EAT CLEAN SERÜVENİ: BERİL OYMAK

Hepimiz bol kalorili yiyecekleri çok sevsek de hem sağlık açısından hem de fiziksel olarak kendimizi daha iyi hissetmek adına buna bir dur demenin vakti geldi. Bizde bunun için son dönemin yükselen trendlerinden “eat clean” hakkında Beril Oymak nam-ı diğer Berilla‘dan küçük ipuçları aldık. İşte Beril’in sağlıklı beslenme serüveni ve gün içinde neler tükettikleri…

Melis Kayahan

Blog yazmaya başladığımdan beri bana hep sorulan sorulardan biridir ‘fiziğini korumak için neler yapıyorsun’. Bu soruya ilk verdiğim cevap başta metabolizma hızım ve genetik faktörlerdi. Sağlıklı beslenme, diyet ve düzenli spor kelimelerinin hayatımda olmadığı zamanlardı;  bir günü sadece sabah kahvaltısı ve akşam çok geç yenen, özellikle karbonhidrat ağırlıklı bir yemekle kapattığım, açlık sinyalimi susturmak için yemek yediğim günler.

Kabul ediyorum bir anda bütün yeme düzenini değiştirip hayatından özelikle basit şekeri, unu, tuzu, yağı çıkarmak kolay değil. Ama bunların hepsi bir alışkanlık ve radikal bir karar verip düzeni alt üst etmediğiniz sürece bu alışkanlıklardan kurtulmak çok zor.

Peki ben ne mi yaptım? Bir gece bloguma gelen bir yorumla tüm hayatımı değiştirmeye karar verdim. Çok üzerinde durulacak bir yorum değildi belki ama vücuduma yapılan o eleştiri beni o an çok rahatsız etti ve aslında ne kadar düzensiz ve kötü beslendiğimin farkına vardım. Biraz şanslıydım çünkü erkek arkadaşımın personal trainer olması benim doğru seçimler yapmamı sağladı. O gece hemen sağlıklı bir diyet listesi oluşturduk ve ertesi gün 3 yıldır devam eden sağlıklı beslenme serüvenim başlamış oldu.

Senelerce bale yapmış olmamın fiziki görünüme katkısını tabii ki göz ardı edemem. Fakat annemin bana küçüklüğümden beri söylediği gibi vücudu dıştan değil içten beslemenin önemi çok büyük. Düzenli spor ve düzenli beslenmenin vücudu nasıl forma soktuğunu her hafta çektiğim fotoğraflarla gözlemleyip tecrübe ettiğim için, hep daha fazlasını isteyerek bu düzenden kopamadım. Vücudumu tanıdım; hangi besinin bana iyi geldiğini, hangi besinin vücudumda  şişkinlik yapıp beni rahatsız ettiğini, deneye yanıla öğrendim. Evde yemek yapmaya başladım; bir günlük öğünümün hepsini geceden hazırlayıp bir beslenme çantası oluşturdum ve dışarı çıkarken yanıma aldım. Besin değerini okumadan marketten yiyecek bir şey almamaya başladım. Okudum, araştırdım, kendim öğrenerek pilates yapmaya başladım. Pilatesi çok sevdim ve doğru bir şekilde yapmak için eğitmenlik sertifikası aldım; ders verdim, etrafımdaki herkesi sağlıklı beslenmeyi sevdirmeye çalıştım. Bu süreçte modelliğe başladığım için aslında vücuduma dikkat etmemi gerektirecek geçerli bir nedenim daha olmuş oldu ve beni besledi. Kendime bir defter aldım ve içine her gün yediklerimi, yapıp sevdiğim tarifleri, anatomi ve sağlıkla  ilgili bilmem gerek şeyleri yazdım. Un, tuz, şekeri hayatımdan çıkarmadım sadece muadil olabilecek sağlıklı versiyonlarını hayatıma soktum. Beyaz un yerine tam buğday,karabuğday,keçiboynuzu,kinoa,yulaf,badem unu; şeker yerine agave,bal,meyve şekeri,akçaağaç,dut, hurma; tuz yerine ise himalaya tuzu kullanmaya başladım ve normal bir tarifin ölçülerini sağlıklı halleriyle değiştirdim.

İnstagram ve snapchat(beriloymak) hesaplarımda gün içinde neler yediğimi paylaşıyor ve gelen yorumlar ve eleştirilerle aslında daha motive olup düzenimden çıkacak gibi olduğumda hemen kendimi toparlıyorum.

Sabah kahvaltım genelde;  2yumurta, 1kaşık yoğurt ve maydonozdan oluşan omlet oluyor.

image1 (3)

Yıllardır vazgeçemediğim yulaf lapası ise hem sabah kahvaltısı hem akşam yemeği olarak her an tüketebileceğim bir şey. 3 kaşık yulafı yarım bardak suyla içine tarçın, hindistancevizi,biraz bal ve istediğim herhangi bir meyveyle haşlıyorum.

image3 (1)

Sabah vaktim olursa 1 salatalık, 1elma, 1dal maydonoz ya da ıspanak ve 2 adet hurmayı blendra atıp kendime yeşil bir içecek hazırlıyorum. 1 bardağını omletin yanında, kalanını yanıma alıp gün içinde ara öğün olarak tüketiyorum. Gün içinde yanımda sürekli limonlu suyum oluyor.

image2 (3)

Öğle yemeğim akşamdan  hazırlayıp yanıma aldığım kinoa, balık ve salata gibi besinlerden oluşuyor. Bu ara en sevdiğim şey 1 kutu ton balığı,  1 bardak haşlanmış kinoa ve ya amaranth, 2 yumurta beyazı ve maydonoz dereotu gibi yeşillikleri karıştırıp tavada kızartarak yaptığım köfte.

image4 (1)

Ara öğünler ve akşam yemeklerim değişkenlik gösteriyor. Sağlıklı beslenmeye ilk başladığım zamanlar akşam 7‘den sonra yemek yenmemeli yanılgısına çok düştüm. Fakat gün içinde yaptığın aktivite düzeyin ve yediklerin aslında bu saati belirleyen şey. Vücut basit bir makina ve girdi çıktı düzeyi bu makinayı çalıştıran şey. Eğer gün içinde yediğin besinleri yakacak kadar,  hatta daha fazla enerji harcıyorsan kilo veriyorsun. Sağlıklı beslenme görünürde masum gibi dursa da vücudun ihtiyacından fazla sağlıklı  besin tüketmek kilo artışına neden olabiliyor. Sağlıklı yağ diye yediğim kabuklu fıstıkların miktarı bir avuçtan bir kase ve sonra 2 kaseye çıktığında bel bölgemde yaşadığım fazlalık sorununu sporla gidermeye çalışarak bunun yanlış olduğunu öğrendim.
Her şey de olduğu gibi önemli olan denge. Bunu sağlamak tecrübelerle dolu uzun bir süreç belki ama geleceğe sağlıklı bir yatırım yapmak için önce vücuda yatırım yapmak aslında en kolay şey. Ben diyet yapmıyorum, kalori hesabı yapmıyorum sadece sağlıklı beslenerek sporla bunu destekliyorum. Yemek yapmak ve bunu sağlıklı gıdalarla yapmak çok keyifli. Ve hala sağlıklı beslenmeye başlamayanlar için bir neden daha: bu sene #eatclean akımı çok çok daha moda!