşmesini sağladık. Gençlikle, yeniliklerle, günün moda akımlarıyla aynı dalga boyunda olmayı, birlikte değişmeyi ve dönüşmeyi ilke edindik. Öte yandan Atasay kuyumdan ibaret değil. Atasay bir şirketler grubu. Grup, gıda endüstrisinde Q Food&Beverage şirketi; yiyecek ve içecek sektöründe The Market, Huqqa, Qurabiye markalarıyla faaliyet gösteriyor.

Başarılı bir iş adamı olarak işinizi taşımayı hedeflediğiniz en üst nokta nedir?
Herkesin hayalleri gibi global marka olmak, global tüketicinin de “LoveMark”ı olabilmek.

Yurtdışı çalışmalarınız var mı?
Dünyada güçlü bir şekilde var olmak bizim için çok önemli. Ortadoğu’daki varlığımızı bu yıl daha görünür kıldık. Dubai Mall’da zaten var olan iki mağazamıza ek olarak, bu yıl Al Ain, Sharjah, Abu Dabi ve Dubai’de 8 yeni mağaza açtık. Birleşik Arap Emirlikleri’ndeki mağaza sayımızı 10’a çıkardık. Ancak orta ve uzun vadede, yurtdışına ilişkin daha geniş bir vizyona sahibiz. Yalnızca Ortadoğu’da değil Türkî Cumhuriyetleri, Hindistan, Çin ve Asya Pasifik ülkelerinde var olmayı hedefliyoruz.

İş yemeklerinizde tercihleriniz nereler oluyor?
Huqqa’yı seviyorum, orada kendimi evimde hissediyorum.

Seyahat etmeyi seviyor musunuz? Tercihlerinizi nasıl belirliyorsunuz?
Seyahat etmeyi seviyorum. İş gereği gittiğim ülkeler, aynı zamanda en keyif aldığım ülkeler. Ürün almak için İtalya’ya gidiyorum. Her sene Hong Kong fuarı için Uzakdoğu’ya gidiyorum. Her gittiğimde farklı yerler keşfediyorum. Hong Kong kendini geliştiren, dünyanın önemli merkez şehirlerinden birisi ve bana da vizyon katan bir yer. Üçüncü sırada ise; yine iş dolayısıyla sıklıkla ziyaret ettiğim Ortadoğu yer alıyor. Ortadoğu da, yine kendini hızla geliştiren yenilikçi bir yer… Bir de öğrencilik hayatımın geçtiği Amerika ve İngiltere’yi, her sene en az birer kez ziyaret ederim. Her yaz da ailemle ritüelimiz, Yunan Adaları’nda mavi yolculuğa çıkmak. Türkiye’de ise Çeşme ve Alaçatı, farklı yaşam tarzlarından dolayı tercih ettiğim yerler.

Marka seçimleriniz neler? Nasıl bir giyim tarzınız var?
Giyimde özellikle koyu tonları tercih ediyorum. İddialı dokunuşları olan parçalar beni cezp ediyor. Son zamanlarda favorim Off-White ve Vetements. Bu iki markanın moda dünyasındaki aykırı tarzları ilgimi çekiyor.

Aksesuar olarak ne kullanırsınız? Olmazsa olmazınız nedir?
Yaptığım iş gereği takı dünyasında yaşadığım için boyun ve bilekte yalınlığı tercih ediyorum. Son zamanlarda favorim ise; Atasay Man bileklikleri.

Hobileriniz var mı?
3 tekerlekli motorumla şehirlerarası turlar yapmayı çok seviyorum. Her sene mutlaka şehirlerarası uzun bir tura çıkıyorum. Bir de çok sevdiğim bir tespih koleksiyonum var. Benim için çok değerli.

Peki ya spor?
Haftada minimum 3 kez boks yapıyorum