Asitle Gelen Güzellik!

Çoğumuzun merak edip kullanmaya çekindiği asitler birçok ünlünün vazgeçilmezi oldu bile!

Kim Kardashian sahip olduğu servete rağmen, 10 dolarlık bir asit ile kırışıklıklarını engellediğini açıklamışken artık bizlere de asitleri cilt bakım rutinimize almak düşer. Cildi tahriş eden peelinglerden ve hiçbir etkisini görmediğiniz toniklerden sıkıldıysanız bu yazı tam size göre!

İşte cilt tipine göre en çok tercih edilen asitler ve kullanımları;

AHA (Alfa Hidroksi Asitler)

Çok küçük moleküllere sahip olduklarından cildin alt katmanlarına kadar inebilen ve yoğun nem sağlayan asitlerdir. Lekeli ciltlere önerilir. Ayrıca ciltteki renk eşitsizliklerini gideren ve cilt yüzeyini yenileyen doğal bir peeling olduğundan, özellikle kış aylarında kullanılmalı ve mutlaka güneş kremi sürülmelidir.

İşte en popüler AHA’ler;

Glikolik Asit:

Alfa hidroksi asitler arasında en çok kullanılan asit türüdür. Akne ve güneş lekeleri gibi hiperpigmentasyon sorunlarının tedavisinde, cildi aydınlatmada ve pürüzsüzleştirmede etkilidir. Tüm cilt tipleri için uygundur.

Laktik Asit:

Kuru, hassas ya da olgun ciltler için oldukça faydalı olan laktik asit, hiperpigmentasyon ve ince kırışıklıkları gidermekte de oldukça başarılı.

Hyalüronik Asit:

Diğer pek çok asidin aksine hyalüronik asit cildi soymak yerine nemlendirir. Su tutucu özelliği sayesinde cilt bariyerini güçlendirir ve daha yumuşak bir doku kazanmasını sağlar. Bu yüzden yaşlanma karşıtı ürünlerde de bulunmaktadır. Tropikal ürünlerin yanı sıra dolgu maddesi olarak enjekte edilebilen ya da oral yolla da alınabilen hyalüronik asit özellikle kuru ve olgun ciltler için önerilmektedir.

BHA (Beta Hidroksi Asitler)

AHA’lerin aksine, derinin alt katmanlarına inmeyip daha çok üst katmanlarında işini yapan beta hidroksi asitler, yağlı ve akneli ciltlere öneriliyor. Düzenli kullanımda komedon ve siyah noktaların gözle görülür şekilde azaldığı gözlemlenebiliyor.

Salisilik Asit:

Gözenek temizleyici antibakteriyel özelliğinin yanı sıra ciltteki fazla yağı da engeller. Özellikle sivilceye meyilli ciltlerin favorisi olan asit, olgun ve kuru ciltlere önerilmiyor.

               Daha büyük moleküler boyuta sahip olan asitler daha üst tabakaya, daha küçükler ise daha alt tabakaya kadar girebilmektedir. Eğer asitleri yeni kullanmaya başlayacaksak, daha büyük moleküllere sahip olan asitlerden başlayıp  cildimiz alıştıkça daha küçük olanlara geçmek cildinizi yormamak adına en doğru başlangıç şekli olacaktır.